Kemal Saraçoğlu Vakfı’ndan Anlamlı Bağış Çağrısı
Kemal Saraçoğlu Vakfı’ndan Anlamlı Bağış Çağrısı
İçeriği Görüntüle

Öztürkler, KKTC’nin bundan sonraki süreçte bölgesel barış için daha aktif bir rol üstlenebileceğini vurguladı.

KKTC’nin Doğu Akdeniz’deki rolünün yeniden tanımlandığını ifade eden Öztürkler, güçlü bir KKTC’nin hem Türkiye’nin beklentisi hem de Türk dünyasının ihtiyacı olduğunu dile getirdi.

Öztürkler, Kıbrıs Postası’nda yayınlanan Gökhan Altıner’in sunduğu Sabah Postası programına katılarak gündemi değerlendirdi.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile yaptığı görüşmelerde parlamentolar arası ilişkilerin yanı sıra güvenlik konularının ele alındığını belirtti.

Ankara’da gaziler ve bakanların katıldığı iftar yemeğinde iki ülke arasındaki kardeşliğe vurgu yapıldığını ifade etti.

Hafta sonunda başlayan İsrail–İran geriliminin bölgesel dengeleri kökten değiştirme potansiyeli taşıdığını dile getiren Öztürkler, bu sürecin Doğu Akdeniz’de yeni bir kırılma noktası olabileceğini söyledi.

“İngiltere’nin üsleri üzerinden İsrail ve ABD’nin yanında yer alması, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin İsrail’in uydusu gibi hareket etmesi ve İran’ın İngiliz üslerini hedef alması adayı doğrudan risk altına soktu” diyen Öztürkler, bu gelişmeler üzerine KKTC’de güvenlik toplantıları yapılarak kriz yönetimi ve Türkiye ile eşgüdüm konularının ele alındığını kaydetti.

Öztürkler, tek taraflı silahlanma ve İsrail ile işbirliği anlaşmalarının Rum Yönetimi’nin ihtiraslarını ortaya koyduğunu, KKTC’nin ise kendi güvenliğini tayin etme hakkına sahip olduğunu vurguladı.

Türk askerinin varlığının ve Türkiye’nin garantörlüğünün değerinin bir kez daha ortaya çıktığını söyleyen Öztürkler, bu durumun KKTC’nin güvenlik politikalarının temel dayanağı olduğunu ve halkın huzuru için vazgeçilmez bir unsur olarak görüldüğünü ifade etti.

KKTC’nin uluslararası hukuk ve diplomasi zemininde kendini yeniden konumlandırması gerektiğini belirten Öztürkler, “Ada da artık iki devlet olması gerektiği iyice belirginleşmiştir. Meşruiyetimizi güçlendirmek ve uluslararası görünürlüğümüzü artırmak için yeni adımlar atmalıyız” dedi.

Halkın güvenliği için sivil savunma ve kriz yönetimi alanında somut adımların yeniden gözden geçirildiğini, ve gerekli önlemlerin alındığını ifade etti.