<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kıbrıs Türk Haber</title>
    <link>https://www.kibristurk.com</link>
    <description>Kıbrıs Türk Haber, en güncel Kıbrıs haberleri, KKTC son dakika haberleri, en son Kıbrıs ve KKTC haberleri için bizi takipte kalın.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.kibristurk.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 16 Aug 2026 07:13:35 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından ezber bozan yaz tavsiyesi]]></title>
      <link>https://www.kibristurk.com/uzmanindan-ezber-bozan-yaz-tavsiyesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/uzmanindan-ezber-bozan-yaz-tavsiyesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aşırı sıcak havalarda vücudun sıvı dengesinin korunması büyük önem taşırken, uzmanlar yalnızca su tüketmenin her zaman yeterli olmayabileceği konusunda uyarıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Terleme sırasında vücudun suyun yanı sıra tuz ve önemli elektrolitleri de kaybettiğine dikkat çekiliyor. RWTH Aachen Üniversitesi Hastanesi Seyahat Tıbbı Uzmanı Thomas Küpper, aşırı miktarda suyun tuz takviyesi yapılmadan tüketilmesinin kandaki elektrolit dengesini bozabileceğini ve bayılmaya kadar varan sorunlara yol açabileceğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küpper, sıcak günlerde kaybedilen tuzun da yerine konulması gerektiğini ifade ederek, tuzlu yiyeceklerin, sporcu içeceklerinin veya eczanelerde satılan elektrolit ürünlerinin tercih edilebileceğini söyledi.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle yoğun terleyen kişilerin sıvı tüketiminin yanında vücudun kaybettiği mineralleri de dikkate alması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Tuz kaybını telafi etmek için pratik bir çözüm sunan Küpper şunları ekliyor: "Aşırı sıcak günlerde hemen birkaç tuzlu patates kızartması yiyin. Genel bir kural olarak, tüketilen her 3 litre suya mutlaka belirli oranda tuz eklenmelidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kibristurk.com/uzmanindan-ezber-bozan-yaz-tavsiyesi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 22:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibristurkcom.teimg.com/crop/1280x720/kibristurk-com/uploads/2026/08/haber-fotograf-duygu-13-4.png" type="image/jpeg" length="43561"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deniz ve havuz sezonunda büyük tehlike!]]></title>
      <link>https://www.kibristurk.com/deniz-ve-havuz-sezonunda-buyuk-tehlike</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/deniz-ve-havuz-sezonunda-buyuk-tehlike" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Abdulkerim Başaran, yaz aylarında artan kulak enfeksiyonlarına karşı vatandaşları uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle sık havuza ve denize girenlerde dış kulak yolu enfeksiyonlarının daha fazla görüldüğünü belirten Dr.Başaran, basit gibi görünen şikayetlerin ihmal edilmesi halinde ciddi ağrılara ve işitme sorunlarına yol açabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaz mevsimiyle birlikte serinlemek için deniz ve havuzlara ilgi artarken, kulak sağlığı da risk altına girebiliyor. Kulakta uzun süre kalan nemli ortamın bakteri ve mantarların çoğalmasını kolaylaştırdığını ifade eden Op. Dr. Abdulkerim Başaran, özellikle çocuklar ve sık yüzme yapan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini dile getirdi.Kulakta ağrı, kaşıntı, dolgunluk hissi, akıntı ve işitmede azalma gibi belirtilerin enfeksiyonun habercisi olabileceğini söyleyen Op. Dr. Başaran, "Bu belirtiler başladığında kulak çubuğu kullanmak ya da kulaktan dolma yöntemlerle tedavi uygulamak yerine mutlaka bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulmalıdır. Yanlış müdahaleler enfeksiyonun ilerlemesine neden olabilir" dedi.<br />
<br />
<img alt="Haber Fotoğraf Duygu (10)-5" height="574" src="https://kibristurkcom.teimg.com/kibristurk-com/uploads/2026/08/haber-fotograf-duygu-10-5.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1020" /><br />
<br />
Havuz hijyeninin de büyük önem taşıdığına dikkat çeken Op. Dr. Başaran, düzenli bakımı yapılmayan havuzların enfeksiyon riskini artırabileceğini belirterek, "Yüzme sonrasında kulakların nazikçe kurulanması ve kulak içinde su kalmamasına özen gösterilmesi enfeksiyon riskini azaltır. Kulağın içine sert cisimler sokulmamalıdır. Çünkü kulak yolunun doğal koruyucu yapısı zarar görebilir" ifadelerini kullandı.Özellikle kulak zarı delik olanlar, daha önce kulak ameliyatı geçirenler ve kronik kulak hastalığı bulunan kişilerin denize veya havuza girmeden önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Başaran, erken teşhis ve doğru tedavinin hem ağrıyı kısa sürede ortadan kaldırdığını hem de olası komplikasyonların önüne geçtiğini söyledi.<br />
<br />
Yazın tadını çıkarırken kulak sağlığını ihmal etmemek gerektiğini hatırlatan Op. Dr. Abdulkerim Başaran, basit önlemlerle kulak enfeksiyonlarının büyük ölçüde önlenebileceğini belirterek, şikayetlerin birkaç gün içinde düzelmemesi durumunda vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi alınmasını önerdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kibristurk.com/deniz-ve-havuz-sezonunda-buyuk-tehlike</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 20:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibristurkcom.teimg.com/crop/1280x720/kibristurk-com/uploads/2026/08/haber-fotograf-duygu-9-5.png" type="image/jpeg" length="62465"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser hastalarına umut veren yeni tedavi]]></title>
      <link>https://www.kibristurk.com/kanser-hastalarina-umut-veren-yeni-tedavi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/kanser-hastalarina-umut-veren-yeni-tedavi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araştırmacılar, tedavinin mevcut seçenekleri sınırlı olan ileri evre kanserler için yeni umutlar sunmasını hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Kanser tedavisinin geleceğinde önemli bir dönüm noktası olabileceği belirtilen bir adımla, İngiliz bir kadın hastaya dünyada ilk kez deneysel bir hücresel tedavi uygulandı. Araştırmacılar, tedavinin mevcut seçenekleri sınırlı olan ileri evre kanserler için yeni umutlar sunmasını hedefliyor. Şarku’l Avsat’ın The Independent’tan aktardığına göre söz konusu tedavi, güvenilirlik ve etkinliğin değerlendirilmesi amacıyla yürütülen bir klinik araştırmanın parçası olarak gerçekleştirildi.</p>

<p>İngiltere’nin Manchester kentindeki Ulusal Sağlık Servisine (NHS) bağlı Christie Hastanesi’nde uygulanan ZI-MA4-1 kodlu deneysel tedaviyi alan ilk hasta, 58 yaşındaki Tracy Tomlinson oldu. Klinik çalışma; yumurtalık, akciğer, baş-boyun kanserleri ile sarkom gibi çeşitli kanser türleri üzerindeki etkisini değerlendirmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Mevcut tedavi seçeneklerini tüketmiş hastalar için yeni bir umut kaynağı olarak görülen araştırma, Christie NHS Foundation Trust öncülüğünde ve Londra’daki Royal Marsden Hastanesi’nin katılımıyla yürütülüyor.</p>

<p>2020 yılında yumurtalık kanseri teşhisi konulmasından bu yana bir ameliyat ve çok sayıda kemoterapi seansı geçiren Tomlinson’ın, hastalık sürecinde tüm beklentileri aşarak mücadeleye devam ettiği bildirildi.</p>

<p>Yeni tedavi, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanıma ve yok etme kapasitesini artırmayı hedefleyen iki etkili mekanizmanın bir araya getirilmesine dayanıyor.</p>

<p>Sürecin ilk aşamasında, kanser hücrelerine doğal olarak saldırma ve onları yok etme yeteneğine sahip özelleşmiş bağışıklık hücreleri olan doğal öldürücü (NK) hücrelerden yararlanılıyor. İkinci aşamada ise genetik mühendisliği teknikleri kullanılarak bu hücrelerin yüzeyindeki T-hücre reseptörleri (TCR) değiştiriliyor. Böylece hücrelerin, Mage-A4 adlı protein aracılığıyla tümörleri tanıyıp hedef alması sağlanıyor.</p>

<p>Çeşitli kanser türlerinde bulunan Mage-A4 proteininin, sağlıklı hücrelere zarar vermeden bağışıklık sistemini doğrudan kanserli hücrelere yönlendirmek için ideal bir hedef olduğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Kişiye özel hazırlanan bazı hücresel tedavilerin aksine, ZI-MA4-1 tedavisinin donörlerden alınan bağışıklık hücreleriyle geliştirilerek kullanıma hazır bir formda üretildiği belirtildi. Tedavinin her bir hasta için ayrı ayrı üretilmek yerine donör hücreleriyle önceden hazırlanması, tek bir üretim serisinden yüzlerce doz elde edilmesine olanak tanıyor.</p>

<p>Uzmanlar, bu mekanizma sayesinde gelişmiş hücresel tedavilerin daha geniş hasta kitlelerine ulaşabileceğini, bekleme sürelerinin kısalacağını ve üretim ile tedavi maliyetlerinin düşeceğini öngörüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ZI-MA4-1 ilacını geliştiren Norveç merkezli Zelluna şirketinin CEO’su Namir Hassan, Tomlinson’a ilk dozun uygulanmasını ‘dönüm noktası’ olarak nitelendirdi. Hassan, “Bu gelişme, yıllar süren laboratuvar araştırmalarının kliniğe taşındığı ve kısıtlı tedavi seçeneği bulunan ileri evre kanser hastaları için potansiyel yeni bir seçeneğin sunulduğu anı temsil ediyor” ifadesini kullandı.</p>

<p>Yumurtalık kanseri teşhisi konulan kadınların yalnızca yaklaşık yüzde 15’inin teşhisten sonra beş yıl veya daha uzun süre yaşayabildiği belirtilirken, bu durum söz konusu kanser türü için daha etkili tedavi seçeneklerinin geliştirilmesindeki aciliyete dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kibristurk.com/kanser-hastalarina-umut-veren-yeni-tedavi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 19:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibristurkcom.teimg.com/crop/1280x720/kibristurk-com/uploads/2026/07/4-490.png" type="image/jpeg" length="48991"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HIV fonları 2,1 milyar dolar eridi: Uzmanlardan AIDS salgını uyarısı]]></title>
      <link>https://www.kibristurk.com/hiv-fonlari-21-milyar-dolar-eridi-uzmanlardan-aids-salgini-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/hiv-fonlari-21-milyar-dolar-eridi-uzmanlardan-aids-salgini-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump yönetiminin küresel sağlık fonlarında önemli kesintiler yapmasının ardından düşük ve orta gelirli ülkelerde HIV'yle mücadeleye ayrılan fonlar geçen yıl 2,1 milyar dolar azaldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>KFF ve Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Ortak Programı'nın yeni raporlarına göre bağışçı fonları bir önceki yıla göre dörtte bir oranında azaldı ve bu durum HIV'yle mücadelede onlarca yıldır süren ilerlemeyi riske attı. Bu, 2007'den bu yana kaydedilen en düşük finansman seviyesine işaret ederken, toplam ödemeler 2024'te 8,3 milyar dolardan 2025'te 6,2 milyar dolara düştü.</p>

<p>BM kuruluşu, HIV'yi önleme programları ve toplum temelli hizmetlerdeki kesintilerle birleşen bu düşüşün AIDS salgınının yeniden canlanmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Düşüşün temel nedeni, Trump yönetiminin Önce Amerika Küresel Sağlık Stratejisi kapsamında yabancı yardım programları için ayrılan fonları kesme kararıydı. Bu, toplam dış yardım harcamalarının 2030'a kadar yaklaşık 7,3 milyar dolar azaltılmasını öngörüyor.</p>

<p>ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı dağıtıldı ve yurtdışındaki binlerce yardım programı sonlandırıldı. Bu durumdan özellikle sağlık sistemleri olumsuz etkilendi.</p>

<p>ABD, dünya genelinde HIV önleme ve tedavi programlarına hâlâ en büyük bağışçı ülke olsa da yetkililer diğer ülkelerin daha fazla katkıda bulunmasını istediklerini belirtti. Diğer bağışçı ülkelerden gelen katkılar 2011'den bu yana yaklaşık yüzde 50 azaldı.</p>

<p>Geçen hafta yayımlanan bir araştırma, kesintilerin dünya genelinde 1700'den fazla HIV tedavi kliniğiyle hizmet noktasının kapanmasına ve en az 16 bin sağlık çalışanının işini kaybetmesine yol açtığını ortaya koydu.</p>

<p>AIDS Araştırma Vakfı'ndan araştırmacılar, kesintilerin dünya genelinde düzinelerce ülkede "ciddi ve yıkıcı" aksamalara neden olduğunu tespit etti.</p>

<p>Araştırmacılar, neredeyse hiçbir kuruluşun kesilen ABD fonlarını telafi edemediğini, yerel hükümetlerin ise hizmetleri devralacak kaynaklara sahip olmadığını ve LGBTQI bireylerle seks işçileri gibi kilit nüfus gruplarının sıklıkla suçlu ilan edildiğini belirtti.</p>

<p>AIDS Araştırma Vakfı'nda politika uzmanı olan Elise Lankiewicz, The Independent'a, "Bu, deliği yamamadan batan bir gemiyi kurtarmaya çalışmak gibi" diye konuştu.</p>

<p>Etkiler özellikle Doğu ve Güney Afrika'nın büyük bir bölümünde belirginleşti; burada hükümetler kesintilerden sonra tedaviyi sürdürmeye odaklanırken, topluluk HIV testlerini, önleme programlarını ve insanları bakıma yönlendirmeye yardımcı olan akran destek çalışanlarının sayısını azalttı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dış haberler baş muhabiri Bel Trew'un Independent TV için hazırladığı Hunted: Kidnapped, blackmailed and tortured for being LGBTQ+ (Avlananlar: LGBTQ+ oldukları için kaçırılan, şantaja uğrayan ve işkence görenler) belgeseli, Nijerya'daki "kito" saldırılarının dünyasını ortaya koydu. LGBTQ+ topluluğu üyeleri, şiddet ve nefretin giderek arttığı bir dönemde, internet üzerinden kandırılıyor, kaçırılıyor, işkence görüyor ve çeteler tarafından gasp ediliyor.</p>

<p>Yardımlar eşi benzeri görülmemiş bir şekilde kesilirken, hayatta kalanlar bir zamanlar kendilerine yardım eden kliniklerin ve barınakların çöküşüyle ​​de mücadele ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kibristurk.com/hiv-fonlari-21-milyar-dolar-eridi-uzmanlardan-aids-salgini-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 19:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibristurkcom.teimg.com/crop/1280x720/kibristurk-com/uploads/2026/07/hiv-1.png" type="image/jpeg" length="69270"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mutfağınızdaki bakteri yuvası: Bilim insanlarından sünger uyarısı]]></title>
      <link>https://www.kibristurk.com/mutfaginizdaki-bakteri-yuvasi-bilim-insanlarindan-sunger-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/mutfaginizdaki-bakteri-yuvasi-bilim-insanlarindan-sunger-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları yeni çalışmada, mutfak süngerlerinin gözenekli yüzeyleri ve içerdikleri nem nedeniyle hastalık yapıcı bakteriler için ideal bir yuva oluşturduğu uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Birden fazla kişiyi etkileyen gıda kaynaklı hastalık salgınlarının büyük ölçüde ticari mutfaklara veya yemek işletmelerine dayandığı tespit edilmişti.</p>

<p>Bu ortamlarda, çiğ et gibi kontamine olmuş yiyeceklerin hazırlanması sırasında yetersiz hijyen nedeniyle bakteriler mutfaklarda yayılabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Önceki çalışmalar, mutfak süngerlerindeki bakteri yükünün genellikle lavabo veya kesme tahtası gibi diğer mutfak yüzeylerindekinden genellikle daha yüksek olduğunu ortaya koymuştu.</p>

<p>Araştırmacılar bunun, mutfak süngerlerinde kalan yiyecek artıklarının bakterilere hem besin sağlamasından hem de büyüyüp çoğalabilecekleri elverişli bir ortam yaratmasından kaynaklandığını söylüyor.</p>

<p>Şimdiyse bilim insanları, zararlı bakterilerin mutfak süngerlerinde çoğalabileceğine dair daha fazla kanıt gösterdi.</p>

<p>Çalışmada, piyasada satılan mutfak süngerlerine, gıda kaynaklı iki önemli patojen olan Escherichia coli ve Salmonella'yı farklı yoğunluklarda içeren çözeltiler uygulandı.</p>

<p>Bazı süngerlere, gıda zehirlenmesine neden olabilecek toksinler üreten Staphylococcus aureus bakterisi içeren bir çözelti de uygulandı.</p>

<p>Araştırmacılar, eklenen çözeltideki başlangıç ​​sayılarının nispeten düşük olmasına rağmen, tüm patojenlerin birkaç gün içinde önemli ölçüde çoğaldığını buldu.</p>

<p>Patojenler, süngerler birkaç gün kuruduktan sonra bile uzun süre hayatta kaldı.</p>

<p>Çalışma, bu patojenleri süngerlerden diğer yüzeylere aktarmak için hafif bir basıncın bile yeterli olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Bulgular, patojenik bakterilerin doğrudan temas yoluyla gıdaya bulaşabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Eğer bu tür kontamine olmuş gıda uygun şekilde ısıtılmadan tüketilirse, gıda kaynaklı hastalıklara neden olabilir. Journal of Food Protection adlı akademik dergide yayımlanan çalışmada bilim insanlarına göre, patojenin çok düşük başlangıç ​​sayıları bile bunu yapmak için yeterli.</p>

<p>Araştırmacılar, süngerlerin görünümünün ve kokusunun ne zaman değiştirilmeleri gerektiğini belirlemek için "güvenilmez göstergeler" olduğu uyarısında bulunuyor çünkü çalışmada test edilen süngerlerde bakteri sayılarının yüksek olmasına rağmen fark edilebilir bir değişiklik yoktu.</p>

<p>Bilim insanlarına göre mutfak süngerlerinin ne zaman değiştirilmesi gerektiği, diğer faktörlerin yanı sıra nasıl kullanıldıklarına da bağlı.</p>

<p>Örneğin çiğ etle temas etmiş yüzeyleri temizlemek için kullanılan süngerin hemen atılması gerektiğini belirtiyorlar.</p>

<p>Araştırmacılar, bakteri yükünü azaltmak için süngerlerin sıcaklığı 70 santigrat dereceyi aşan suda en az iki dakika ısıtılabileceğini söylüyor.</p>

<p>Bağışıklık sistemi zayıf olanlar ve küçük çocuklar gibi hassas kişilerin bulunduğu evlerde, mutfak süngerlerinin daha sık değiştirilmesi gerektiğini belirtiyorlar.</p>

<p>Bilim insanları, mikrofiber bezlerin daha az bakteri barındırması, daha hızlı kuruması ve çamaşır makinesinde yıkanabilmesi nedeniyle alternatif olabileceğini söylüyor.</p>

<p>Bu bezlerin çamaşır makinesinde en az 60 santigrat derecelik bir programda yıkanması gerektiğini de belirtiyorlar.</p>

<p>Bilim insanları, "Bu sonuçlar, mutfak süngerlerinin evlerde kritik birer mikrobiyal rezervuar işlevi gördüğünü ortaya koyuyor ve düzenli sünger değişiminin veya alternatif temizlik malzemelerinin kullanımının gerekliliğini vurguluyor" sonucuna vardı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kibristurk.com/mutfaginizdaki-bakteri-yuvasi-bilim-insanlarindan-sunger-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibristurkcom.teimg.com/crop/1280x720/kibristurk-com/uploads/2026/07/4-488.png" type="image/jpeg" length="41344"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yemek saatleriyle demans arasındaki ilişki belirlendi]]></title>
      <link>https://www.kibristurk.com/yemek-saatleriyle-demans-arasindaki-iliski-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/yemek-saatleriyle-demans-arasindaki-iliski-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir klinik deneye göre yemek yeme süresini günde 9 saatle sınırlamak ve yatmadan 4 saat önce yemek yemeyi bırakmak, demans riskini azaltabilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Aşırı kilolu veya obez yaşlı kadınlar üzerinde yapılan pilot çalışma, yemek yeme saatlerini kısıtlayanların bilişsel becerilerinin, kısıtlamayanlara kıyasla daha iyi olduğunu buldu.</p>

<p>Rutgers Üniversitesi'nden çalışmanın baş araştırmacısı Profesör Sue Shapses, bulguların bir zayıflama programının parçası olduğunu ve yaşa bağlı bilişsel gerilemeyi önlemenin sadece kilo kaybıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda yemek yeme zamanlarını kısıtlamanın da etkili olabileceğini belirtti.</p>

<p>Shapses, "Tek başına kilo vermek bile yaşlanmaya bağlı bilişsel gerilemenin bir kısmını önlemeye yardımcı oluyor. Ancak bu bulgular, günde yaklaşık 12 saatlik olağan yeme düzenine kıyasla, yatmadan 4 saat önce yemek yemeyi bırakmanın ve yemek yeme süresini günde 8-9 saatle sınırlandırmanın ek faydalar sağlayabileceğini gösteriyor" dedi.</p>

<p>Profesör Shapses'in bulguları, bugün Washington dışında düzenlenecek Amerikan Beslenme Derneği'nin yıllık toplantısı NUTRITION 2026'da sunulacak.</p>

<p>Denemeye, 50 ila 79 yaşlarındaki aşırı kilolu veya obez olan 47 kadın katıldı. Tüm katılımcılara günlük tükeitmlerini 500 kalori azaltmaları tavsiye edildi ve 26'sından günde 9 saatten daha kısa bir süre içinde yemek yemeleri istenirken, geri kalanlar günde yaklaşık 12 saatlik tipik bir yemek yeme aralığını korudu.</p>

<p>Zaman kısıtlı beslenme grubunda, katılımcılar genellikle sadece sabah 10'la akşam 6 arasında yemek yedi ve ortalama günlük yemek yeme aralığı 8,2 saatti. Standart yemek yeme aralığını korumaları istenenlerde ise bu ortalama 12,3 saatti.</p>

<p>6 ay sonra iki gruptaki katılımcılar ortalama 6,8 kilo verdi. Ancak 8 ve 9 saatlik zaman dilimi içinde yemek yiyenler, kilo verme programının sonunda mekansal planlama ve problem çözme testlerinde 12 saatlik yeme aralığını koruyanlara kıyasla daha iyi performans gösterdi.</p>

<p>Ayrıca hafıza ve öğrenme testlerinde daha az hata yaptılar ancak çoklu görev veya tepki süresi testlerinde performansta kayda değer bir fark yoktu.</p>

<p>Profesör Shapses şöyle açıkladı:</p>

<blockquote>
<p>Zaman kısıtlı beslenmenin mekansal planlama ve problem çözmeyi iyileştirmede ve hafızayla öğrenmeyle ilgili hataları azaltmada mütevazı bir etkisi oldu. Bu sonuçlar, günlük görevler sırasında bilgileri hatırlama yeteneğinin daha iyi olduğunu ve hafıza, dikkat ve problem çözmeyle ilgili hataların azaldığını gösteriyor. Yemek yeme süresinin kısalması, sağlığa daha fazla faydayla ilişkili bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Araştırmacılar, bulguları daha geniş bir katılımcı grubuyla doğrulamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulacağını söyledi. Ayrıca zaman kısıtlı beslenmenin bu faydaları nasıl sağlayabileceğini, örneğin sirkadiyen ritim, besin algılama yolları, iltihaplanma ve metabolik sağlıkla nasıl etkileşimde bulunduğunu araştırmayı umuyorlar.</p>

<p>Alzheimer Derneği'ne göre şu anda Birleşik Krallık'ta tahmini 982 bin kişi demansla yaşıyor ve bu rakamın 2040'a kadar 1,4 milyona çıkması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kibristurk.com/yemek-saatleriyle-demans-arasindaki-iliski-belirlendi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 17:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibristurkcom.teimg.com/crop/1280x720/kibristurk-com/uploads/2026/07/3-511.png" type="image/jpeg" length="78251"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kaliteli bir uyku için akşam yemeği ne zaman yenmeli?]]></title>
      <link>https://www.kibristurk.com/kaliteli-bir-uyku-icin-aksam-yemegi-ne-zaman-yenmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/kaliteli-bir-uyku-icin-aksam-yemegi-ne-zaman-yenmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre erkenci kuş solucanı kapar (İngilizcede "erken kalkan yol alır" anlamına gelen deyimin birebir çevirisi -çn.) çünkü erken akşam yemeği daha iyi bir uykuya yol açıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Hem sağlık nedenleriyle hem de restoranlardaki kalabalıktan kaçınmak için "erkenci kuş akşam yemekleri" trendi TikTok'ta yaygınlaşırken, beslenme ve uyku uzmanları, yatmadan birkaç saat önce yemek yemenin faydaları hakkında görüşlerini paylaşıyor ve bunlar arasında daha kaliteli bir uyku da var.</p>

<p>Doktorlar, yatma saatine çok yakın yemek yemenin mide ekşimesine veya hazımsızlığa neden olabileceğini ve bunun yerine, derin uyku için sirkadiyen ritminizi en iyi şekilde düzenleyebilmek amacıyla son lokmanızı yatmadan 4-5 saat önce tüketmeniz gerektiğini söylüyor.</p>

<p>Kurul onaylı iç hastalıkları uzmanı ve Magnolia Functional Wellness'ın tıbbi direktörü Dr. Farhan Abdullah, The Independent'a yaptığı açıklamada, "Özellikle öğün büyükse ve/veya yüksek miktarda yağ veya baharat içeriyorsa, yemekten hemen sonra yatmak, tükettiğiniz gıdaların vücut tarafından hâlâ işlenme olasılığını artırır" diyor.</p>

<p>Bunun sonucunda mideniz aşırı asit üretmeye devam edebilir; bu da şişkinlik nedeniyle rahatsızlık hissetmenize veya gaz birikiminin yemek borunuzun alt kısmında baskı oluşturmasına yol açabilir.</p>

<p>Abdullah, "Uyumadan önce vücudunuza biraz zaman tanırsanız... Sindirim sisteminiz sakinleşecek ve vücudunuz rahatlayarak çabucak uykuya dalabileceğiniz ve sabaha kadar uykuda kalabileceğiniz bir duruma geçecek" ifadelerini kullanıyor.</p>

<p>Healthline'a konuşan uyku tıbbı uzmanı Alex Dimitriu, "Bir TikTok trendinin temel insan biyolojisiyle gerçekten örtüştüğü nadir durumlardan biri sözkonusu" diyor.</p>

<p>Daha erken yemek, uyku sırasında sindirim faaliyetini azaltıp asit reflüsünü en aza indirerek uyku kalitesini yükseltir. Bu iki durum da iyi bir gece uykusunu bozabilir.</p>

<p>Kayıtlı diyetisyen Julia Zumpano da Cleveland Clinic'e şunları söylüyor:</p>

<p>Akşam yemeğini daha erken yemek, yiyecekleri sindirmek için yeterli zamanı tanır ve yemekten sonra kan şekerinizin düzgün bir şekilde yükselip düşmesini sağlar. Böylece, karnınız dolu veya kan şekeriniz tavan yapmış halde yatağa girmezsiniz. Hatta akşam yemeğini daha erken yiyen kişiler genellikle daha iyi uyuduklarını bildiriyor.</p>

<p>Zumpano, akşam yemeğini daha geç yemekten başka seçenek yoksa yemekten sonra hareket etmenin faydalı olabileceğini de sözlerine ekliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diyetisyen, "Akşam yemeğini yedikten sonra doğruca yatağa gitmek sindirim sürecini yavaşlatır" diye açıklıyor.</p>

<p>10-20 dakikalık kısa bir yürüyüşe çıkmak; mutfağı temizlemek, süpürmek veya paspaslamak gibi aktif bir şey yapmak ya da orta düzeyde herhangi bir hareket, sindirime yardımcı olacaktır.</p>

<p>Yemeği erken yemenin yanı sıra daha rahat uykuya dalmayı sağlayabilecek diğer beslenme değişiklikleri arasında akşamları kafein ve şekerli gıdalardan uzak durmak yer alıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kibristurk.com/kaliteli-bir-uyku-icin-aksam-yemegi-ne-zaman-yenmeli</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibristurkcom.teimg.com/crop/1280x720/kibristurk-com/uploads/2026/07/1-541.png" type="image/jpeg" length="98075"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uykusuzluk tedavisinin anahtarı, sağlıklı kişilerin dışkısında mı gizli?]]></title>
      <link>https://www.kibristurk.com/uykusuzluk-tedavisinin-anahtari-saglikli-kisilerin-diskisinda-mi-gizli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/uykusuzluk-tedavisinin-anahtari-saglikli-kisilerin-diskisinda-mi-gizli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir klinik araştırmadan elde edilen veriler, sağlıklı bir uyku düzenine sahip kişilerin dışkı mikroplarını içeren kapsüllerin alınmasının insomnia belirtilerinin tedavisine yardımcı olabileceğini gösteriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Dünya çapında yaklaşık 10 yetişkinden biri, uykuya dalma, uyumayı sürdürmekte zorlanma ya da çok erken uyanma gibi insomnia belirtileri sergiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu uyku bozukluğu, gündüzleri bilişsel işlevlerde bozulmaya, ruh hali sorunlarına ve fiziksel yorgunluğa neden olabilirken, uzun vadede yüksek tansiyon, kalp hastalığı ve diyabet riskinin artmasına bile yol açabilir.</p>

<p>İnsomnianın mevcut tedavileri arasında yaşam tarzı değişiklikleri ve melatonin gibi reçetesiz satılan takviyelerin alınması bulunuyor ancak bu takviyeler bağımlılık ve diğer yan etkilere yol açabiliyor.</p>

<p>Daha önceki çalışmalarda dışkının, hastanın metabolizmasını düzenlemeye ve bağışıklık sağlığını korumaya yardımcı olan bağırsak bakterilerini iyileştirme potansiyeli taşıyan yararlı bakteriler içerdiği görülmüştü.</p>

<p>Bu teknik bazı sindirim sistemi enfeksiyonlarının tedavisinde halihazırda kullanılırken, "sağlıklı donörlerden" alınan dışkı, hastanın bağırsağındaki temel mikropları yeniden çoğaltmaya yarıyor.</p>

<p>Pekin'deki Pekin Üniversitesi'nden araştırmacılar, sağlıklı kişilerden insomnia hastalarına yapılan dışkı mikrobiyota naklinin (faecal microbiota transplantation / FMT), uyku bozukluğunun tedavisinde işe yarayıp yaramayacağını araştırdı.</p>

<p>Araştırmacılar, FMT temelli tedavilerin antibiyotik ön tedavisiyle birlikte uygulandığında "nesnel uyku sürekliliğini iyileştirdiğini ve öznel uykusuzluk sonuçlarında kalıcı iyileşme sağladığını" tespit etti.<br />
Journal of Internal Medicine'da yayımlanan çalışmanın yazarlarından Yanping Bao şunları söylüyor:</p>

<blockquote>Bulgularımız, bağırsak florasını hedeflemenin kronik insomnia bozukluğu için umut verici yeni bir tedavi stratejisi sunabileceğine dair klinik kanıt sağlıyor.</blockquote>

<p><br />
Dr. Bao, "Bu çalışma aynı zamanda bağırsak-beyin ekseninin insan uykusunun önemli bir düzenleyicisi olduğunu daha iyi anlamamızı da sağlıyor" ifadelerini kullanıyor.<br />
<br />
Çalışmada rastgele seçilen yaklaşık 40 katılımcı kısa süreliğine antibiyotik ön tedavisi gördükten sonra sağlıklı uyuyan kişilerden alınan dışkı mikropları kapsüllerini tüketti.<br />
Karşılaştırma amacıyla kontrol grubu olarak belirlenen diğer 40 katılımcı ise herhangi bir antibiyotik ön tedavisi almadan plasebo kapsülleri tüketti.<br />
Tedaviden bir ay sonra her katılımcının uyku verimliliği polisomnografiyle ölçüldü ve katılımcılar bir anket aracılığıyla uyku sonuçlarını bildirdi.</p>

<p>Araştırmacılar, plaseboya kıyasla FMT temelli tedavi protokolünün uyku verimliliğini artırdığını ve uykuya daldıktan sonra uyanma oranını azalttığını tespit etti.</p>

<p>Tedavinin faydalarında 2 ila 6 ay boyunca sürekli bir iyileşme görüldü. Araştırmacılar, "Tedavi iyi tolere edildi; hafif, kendiliğinden düzelen yan etkiler görüldü ancak ciddi yan etki yaşanmadı" ,diye yazıyor.</p>

<p>Bilim insanları, FMT tedavisinin mikrobiyal zenginliği ve çeşitliliği de artırdığını belirtiyor.</p>

<p>Ekip, "Kronik insomnia bozukluğu olan yetişkinlerde, antibiyotik ön tedavisini içeren FMT temelli tedavi protokolü, nesnel uyku sürekliliğini iyileştirdi ve öznel uykusuzluk sonuçlarında kalıcı iyileşme sağladı" diye yazıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kibristurk.com/uykusuzluk-tedavisinin-anahtari-saglikli-kisilerin-diskisinda-mi-gizli</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 19:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibristurkcom.teimg.com/crop/1280x720/kibristurk-com/uploads/2026/07/5-483.png" type="image/jpeg" length="53255"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ: Hantavirüs vakaları 3 haftadır artmıyor]]></title>
      <link>https://www.kibristurk.com/dso-hantavirus-vakalari-3-haftadir-artmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/dso-hantavirus-vakalari-3-haftadir-artmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, yaklaşık 3 haftadır yeni hantavirüs vakası bildirilmediğini ve toplam vaka sayısının 13’te, can kaybının ise 3’te sabit kaldığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, yaklaşık 3 haftadır yeni hantavirüs vakasının bildirilmediğini, virüse ilişkin durumun istikrarlı kalmaya devam ettiğini duyurdu.</p>

<p>Ghebreyesus, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Hollanda bandıralı "MV Hondius" yolcu gemisinde tespit edilen hantavirüs vakalarına ilişkin paylaşımda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DSÖ'ye bildirilen vaka sayısının 13 olarak kaldığını belirten Ghebreyesus, "Yaklaşık 3 haftadır yeni vaka bildirilmedi. Ölü sayısı 3'te kaldı ve bir aydan fazla süredir yeni can kaybı bildirilmedi." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ghebreyesus, hantavirüsle ilgili genel durumun istikrarlı kalmaya devam ettiğini kaydetti.</p>

<p><strong>HANTAVİRÜS</strong></p>

<p>Hantavirüsün çoğunlukla kemirgenlerden bulaştığı biliniyor.</p>

<p>Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlara yol açıyor.</p>

<p>Solunum yetmezliğine de sebep olabilen hastalık, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kibristurk.com/dso-hantavirus-vakalari-3-haftadir-artmiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 23:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibristurkcom.teimg.com/crop/1280x720/kibristurk-com/uploads/2026/05/hantavirus.png" type="image/jpeg" length="77199"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zayıflama Trendi Kontrolden Çıktı: 3-5 Kilo Vermek İçin Bu Hatayı Yapmayın!]]></title>
      <link>https://www.kibristurk.com/zayiflama-trendi-kontrolden-cikti-3-5-kilo-vermek-icin-bu-hatayi-yapmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/zayiflama-trendi-kontrolden-cikti-3-5-kilo-vermek-icin-bu-hatayi-yapmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni nesil zayıflama iğnelerinin bilinçsiz kullanımı ciddi sağlık riskleri doğurabiliyor. Uzmanlar, hızlı kilo kaybının kas ve kemik kaybına yol açabileceğini belirtiyor. Sürecin mutlaka profesyonel bir ekip eşliğinde yürütülmesi gerektiği vurgulanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<figure>
<figcaption>
<p>Son dönemde yaygınlaşan zayıflama iğneleri, doğru kullanılmadığında vücutta ciddi dengesizliklere yol açarak uzmanların yakın takibine giriyor.<img alt="zoom" height="16" src="https://static.cnnturk.com/images/detail-pages/gallery-zoom.svg" width="16" /></p>

<p></p>

<p><img alt="Zayıflama Trendi Kontrolden Çıktı: 3-5 Kilo Vermek İçin Bu Hatayı Yapmayın “Mucize” Diye Biliniyor Ama Bedeli Ağır Olabilir Vücutta Kalıcı Etkiler" src="https://image.cnnturk.com/i/cnnturk/75/0x555//6a313001b2137a8ceef72830.jpg" /></p>
</figcaption>
</figure>

<figure>
<figcaption>
<p>Son dönemde popülerliği hızla artan yeni nesil zayıflama iğneleri, bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık riskleri doğurabiliyor.</p>

<p><img alt="Zayıflama Trendi Kontrolden Çıktı: 3-5 Kilo Vermek İçin Bu Hatayı Yapmayın “Mucize” Diye Biliniyor Ama Bedeli Ağır Olabilir Vücutta Kalıcı Etkiler" src="https://image.cnnturk.com/i/cnnturk/75/0x555//6a313003b2137a8ceef72834.jpg" /></p>

<p>Uzmanlar, bu sürecin sadece <strong>“kilo vermek</strong>” olarak görülmemesi gerektiğini, işin içinde <strong>kas, yağ</strong> ve <strong>kemik dengesi</strong> olduğunu hatırlatıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<section>
<figure>​​​​​​​
<figcaption>
<p>Obezite tedavisinde kullanılan <strong>Monjaro, Wegovy</strong> ve <strong>Ozempic</strong> gibi ilaçlar doğru yönetilmediğinde vücutta istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabiliyor.</p>
</figcaption>
</figure>

<figure><img alt="Zayıflama Trendi Kontrolden Çıktı: 3-5 Kilo Vermek İçin Bu Hatayı Yapmayın “Mucize” Diye Biliniyor Ama Bedeli Ağır Olabilir Vücutta Kalıcı Etkiler" height="555" src="https://image.cnnturk.com/i/cnnturk/75/0x555//6a313002b2137a8ceef72832.jpg" width="0" />
<ul>
 <li></li>
</ul>

<figcaption>
<p>Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Feyzi Gökosmanoğlu bu ilaçların etkisini anlatırken,<strong> “mide boşalmasını yavaşlatıp tokluk hissi sağlıyor ve açlık merkezini baskılıyor”</strong> diyerek aslında güçlü bir mekanizma olduğunu ama bunun yanlış kullanımda sorun yaratabileceğini söylüyor.</p>
</figcaption>
</figure>
</section>

<aside></aside>

<section>
<figure><img alt="Zayıflama Trendi Kontrolden Çıktı: 3-5 Kilo Vermek İçin Bu Hatayı Yapmayın “Mucize” Diye Biliniyor Ama Bedeli Ağır Olabilir Vücutta Kalıcı Etkiler" height="555" src="https://image.cnnturk.com/i/cnnturk/75/0x555//6a31300eb2137a8ceef7283b.jpg" width="0" />
<ul>
 <li></li>
</ul>

<figcaption>
<p><strong>En kritik nokta ise şu:</strong> Sadece ilaçla kilo vermeye çalışıldığında yağla birlikte kas ve kemik de kaybedilebiliyor. Bu da dışarıdan “<strong>hızlı zayıflama”</strong> gibi görünse de içeride sağlıksız bir tablo oluşturuyor.</p>

<p></p>

<p>Uzmanlara göre hedef, zayıflamak değil <strong>“fit ve güçlü”</strong> kalmak olmalı.</p>
</figcaption>
</figure>

<figure><img alt="Zayıflama Trendi Kontrolden Çıktı: 3-5 Kilo Vermek İçin Bu Hatayı Yapmayın “Mucize” Diye Biliniyor Ama Bedeli Ağır Olabilir Vücutta Kalıcı Etkiler" height="555" src="https://image.cnnturk.com/i/cnnturk/75/0x555//6a31300eb2137a8ceef72836.jpg" width="0" />
<ul>
 <li></li>
</ul>

<figcaption>
<p>Bir diğer önemli konu da protein dengesi ve hareket. Kilo verme sürecinde protein alımının artırılması ve haftada birkaç gün <strong>yürüyüş + direnç egzersizi</strong> yapılması <strong>kas kaybını ciddi oranda azaltıyor.</strong></p>
</figcaption>
</figure>
</section>

<aside></aside>

<section>
<figure><img alt="Zayıflama Trendi Kontrolden Çıktı: 3-5 Kilo Vermek İçin Bu Hatayı Yapmayın “Mucize” Diye Biliniyor Ama Bedeli Ağır Olabilir Vücutta Kalıcı Etkiler" height="555" src="https://image.cnnturk.com/i/cnnturk/75/0x555//6a31300eb2137a8ceef72838.jpg" width="0" />
<p></p>

<figcaption>
<p>Hızlı kilo vermenin bir diğer etkisi de metabolik hafıza. Vücut, yaşadığı açlık dönemlerini kaydediyor ve sonrasında aynı kiloları daha kolay geri alabiliyor.</p>

<p></p>

<p>Bu yüzden özellikle birkaç kilo fazlası olanların bu ilaçlara yönelmesi önerilmiyor.</p>

<p></p>

<p>Ayrıca<strong> hamileler, emzirenler, mide boşalma sorunu yaşayanlar</strong> ve <strong>belirli tiroid geçmişi olanlar</strong> için bu ilaçlar uygun değil.</p>

<p></p>

<p>Bilinçsiz kullanılan zayıflama çayları da karaciğer ve böbrek sağlığını riske atabiliyor.</p>
</figcaption>
</figure>
</section>
</figcaption>
</figure></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kibristurk.com/zayiflama-trendi-kontrolden-cikti-3-5-kilo-vermek-icin-bu-hatayi-yapmayin</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 23:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibristurkcom.teimg.com/crop/1280x720/kibristurk-com/uploads/2026/06/9-164.png" type="image/jpeg" length="86708"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep’te aort yırtığı olan hastaya 90 santimetrelik yapay damar takıldı]]></title>
      <link>https://www.kibristurk.com/gaziantepte-aort-yirtigi-olan-hastaya-90-santimetrelik-yapay-damar-takildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/gaziantepte-aort-yirtigi-olan-hastaya-90-santimetrelik-yapay-damar-takildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hatay'da yaşayan ve yaklaşık 5 ay önce aort yırtığı nedeniyle ameliyat edilen <a href="https://www.trthaber.com/etiket/aydin/" rel="nofollow" target="_blank">Aydın</a> Özçelik, şikayetlerinin devam etmesi üzerine <a href="https://www.trthaber.com/etiket/gaziantep/" rel="nofollow" target="_blank">Gaziantep</a> Şehir Hastanesi'ne başvurdu.</p>

<p>Kalp ve Damar Cerrahi Kliniği'nde yapılan tetkiklerde, aort damarı yırtığı tespit edilen Özçelik, yaklaşık 10,5 saat süren ameliyatın ardından yeniden sağlığına kavuştu.</p>

<p>Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Uluşan, bu tarz ameliyatların zor olduğunu ama sonuçlarından memnun olduklarını söyledi.</p>

<p></p>

<p><img alt="Gaziantep’te aort yırtığı olan hastaya 90 santimetrelik yapay damar takıldı" src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/AA-41639865.jpg" /></p>

<p></p>

<p>Uluşan, "Hasta, hibrit ameliyathanemizde kapalı yöntemle yaklaşık aort asının 90 santimetrelik bir yapay damar yapılarak hayata döndürüldü. Literatüre girebilecek bir vaka, nadir yapılan işlemlerden. Bu bölgede ilk yapılan ameliyatlardan birisi." dedi.</p>

<p>Kalp Damar Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yusuf Çorbacıoğlu da ekibiyle başarılı bir ameliyat gerçekleştirdiklerini söyledi.</p>

<p>Hastanın iyileşme sürecinin de olumlu gittiğini ifade eden Çorbacıoğlu, şunları kaydetti:</p>

<p>"Aort kapağında ciddi bir kaçağı vardı. Aort ve aortun kalbe yakın kısmı yırtıktı. Kafaya giden damarları ve o iç organlara giden damarlarında da ciddi yırtıklar vardı. O yüzden aort kökü ve kapağı dahil bütün aortunu değiştirmek mecburiyetindeydik. Bunu da Türkiye'de ve dünyada yeni yeni kullanılan yeni nesil bir greft tekniğiyle uyguladık. Bu greft tekniğiyle literatürde yapılan nadir vakalardandır."</p>

<p>Ameliyatın bir kısmını açık yöntemle cerrahi olarak değiştirdiklerini belirten Çorbacıoğlu, "Diğer kısmını da anjiyografi ünitesinde kapalı yöntemle, hem beyne ve boyuna giden damarları hem de diğer iç organlara giden damarları anjiyografi yöntemlerle yaptık. Hibrit bir yöntemdir. Bütün aort ve kapağının dahil değiştiği büyük bir ameliyattır." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Aydın Özçelik ise ameliyattan önce nefes darlığı gibi sorunlar yaşadığını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ameliyatı gerçekleştiren hekim ve hemşirelere teşekkür eden Özçelik, "Allah'a şükür kurtulduk. Bizim gibi risk durumu yüksek, kurtulma umudu az olan hastalarda Yusuf hocamın uygulamış olduğu yeni teknik bize umut oldu." diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kibristurk.com/gaziantepte-aort-yirtigi-olan-hastaya-90-santimetrelik-yapay-damar-takildi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibristurkcom.teimg.com/crop/1280x720/kibristurk-com/uploads/2026/06/yapay-aort-2468113-1.jpg" type="image/jpeg" length="99688"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öksüz'den EBOLA açıklaması: Panik yaratacak bir tablo “şimdilik” söz konusu değil, ancak dikkatli olmalıyız]]></title>
      <link>https://www.kibristurk.com/oksuzden-ebola-aciklamasi-panik-yaratacak-bir-tablo-simdilik-soz-konusu-degil-ancak-dikkatli-olmaliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/oksuzden-ebola-aciklamasi-panik-yaratacak-bir-tablo-simdilik-soz-konusu-degil-ancak-dikkatli-olmaliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eczacı Umut Öksüz, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda’da görülen Ebola salgınına ilişkin Dünya Sağlık Örgütü’nün uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan ettiğini belirterek, "Panik yaratacak bir tablo 'şimdilik' söz konusu değil, ancak dikkatli olmalıyız" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Eczacı Umut Öksüz, Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda’da, Bundibugyo virüsünün yol açtığı Ebola salgınının sürdüğünü açıkladı.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), söz konusu salgını “uluslararası boyutta halk sağlığı acil durumu” (PHEIC) olarak ilan etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Güncel tabloya göre (29 Mayıs 2026 tarihi itibarıyla), iki ülkede toplam bin 200’ü aşkın şüpheli ve doğrulanmış vaka ile 240’tan fazla ölüm bildirildi. Gerçek sayının daha yüksek olabileceği değerlendiriliyor. Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Uganda’da acil durum yönetiminin sürdüğü ifade edildi.</p>

<p>Öksüz, KKTC’ye Afrika kıtası ve uluslararası aktarma noktalarından yoğun giriş çıkış olması nedeniyle başta Ercan Havalimanı olmak üzere tedbirlerin gözden geçirilmesinin önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Ebola virüsünün bulaş yoluna da değinen Öksüz, hastalığın grip gibi hava yoluyla kolay yayılmadığını, çoğunlukla hasta kişinin kanı ve vücut sıvılarıyla yakın temas sonucu bulaştığını ifade etti.</p>

<p>Son 21 gün içinde Ebola vakası bildirilen bölgelere seyahat edenlerin veya bu bölgelerden gelen kişilerle temas kuranların dikkatli olması gerektiği kaydedildi.</p>

<p>Hastalığın belirtileri arasında ateş, halsizlik, kusma, ishal, kas ağrısı ve açıklanamayan kanamanın yer aldığı, bu belirtileri taşıyanların vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Öksüz, eczacıların toplum sağlığına en yakın ilk temas noktalarından biri olduğuna dikkat çekerek meslektaşlara yönelik bilgilendirme çalışmalarının başlatıldığını söyledi.</p>

<p>Bilimsel bilgi, sakinlik ve doğru yönlendirme ile halk sağlığının korunmaya devam edileceğini ifade eden Öksüz, KKTC’de şu an için panik yaratacak bir tablonun bulunmadığını ancak hazırlıklı, dikkatli ve koordineli olunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Öksüz, “Panik yok, rehavet yok, bilimsel takip ve erken uyarı var” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Öksüz açıklamasında, Verilerin Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası sağlık otoritelerinin 29 Mayıs 2026 tarihli kaynaklarına dayandığını belirtti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kibristurk.com/oksuzden-ebola-aciklamasi-panik-yaratacak-bir-tablo-simdilik-soz-konusu-degil-ancak-dikkatli-olmaliyiz</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 22:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibristurkcom.teimg.com/crop/1280x720/kibristurk-com/uploads/2026/05/11-377.png" type="image/jpeg" length="89775"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sınır Tanımayan Doktorlar: Ebola daha önce benzeri görülmemiş bir hızla yayılıyor]]></title>
      <link>https://www.kibristurk.com/sinir-tanimayan-doktorlar-ebola-daha-once-benzeri-gorulmemis-bir-hizla-yayiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/sinir-tanimayan-doktorlar-ebola-daha-once-benzeri-gorulmemis-bir-hizla-yayiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusunda başlayan ve nadir bir Ebola türünün neden olduğu salgının olağanüstü hızla yayıldığı bildirildi. Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü, aşısı bulunmayan virüsün küresel risk oluşturabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde patlak veren yeni Ebola salgınının daha önce benzeri görülmemiş bir hızla yayıldığını duyuran Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü, virüsün mevcut aşısının ve tedavisinin bulunmayan nadir bir tür olduğunu açıklayarak küresel kamuoyunu uyardı.</p>

<p>TRT Haber’nin aktardığına göre Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusundaki Ituri eyaletinde başlayan Ebola salgını, uluslararası sağlık örgütlerini alarma geçirdi. Salgının ilan edilmesinin üzerinden henüz iki hafta geçmiş olmasına rağmen, vaka sayılarının ulaştığı boyut insani yardım kuruluşları tarafından "derinden endişe verici" olarak nitelendirildi.</p>

<p>Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü Genel Direktör Yardımcısı Dr. Alan Gonzales, tıp tarihinde daha önce hiçbir Ebola salgınında bu kadar kısa sürede bu denli yüksek vaka artışı kaydedilmediğini vurguladı.</p>

<p>Sahadaki ekiplerin virüsün yayılma hızına yetişmekte zorlandığını belirten Gonzales, yüzlerce şüphelinin test edilmeyi beklediğini ve salgının gerçek boyutunun henüz tam olarak kestirilemediğini ifade etti.</p>

<p><strong>AŞISI OLMAYN NADİR TÜR MÜCADELEYİ ZORLAŞTIRIYOR</strong></p>

<p>Sağlık uzmanlarını en çok endişelendiren hususların başında, salgına yol açan virüsün "Bundibugyo" adı verilen nadir bir Ebola türü olması geliyor. Dünya çapında bilinen yaygın Ebola türlerinin aksine, Bundibugyo varyantına karşı geliştirilmiş ve etkinliği kanıtlanmış bir aşı veya özel bir ilaç tedavisi bulunmuyor.</p>

<p>Yakalanan her üç kişiden birinin ölümüne yol açan bu tehlikeli virüsle mücadele, şu an için yalnızca hastaların karantinaya alınması ve semptomları hafifletmeye yönelik yoğun destek tedavileriyle sınırlı kalıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>SAVAŞ VE KARANTİNA YARRDIMLARI ETKİLİYOR</strong></p>

<p>Bölgedeki insani krizi yerinde incelemek üzere salgının merkez üssü olan Bunia kentine giden Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Başkanı Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, virüsün yayılmasını durdurmak amacıyla uygulanan sınır ve havalimanı kapatmalarının tıbbi yardımları geciktirdiğini açıkladı.</p>

<p>Kongo’nun doğusunda uzun süredir devam eden iç çatışmalar da sağlık ekiplerinin güvenliğini tehdit ederek filyasyon ve ilaçlama çalışmalarını sekteye uğratıyor. Salgının komşu ülke Uganda’ya da sıçrayarak can kaybına yol açması üzerine, uluslararası uçuş hatlarında ve bölge havalimanlarında zorunlu dezenfektan istasyonları kurularak geniş çaplı hijyen seferberliği başlatıldı.</p>

<p><strong>CENAZE GELENEKLERİ VİRÜSÜ YAYIYOR</strong></p>

<p>DSÖ lideri Ghebreyesus, yerel halka seslenerek salgının kontrol altına alınabilmesi için geleneksel alışkanlıkların geçici olarak askıya alınması gerektiği uyarısında bulundu. Özellikle hayatını kaybeden yakınlara son görev amacıyla yapılan dokunma ve yıkama ritüellerinin, virüsün salya, kan ve ter gibi vücut sıvıları yoluyla sağlıklı insanlara hızla bulaşmasına zemin hazırladığını hatırlattı.</p>

<p>Öte yandan Brezilya gibi uzak coğrafyalarda da Kongo’dan dönen ve Ebola şüphesi taşıyan kişilerin karantinaya alınması, yerel bir salgın olarak başlayan krizin küresel bir tehdide dönüşme potansiyelini gözler önüne seriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kibristurk.com/sinir-tanimayan-doktorlar-ebola-daha-once-benzeri-gorulmemis-bir-hizla-yayiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 17:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibristurkcom.teimg.com/crop/1280x720/kibristurk-com/uploads/2026/05/sinir-tanimanayan-doktorlar.png" type="image/jpeg" length="59092"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yerfıstığı alerjisine şaşırtan çözüm]]></title>
      <link>https://www.kibristurk.com/yerfistigi-alerjisine-sasirtan-cozum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/yerfistigi-alerjisine-sasirtan-cozum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Araştırmacılar, alerjisi olan çocukların yaklaşık yüzde 80'inin üç yıllık tedavinin ardından en az üç yerfıstığı yiyebildiğini tespit etti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Küçük çocuklara çok az miktarda yerfıstığı vermenin, alerjilerini üç yıl içinde tedavi edebileceği bir araştırmada öne sürüldü.</p>

<p>Birleşik Krallık'ta her 50 çocuktan birini etkileyen yerfıstığı alerjisi, genellikle ömür boyu sürüyor ve şiddetli alerjik reaksiyonlarla ilgili sürekli endişeye yol açabiliyor.</p>

<p>Hafif reaksiyonlar ağızda kaşıntı ve mide bulantısına neden olurken, şiddetli alerjik reaksiyonlar anafilaksiye, yani dil ve boğazda şişmeye yol açabilir.</p>

<p>Ancak Karolinska Enstitüsü'nden araştırmacılar, yerfıstığı alerjisi olan bir ila üç yaşlarındaki çocuklara her gün az miktarda fıstık vererek onları tedavi etmeyi başardı. Bu miktar, alerjik reaksiyon ortadan kalkana kadar zamanla kademeli olarak artırıldı.</p>

<p>Karolinska Enstitüsü Södersjukhuset Klinik Bilim ve Eğitim Bölümü'nden ve Sachs Çocuk ve Gençlik Hastanesi'nde kıdemli danışman olan Profesör Caroline Nilsson, "Protokolü uygulayan tüm çocuklar, alerjik reaksiyon yaşamadan üç buçuk fıstık yeme hedefine ulaştı ve çoğu 25 fıstığa kadar tüketebildi" diyor.</p>

<p>Nilsson "Sağlık kurumlarında kontrollü koşullar altında gerçekleştirilmesi halinde tedavinin güvenli olduğunu düşünüyoruz" diye ekliyor.</p>

<p>The Lancet Regional Health - Europe'ta yayımlanan çalışmada, İsveç'in Stockholm kentinde yaşayan ve farklı şiddet derecelerinde yerfıstığı alerjisi olduğu doğrulanmış bir ila üç yaşlarındaki 75 çocuk iki gruba ayrıldı. Çocukların 50'sine fıstık cipsleri verilirken, geri kalan 25 çocuk hiç fıstık tüketmedi.</p>

<p>Hastanede çok düşük bir dozla başlatılan tedavi, daha sonra evde günlük alımla sürdürüldü. Çocuklar günde yaklaşık bir buçuk fıstığa eşdeğer düşük bir idame dozuna ulaşana kadar doz her 4-6 haftada bir artırıldı.</p>

<p>Profesör Nilsson, "Bu, yavaş doz artırımı ve düşük idame dozu içeren, küçük çocuklarda oral immünoterapiye ilişkin ilk randomize çalışma" ifadelerini kullanıyor.</p>

<blockquote>
<p>Fıstık cipslerinin kolayca sindirilmesi, ailelerin tedaviyi takip etmesini kolaylaştırırken, sonuçların ne kadar olumlu olduğuna şaşırdık.</p>
</blockquote>

<p>Üç yıl boyunca fıstık cipslerini tüketen çocukların yüzde 82'si, tedavide 4 haftalık bir ara verdikten sonra bile alerjik reaksiyon göstermeden en az üç buçuk fıstık yiyebildi.</p>

<p>Buna karşılık hiç yerfıstığı tüketmeyen kontrol grubundaki çocukların sadece yüzde 12'si üç buçuk fıstık yemeyi tolere edebildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı yan etkiler görülse de çoğu durumda bunlar hafifti ve ağızda kaşıntı veya deri döküntülerine neden oldu. Fıstık dozu artırıldığında ciddi alerjik reaksiyonlar meydana gelirken bazı çocuklara adrenalin iğnesi yapılması gerekti.</p>

<p>Araştırmacılar, tedavinin evde yapılmaması ve her zaman kontrollü koşullar altında, sağlık uzmanlarıyla yakın temas halinde ve tıbbi takip altında gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Karolinska Enstitüsü Kadın ve Çocuk Sağlığı Bölümü'nden Profesör Anna Asarnoj, "İhtiyatlı tedavi yaklaşımı güvenlik açısından önemli bir rol oynuyor gibi görünüyor ancak ciddi reaksiyonlar yine de ortaya çıkabileceğinden, ebeveynlerin bunu evde denememesi gerekiyor" diyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kibristurk.com/yerfistigi-alerjisine-sasirtan-cozum</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 21:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibristurkcom.teimg.com/crop/1280x720/kibristurk-com/uploads/2026/05/22-151.png" type="image/jpeg" length="37311"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zeka pankreas kanserini üç yıl önceden yakalayabiliyor]]></title>
      <link>https://www.kibristurk.com/yapay-zeka-pankreas-kanserini-uc-yil-onceden-yakalayabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/yapay-zeka-pankreas-kanserini-uc-yil-onceden-yakalayabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bir çalışmaya göre yeni yapay zeka modeli, pankreas kanseri belirtilerini klinik tanıdan üç yıla kadar önce BT taramalarında tespit edebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gut adlı akademik dergide yayımlanan araştırmaya göre Mayo Clinic'ten araştırmacıların geliştirdiği teknoloji, pankreasta insan gözüyle seçilemeyen "görünmez" kalıpları tanımlıyor.</p>

<p>Çoğu hastada karın ağrısı veya kilo kaybı gibi belirtiler ortaya çıktığında, kanser genellikle ileri aşamaya ulaşmış oluyor. Pankreas kanserinin 5 yıllık hayatta kalma oranı sadece yüzde 13.</p>

<p>Radyomik tabanlı Erken Tespit Modeli adı verilen yapay zeka çerçevesi, başlangıçta ilgisiz durumlar için taranan ancak daha sonra pankreas kanserine yakalanan hastalardan alınan yaklaşık bin BT taramasıyla eğitildi.</p>

<p>Kurul onaylı radyologlarla yapılan doğrudan karşılaştırmada yapay zeka, hastalığın erken belirtilerini tespit etmede önemli ölçüde daha etkiliydi.</p>

<p>Pankreas karın boşluğunun derinliklerinde yer aldığından bu organdaki tümörleri bulmak son derece zor ve bu da fiziksel muayeneleri etkisiz kılıyor. Ayrıca genel halk için rutin bir tarama yöntemi de mevcut değil.</p>

<p>Bağımsız bir test setinde (493 tarama) model, gizli kanseri yüzde 73'lük bir doğruluk oranıyla tespit etti; bu oran, doktorların elde ettiği yüzde 39'luk oranın neredeyse iki katı. Kesin tanıdan iki yıldan fazla zaman önce yapılan taramalarda yapay zeka, radyologlardan neredeyse üç kat daha isabetliydi.</p>

<p>Mayo Clinic radyoloğu ve çalışmanın yazarı Dr. Ajit Goenka, "Hastalığın biyolojisine dayanarak, bunun üç ay içinde aniden ortaya çıkan bir şey olmadığını biliyorduk" dedi.</p>

<blockquote>
<p>İşaretin orada olduğunu biliyorduk. Sadece onu tespit edebilmenin bir yolunu bulmamız gerekiyordu.</p>
</blockquote>

<p>Yapay zeka modeli, organ dokusundaki küçük yapısal bozulmalar olan "radyomik" özellikleri analiz ederek çalışıyor. Goenka, modelin kanseri bağışıklık sisteminden koruyan anormal hücreleri tanımlayabildiğini, bunun bilim insanlarının uzun zamandır tanıdığı ancak standart görüntülemede görselleştirmekte zorlandığı bir işaret olduğunu söyledi.</p>

<p>Moffitt Kanser Merkezi'nden araştırmaya dahil olmayan radyolog Dr. Daniel Jeong, insanların yaptığı mevcut incelemelerin sınırlamalarından bahsetti.</p>

<p>Jeong, NBC News'a, "Bu görüntüleri her gün analiz ediyorum" diye konuştu.</p>

<blockquote>
<p>Gerçekten de kanseri temsil edebilecek ölçülebilir bir kitle arıyoruz. Dolayısıyla bu tümörlerin görünür hale gelmesi için belirli bir seviyeye kadar büyümesi gerekiyor.</p>
</blockquote>

<p>Araştırma önemli bir dönüm noktası olsa da uzmanlar, aracın henüz yaygın kullanım için hazır olmadığı uyarısını yapıyor. Model, gerçek zamanlı doğruluğunu teyit etmek için üç ila 5 yıl hasta takibi gerektiren bir klinik denemede değerlendiriliyor.</p>

<p>Araştırmacılar bu teknolojinin nihayetinde ailesinde hastalık öyküsü veya yeni başlayan diyabeti olanlar gibi yüksek riskli bireyler için bir triyaj aracı olarak kullanılabileceğini öne sürüyor.</p>

<p>Goenka, "Onlarca yıldır karanlıkta dolaştığımız bir hastalıkta bu, bize bitiş çizgisini gösteren bir dönüm noktası ancak yine de bitiş çizgisine ulaşmamız gerekiyor" dedi.</p>

<p>Bu çalışma, mRNA aşıları için yapılan erken aşama denemeleri ve ileri evre vakalarda yaşam beklentisini uzatma konusunda umut vaat eden deneysel ilaçlar da dahil bu alanda son dönemde kaydedilen birçok ilerlemeden biri.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kibristurk.com/yapay-zeka-pankreas-kanserini-uc-yil-onceden-yakalayabiliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibristurkcom.teimg.com/crop/1280x720/kibristurk-com/uploads/2026/05/2-448.png" type="image/jpeg" length="25825"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Füsun Yıldız: “Elektronik sigara masum değil, tütün endüstrisinin yeni tuzağı”]]></title>
      <link>https://www.kibristurk.com/prof-dr-fusun-yildiz-elektronik-sigara-masum-degil-tutun-endustrisinin-yeni-tuzagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/prof-dr-fusun-yildiz-elektronik-sigara-masum-degil-tutun-endustrisinin-yeni-tuzagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göğüs Hastalıkları Uzmanı ve Sağlığa Evet Derneği Üyesi Prof. Dr. Füsun Yıldız, elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerine ilişkin önemli uyarılarda bulundu. Yıldız, bu ürünlerin tütün endüstrisinin kaybettiği zemini yeniden kazanma çabasının bir parçası olduğunu belirterek kamuoyunu bilinçli olmaya çağırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özel Haber</p>

<p></p>

<p>38 yıllık meslek deneyimine sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Füsun Yıldız, elektronik sigaranın çoğu zaman zararsızmış gibi pazarlanmasına rağmen gerçekte nikotin bağımlılığını sürdürmeyi amaçlayan bir stratejinin ürünü olduğunu söyledi. Geleneksel sigaraya yönelik yasaklar, artan vergiler ve gençler arasında yükselen sağlık bilincinin tütün endüstrisini yeni ürünler geliştirmeye ittiğini belirten Yıldız, elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin bu noktada devreye sokulduğunu dile getirdi.</p>

<p>Bu ürünlerin özellikle gençler ve kadınlar hedef alınarak pazarlanıldığını vurgulayan Prof. Dr. Füsun Yıldız, “Nikotin daha modern, teknolojik ve zararsızmış gibi gösterilen bir ambalajla sunuluyor. Ancak bu ürünler bağımlılığı sürdürmekten başka bir işe yaramıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bilimsel araştırmaların elektronik sigara aerosolünde nikotin, kanserojen maddeler, ağır metaller, uçucu organik bileşikler, aroma kimyasalları ve ultra ince partiküller bulunduğunu ortaya koyduğunu belirten Yıldız, bu nedenle söz konusu ürünlerin masum bir buhar olmadığını söyledi.</p>

<p>Elektronik sigaranın sigara bırakma yöntemi olarak gösterilmesinin de doğru olmadığını dile getiren Prof. Dr. Füsun Yıldız, tütün endüstrisinin bu yönde güçlü bir pazarlama stratejisi yürüttüğünü ifade etti. Sağlık profesyonellerinin bu konuda sessiz kalmaması gerektiğini belirten Yıldız, toplumda farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Zararsız veya zararı azaltılmış bir tütün ürünü yoktur” diyen Prof. Dr. Füsun Yıldız, sigara, elektronik sigara, ısıtılmış tütün ürünleri, puro, pipo, nargile ve sarmalık tütünün tamamının insan sağlığı için ciddi riskler taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Tütün endüstrisinin pazarlama stratejilerinin bilimsel gerçeklerle ortaya konulması gerektiğini belirten Yıldız, özellikle gençlerin bu ürünlere yönlendirilmesine karşı toplumun bilinçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KIBRIS, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kibristurk.com/prof-dr-fusun-yildiz-elektronik-sigara-masum-degil-tutun-endustrisinin-yeni-tuzagi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 18:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibristurkcom.teimg.com/crop/1280x720/kibristurk-com/uploads/2026/03/3-387.png" type="image/jpeg" length="23555"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni hastane randevu sistemi devreye girdi]]></title>
      <link>https://www.kibristurk.com/yeni-hastane-randevu-sistemi-devreye-girdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/yeni-hastane-randevu-sistemi-devreye-girdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Hastane Randevu Sistemi devreye alındı; online randevular 7/24 erişime açık, 1101 hattında geçici yoğunluk yaşanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, sağlık hizmetlerine erişimi hızlandırmak ve kolaylaştırmak amacıyla Hastane Randevu Sistemi (HRS)’ni 2 Mart itibarıyla hayata geçirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni sisteme geçiş sürecinde mevcut randevular bir hafta süreyle ertelendi. Bu nedenle 1101 randevu hattında geçici yoğunluk yaşanıyor. Bakanlık, kısa süre içinde yoğunluğun azalmasını ve sistemin olağan işleyişine dönmesini bekliyor.</p>

<p>Online randevu sistemi ise 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet vermeye devam ediyor. Sisteme e-Devlet Kapısı üzerinden, güvenli kimlik doğrulama yöntemiyle erişim sağlanacak. Henüz e-Devlet şifresi bulunmayan vatandaşlar şifrelerini ilgili kaymakamlıklardan alabilecek.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı, geçiş sürecinin sorunsuz tamamlanabilmesi için 1101 hattının bir süre daha mevcut randevu sistemi üzerinden hizmet sunacağını belirtti. Bakanlık, olası kısa süreli aksaklıklara karşı vatandaşların anlayış göstermesinin sürecin sağlıklı ve hızlı ilerlemesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kibristurk.com/yeni-hastane-randevu-sistemi-devreye-girdi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibristurkcom.teimg.com/crop/1280x720/kibristurk-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-02-125128.jpg" type="image/jpeg" length="57002"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Midye sevenler dikkat! Hepatit A ve norovirüs iddialarına resmi açıklama geldi]]></title>
      <link>https://www.kibristurk.com/midye-sevenler-dikkat-hepatit-a-ve-norovirus-iddialarina-resmi-aciklama-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/midye-sevenler-dikkat-hepatit-a-ve-norovirus-iddialarina-resmi-aciklama-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Körfezi’nde midyelerde hepatit A ve norovirüs tespit edildiği iddialarına ilişkin açıklama yapan İl Müdürlüğü, haberlere konu edilen bölgelerin Bakanlığın resmi izleme ve sınıflandırma sisteminde yer almadığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde İzmir Körfezi’nde midyelerde hepatit A ve norovirüs bulunduğuna dair çıkan haberler üzerine kamuoyunu bilgilendiren İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, resmi izleme programları kapsamında İzmir İç Körfez’de onaylı midye avcılığı ya da yetiştiriciliği alanı bulunmadığını vurguladı.</p>

<p>Açıklamada, “Haberlere konu edilen bölgeler Bakanlığımızın izleme ve sınıflandırma sistemi içerisinde yer almamaktadır. İlimizde belirlenmiş üretim alanlarında kara midye ve akivades türleri düzenli olarak analiz edilmekte, mikrobiyolojik ve kimyasal kontroller yapılmaktadır. Bu alanlardan elde edilen ürünler, üretim alanının sınıfına göre arındırma veya ısıl işlemden geçirilmeden doğrudan piyasaya sunulmamaktadır.” ifadelerine yer verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İzmir Körfezi’nin bazı iç kesimlerinde midye avcılığının yasak olduğu hatırlatılan açıklamada, izinsiz ve izlenmeyen alanlardan yapılan avcılık faaliyetlerinin yasa dışı olduğu ve 7/24 denetlendiği kaydedildi.</p>

<p>Yetkililer, vatandaşların yalnızca onaylı ve güvenilir satış noktalarından temin edilen su ürünlerini tercih etmelerinin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>Ne olmuştu?</strong></h2>

<p>Dokuz Eylül Üniversitesi ile Adnan Menderes Üniversitesi iş birliğinde, TÜBİTAK destekli yürütülen bir çalışmada İzmir Körfezi’nden alınan midye örneklerinin yaklaşık üçte birinde hepatit A ve norovirüs tespit edildiği açıklanmıştı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kibristurk.com/midye-sevenler-dikkat-hepatit-a-ve-norovirus-iddialarina-resmi-aciklama-geldi</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 18:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibristurkcom.teimg.com/crop/1280x720/kibristurk-com/uploads/2026/02/midye.webp" type="image/jpeg" length="16882"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı yeni hastane randevu sistemini 2 Mart’ta devreye alıyor]]></title>
      <link>https://www.kibristurk.com/saglik-bakanligi-yeni-hastane-randevu-sistemini-2-martta-devreye-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/saglik-bakanligi-yeni-hastane-randevu-sistemini-2-martta-devreye-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, mart ayı başına kadar mevcut randevu sistemiyle hizmet verilmeye devam edileceğini, 2 Mart itibarıyla ise telefonla ve e-Devlet üzerinden 7/24 erişilebilen yeni Hastane Randevu Sistemi’nin devreye gireceğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, sağlık hizmetlerinde dijital dönüşüm kapsamında yeni Hastane Randevu Sistemi’nin (HRS) devreye alınacağını duyurdu.</p>

<p>Bakanlık açıklamasında, sistemin vatandaşların sağlık hizmetlerine daha hızlı ve kolay erişimini sağlamak amacıyla hayata geçirildiği belirtilerek, bunun yalnızca teknik bir güncelleme değil; erişilebilirlik ve vatandaş memnuniyetini merkeze alan yapısal bir dönüşüm olduğu vurgulandı.</p>

<p>Geçiş sürecinin planlı ve sorunsuz şekilde tamamlanabilmesi için mart ayı başına kadar mevcut randevu sistemiyle hizmet sunulmaya devam edileceği kaydedildi.</p>

<p>2 Mart itibarıyla yeni sistemle birlikte vatandaşların randevularını telefon aracılığıyla alabileceği, online randevu sisteminin ise haftanın 7 günü 24 saat kesintisiz hizmet vereceği ifade edildi.</p>

<p>Online randevu sistemine, e-Devlet Kapısı üzerinden güvenli kimlik doğrulama yöntemiyle erişim sağlanacağı belirtilen açıklamada, sistemi kullanabilmek için e-Devlet şifresinin gerekli olduğu, henüz şifresi bulunmayan vatandaşların ise şifrelerini ilgili kaymakamlıklardan temin edebileceği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamada, geçiş sürecinde herhangi bir mağduriyet yaşanmaması adına tüm teknik ve idari ekiplerin yoğun ve titiz bir çalışma yürüttüğü ifade edilerek, oluşabilecek kısa süreli aksaklıklara karşı vatandaşların anlayışının önemine dikkat çekildi.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı, hedeflerinin güçlü dijital altyapı ile desteklenen, hızlı, erişilebilir ve sürdürülebilir bir sağlık sistemini kalıcı hale getirmek olduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kibristurk.com/saglik-bakanligi-yeni-hastane-randevu-sistemini-2-martta-devreye-aliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibristurkcom.teimg.com/crop/1280x720/kibristurk-com/uploads/2026/02/ekran-goruntusu-2026-02-24-115201.jpg" type="image/jpeg" length="74204"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DAÜ Hemşirelik Bölümü’nden Uluslararası Cinsel Sağlık Kongresi’ne Bilimsel Katkılar]]></title>
      <link>https://www.kibristurk.com/dau-hemsirelik-bolumunden-uluslararasi-cinsel-saglik-kongresine-bilimsel-katkilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kibristurk.com/dau-hemsirelik-bolumunden-uluslararasi-cinsel-saglik-kongresine-bilimsel-katkilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğu Akdeniz Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik Bölümü öğretim üyeleri Doç. Dr. Rojjin Mamuk, Dr. Sinem Dağ Canatan, Dr. Gülsen Müsteyde Altan Denizer, Dr. Emine Temizkan Sekizler ve çok sayıda araştırma görevlisi ile bölüm mezunları, 5–8 Şubat 2026 tarihleri arasında Concorde Luxury Resort’ta düzenlenen 12. CİSEF Uluslararası Cinsel Sağlık Kongresi’nde DAÜ’yü başarıyla temsil etti. Dünya Cinsel Sağlık Akademisi (WASHE) ile Cinsel Sağlık Dernekleri Federasyonu (CİSEF) iş birliğinde gerçekleştirilen kongre, uluslararası ve multidisipliner yapısıyla dikkat çekti.</p>

<p></p>

<p><strong>Kronik Hastalıkların Cinsel Sağlık Üzerindeki Etkilerini Paylaştı</strong></p>

<p>Kongreye davetli konuşmacı olarak katılan Doç. Dr. Rojjin Mamuk, “Kronik Bedenlerde Cinsellik” başlıklı sunumunda kronik hastalıkların cinsel sağlık üzerindeki etkilerini biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla ele aldı. Sunumda, dünyada her yıl yaklaşık 43 milyon bireyin kronik hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirdiği ve daha fazla sayıda kişinin bu hastalıklarla ömür boyu yaşamak zorunda kaldığını vurgulayan Doç. Dr. Mamuk, kronik hastalıkların yaşamın tüm evrelerini kapsaması nedeniyle, cinsel sağlığı evrensel ve zamansız bir boyuta taşıdığının altı çizdi. Doç. Dr. Mamuk, söz konusu nedenlerin sağlık hizmetlerinde hasta merkezli ve biyopsikososyal bakım yaklaşımları kaçınılmaz kıldığını belirtti.</p>

<p></p>

<p>Kongreye sözlü bildiri ile katılan Dr. Emine Temizkan Sekizler ise, infertilite tedavi sürecinde yaşanan medikalizasyonun çiftlerin cinsel sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini ele alarak, hemşirelik bakımının bu süreçteki koruyucu ve destekleyici rolünü paylaşmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p>Bu uluslararası katılım, Doğu Akdeniz Üniversitesi Hemşirelik Bölümü’nün sağlık bilimleri alanındaki akademik birikimini küresel bir platformda görünür kılarken, üniversitenin kronik hastalıklar, cinsel sağlık ve bütüncül bakım alanlarında yürüttüğü bilimsel çalışmaların uluslararası düzeyde paylaşılmasına da önemli katkı sağlamıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.kibristurk.com/dau-hemsirelik-bolumunden-uluslararasi-cinsel-saglik-kongresine-bilimsel-katkilar</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 14:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kibristurkcom.teimg.com/crop/1280x720/kibristurk-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-13-at-150635.jpeg" type="image/jpeg" length="78193"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
