Haftalık Kathimerini “AB’nin Karşılıklı Yardım Maddesi NATO’nun Gölgesinde… 42.7 Maddesi İttifakın Tamamlayıcısı… Lefkoşa’nın Beklentileri Alçak İrtifada” başlık ve spotuyla manşete çektiği haberinde, Türkiye’de gerçekleştirilecek NATO zirvesi öncesinde AB’nin, NATO’ya bağlılığını ilettiğine dikkat çekti. “AB NATO’ya, Kuzey Atlantik İttifakı'nın tamamlayıcısı olarak iş görebilmek için sadece hibrit tehditlerin yönetilmesi açısından olanaklarını haritalandırdığını teyit ediyor.” vurgusunu yaptı.

Haberde, Güney Kıbrıs’ın da katıldığı PSC görüşmeleri sırasında AB üyesi 5 ülkenin, herhangi bir şekilde NATO faaliyetlerinin üzerine çıkılmasına karşı çıktığına işaret edildi. Çekya, Romanya ve Lüksemburg’un da bir “Avrupa Ordusu kurulmasına karşı olduklarını açıklama gereği duyduğuna” vurgu yapıldı.

Ankara’da 7-8 Temmuz’da yapılacak NATO zirvesi öncesinde AB’nin de Kuzey Atlantik İttifakı’nın (NATO) Avrupa ailesinin ana güvenlik bacağı olduğunu açıkça ortaya koyduğu ve böylece 42-7 maddesini “tamamlayıcı ve yardımcı” role indirgediğine dikkat çekildi.

Gazeteye göre, 42-7 maddesinin tamamlayıcılık vasfına AB Sözleşmesi de birincil hukuk düzeyinde işaret ediyor. PSC’nin vardığı sonuç, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in bizzat atıf yaptığı ve Güney Kıbrıs’ın, “saldırıya uğraması halinde Avrupalı ortaklarının yardımını almak için atıf yapabileceği düşüncesiyle büyük beklentilerle seferber ettiği 42-7 maddesinin rolünü siyasi açıdan da kesinlikle sınırlandırıyor.

Bu gelişmenin, pratikte, Rum yönetiminin beklentilerini yere indirmekte olduğu ve NATO üyesi olan 23 AB üyesi (Yunanistan hariç) için NATO’nun ‘mutlak pusula’ olduğunu açıkça ortaya koyduğuna işaret edildi. 23 AB üyesinin, ABD’den sonra ikinci büyük ordusu ile Türkiye’nin üyesi olduğu NATO’nun belirlediği çerçevenin bilinciyle hareket etmesinin beklendiğine vurgu yapıldı.

Gazete geriye kalan üç ülke olan Avusturya, İrlanda ve Malta’nın tercihen tarafsız tavır sergilediğine dikkat çekerek, “bu da Avrupa karşılıklı yardım maddesine mutlak otonomi statüsü kazandırmak ve sözleşmeler aracılığıyla topyekun savunma kurmak isteyen tek ülkenin Kıbrıs olduğunu açıkça ortaya koyuyor.” ifadesini kullandı.

Haftalık Simerini ise Türkiye’nin, “Kıbrıs sorununun çözümünden önce veya sonra Kıbrıs da dahil Doğu Akdeniz Bölgesi'ni Adana’daki çok uluslu NATO karargahının operasyonel kontrolü altına sokmak istediğini, onaylanması halinde böyle bir karargahın çok uluslu olsa bile Türk komutası altında bulunacağını yazdı.

Gazete analiz haberini “AB’nin Mavi Vatan’a Arka Çıkmasıyla Kıbrıs NATO Aracılığıyla Türkiye’nin Eline Düşüyor… Adana’da Türk Karargahı Onaylanırsa Güvenlik ve Kıbrıs Sorunu Alaşağı” başlık ve spotlarıyla manşete çekti.

Türkiye’nin, İstanbul’da da benzer bir karargah oluşturmak istediğini yazan gazete, biri İstanbul’da, biri halihazırda var olan İzmir’de ve biri de Adana’da olacak bu karargahlarla Doğu Akdeniz’i ve Orta Doğu’nun ötesini kapsamakta olduğunu yazdı.

Biri halihazırda İzmir’de faaliyette olan karargahlardan İstanbul ve Adana’da da oluşturulmak istendiği, bu iki nokta harita üzerine yerleştirildiğinde Türkiye içerisindeki karargahın NATO üzerinden Mavi Vatan alanını kapsadığının görüldüğüne dikkat çeken gazete, bu meselenin Kıbrıs sorunundaki durumu ve genel Türk-Yunan ilişkilerini karmaşıklaştırdığını öne sürdü.

Gazete mevcut şartlar altında Baf’taki “Andreas Papandreu Hava Üssü"ne konuşlanacak ABD ve diğer Avrupa güçleri olan müttefikleri, İran’la olan gibi bir kriz olması ve NATO’nun katılması durumunda Güney Kıbrıs’ın nasıl davranacağını sorguladı.

Güney'de Yabancı İstihdamı Düştü
Güney'de Yabancı İstihdamı Düştü
İçeriği Görüntüle

Gazete bugün RMMO’da olan hava üssünün komutasını Adana’daki çok uluslu NATO karargahı aracılığıyla Türkiye’ye mi vereceğini, yoksa bunun dışında mı kalacağını sordu. Dışında kalsa bile ABD’nin ve diğer güçlerin hava üssü ve diğer hava ve deniz limanlarındaki faaliyetlerine izin verip vermeyeceğini sorguladı.

Ankara’da 7-8 Temmuz’da gerçekleştirilecek NATO zirvesinde Türkiye’nin, Adana’da Türk komutası altında bir çok uluslu karargah kurulmasına onay almaya çalışacağını belirten gazete, AB’nin de bunda bir sorun görmüyor göründüğüne dikkat çekti. Kaja Callas’ın geçen çarşamba günü Ankara’da yaptığı temaslar sonrasında yaptığı “Türkiye güvenlik, göç ve enerji konularında ortağımızdır.” açıklamasına yer verdi. Ankara’da temaslarda bulunan diğer AB yetkililerinin de benzer açıklamalarda bulunduğuna işaret etti.