HABER MERKEZİ- Altın piyasalarında son dönemde yaşanan sert dalgalanmalar yatırımcıların dikkatini yeniden değerli metallere çevirdi. Küresel rezervlerde yaşanan değişim, merkez bankalarının fiziki altına yönelmesi, FED'in faiz politikası, doların seyri ve dünyanın farklı bölgelerinde artan jeopolitik gerilimler, altının geleceğine ilişkin beklentileri yeniden şekillendiriyor. Beykent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Ferman, CNN TÜRK canlı yayınında altın ve gümüşte yaşanan hareketleri değerlendirirken, özellikle yılın son çeyreği için altında yukarı yönlü beklentilerin devam ettiğine dikkat çekti.

ALTIN KÜRESEL REZERVLERDE TARİHİ EŞİĞİ AŞTI

Küresel piyasalarda altının konumu yeniden tartışılırken, merkez bankalarının alımları dikkat çekiyor. Altının, küresel rezervlerde ABD Hazine tahvillerini geride bırakarak tarihi bir eşiği aşması, değerli metalin yalnızca bireysel yatırımcılar açısından değil devletler açısından da yeniden stratejik bir konuma geldiğine işaret ediyor.

Prof. Dr. Murat Ferman, geride bırakılan dönemde dünyadaki jeopolitik gerginliklerin ve ekonomik gelişmelerin temposunun arttığını belirterek, bunun finansal varlık fiyatlarında daha sert hareketlere neden olduğunu söyledi. Ferman, önceki dönemde altın ve gümüşte dikkat çekici primler yaşandığını, ancak piyasaya gelen gelişmelerin ardından bu kazançların kısa süre içerisinde önemli ölçüde geri verildiğini hatırlattı.

Altın fiyatlarında son dönemde aşağı ve yukarı yönlü hareketlerin daha hızlı gerçekleştiğine dikkat çeken Ferman, yatırımcılar açısından dalgalanma riskinin arttığını vurguladı.

Borsa günü yükselişle tamamladı
Borsa günü yükselişle tamamladı
İçeriği Görüntüle

FED BEKLENTİSİ ALTININ YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRDİ

ABD'de açıklanan istihdam verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi, FED'in para politikasına ilişkin beklentileri yeniden gündeme taşıdı. Prof. Dr. Murat Ferman, piyasalarda genel kabul gören yaklaşımın, FED'in faiz artırımı ihtimalinin güçlenmesinin altın üzerinde baskı oluşturması yönünde olduğunu söyledi. Ferman, güçlü doların da altının yükselişini sınırlayan önemli unsurlardan biri olduğuna dikkat çekerek, son dönemde altında yeniden aşağı yönlü baskı oluştuğunu ifade etti.

Türkiye piyasalarında da bu etkinin görüldüğünü belirten Ferman, ancak ABD Başkanı Donald Trump ve Hazine Bakanı'nın açıklamalarının piyasalardaki beklentileri yeniden değiştirmeye çalıştığını dile getirdi. Trump'ın FED'in faiz indirimi seçeneğini düşünmesi gerektiğine yönelik mesajlarının, faiz artırımı ihtimalinin güçlendiği bir ortamda önemli olduğunu belirten Ferman, bu açıklamaların en azından faiz artışlarının önünü kesmeye yönelik bir hamle olarak değerlendirildiğini aktardı.

Ferman'ın dikkat çektiği bir diğer başlık ise ABD Hazine Bakanı'nın petrol fiyatlarına ilişkin değerlendirmesi oldu. Hazine Bakanı'nın, barışın sağlanması ve yeni kaynakların devreye girmesiyle petrol fiyatlarının 40 dolar seviyelerine kadar gerileyebileceği yönündeki açıklamasını hatırlatan Ferman, ABD'nin artık en büyük tedarikçilerden biri olduğuna yönelik değerlendirmelerin de piyasalar açısından önemli olduğunu söyledi.

Bu gelişmelerin özellikle seçimler öncesinde yukarı yönlü faiz hareketlerinin önünü kesmeye yönelik adımları hatırlattığını belirten Ferman, ABD'nin daha önce tahvil alım finansmanını artırarak FED'in doğrudan yapmadığı faiz indirimi etkisini dolaylı olarak oluşturmaya çalıştığını ancak piyasaların buna tepki verdiğini ifade etti.

ALTIN VE PETROLÜN SAVAŞLA DEĞİŞEN İLİŞKİSİ

Altın ve petrol arasındaki ilişki de son dönemde savaşlar ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle daha fazla öne çıktı. Savaşın başlamasıyla birlikte altının yükselmesinin beklendiğini ancak petrodolar sistemi nedeniyle fiyatların beklenenin aksine aşağı yönlü hareket ettiği dönemler yaşandığını belirten değerlendirmelerde, doların gelecekteki seyri altının yönü açısından yeniden kritik bir unsur olarak öne çıktı. Prof. Dr. Murat Ferman, son dönemde özellikle dolarla ilgili tartışmaların ve değerlendirmelerin dozunun arttığını söyledi.