Kıbrıs Türk Sanayi Odası, Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası, Kıbrıs Türk Otelciler Birliği ve Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği, sürecin ihalesiz ve şeffaflıktan uzak yürütüldüğü gerekçesiyle tasarının geri çekilmesini istedi.
Açıklamalarda, dijital altyapının güçlendirilmesinin ülke açısından stratejik önem taşıdığı vurgulanırken; hukuka uygunluk, rekabet, yerli firmaların sürece dahil edilmesi ve kamu yararının açık biçimde güvence altına alınması gerekliliğine dikkat çekildi. Örgütler, protokolün mevcut haliyle yürürlüğe girmesinin ilerleyen süreçte hukuki ihtilaflara ve kamu zararına yol açabileceği uyarısında bulunarak, tüm tarafların katılımıyla şeffaf ve rekabete açık bir ihale sürecinin başlatılması çağrısı yaptı.
KTSO: KKTC’nin dijital geleceği, ortak aklın ve kurumsal şeffaflığın ürünü olmalıdır
Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO), hükümeti, hukuki ihtilaflara yol açması muhtemel “Fiber Optik Altyapısının Geliştirilmesi Protokolü"nü geri çekmeye davet etti.
KTSO, KKTC’nin dijital dönüşüm sürecinde fiberoptik altyapının geliştirilmesinin stratejik bir zorunluluk olduğuna vurgu yaparak, “KKTC’nin dijital geleceği, ortak aklın ve kurumsal şeffaflığın ürünü olmalıdır” dedi.
Odadan yapılan yazılı açıklamada, güçlü ve çağdaş bir fiber altyapının ülkenin ekonomik rekabet gücü, yatırım ortamı ve kamu hizmetlerinin kalitesi açısından hayati önemde olduğu vurgulandı.
KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti arasında imzalanan “Fiber Optik Altyapısının Geliştirilmesi Protokolü”nün bugün Cumhuriyet Meclisi’nde tartışmalara konu olduğuna işaret edilen açıklamada, stratejik, ekonomik ve güvenlik açısından kritik bir projenin, ihalesiz, şeffaflıktan uzak ve yerel paydaşlar dışlanarak hayata geçirilmek istenmesine itirazları olduğu kaydedildi.
“Bu proje, KKTC telekomünikasyon sektörünün mevcut yapısını ve geleceğini yeterince gözetmemektedir ve yerli yatırımcıyı sürecin dışında bırakmaktadır” denilen açıklamada, şunlar dile getirildi:
“Hukuki açıdan Anayasa Mahkemesi’nden dönme riski taşımaktadır. Ekonomik ve rekabet açısından uzun vadeli sakıncalar içermektedir. Her fırsatta yerli üretimi ve yerli yatırımcıyı desteklediğini ifade eden yöneticilerimizin, ülkemizin dijital omurgasını oluşturacak böylesi bir projede yerli firmalara fırsat tanımaması ciddi bir çelişkidir. Kapasite ve teknik yeterliliğe sahip yerli firmalarımızın ihaleye katılabileceği, rekabetçi ve şeffaf bir sürecin işletilmesi gerekirdi.
Bugün gelinen noktada, protokolün sert tartışmalara neden olması ve toplumun geniş kesimlerinde şüphe yaratması, sürecin başından itibaren şeffaf yürütülmemesinin doğal sonucudur.
Kıbrıs Türk Sanayi Odası olarak, toplumun ortaya koyduğu demokratik tepkiyi ve toplumsal muhalefeti anladığımızı ve bu noktada şeffaflık talebine destek verdiğimizi belirtiriz. Hükümeti, hukuki ihtilaflara yol açması muhtemel bu protokolü geri çekmeye davet ederiz. Olası bir Anayasa Mahkemesi iptaliyle ülkenin zaman ve itibar kaybetmesinin önüne geçilmelidir. Tüm tarafların katılımıyla, rekabetçi, şeffaf ve hukuka uygun bir ihale süreci başlatılmalıdır."
Stratejik öneme sahip bu projenin; toplumu bölen değil birleştiren, şüphe uyandıran değil güven veren, dışlayıcı değil kapsayıcı bir anlayışla yeniden ele alınması gerektiğine dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Çağrımız sağduyuyadır… KKTC’nin dijital geleceği siyasi polemiklerin değil, ortak aklın ve kurumsal şeffaflığın ürünü olmalıdır.
Toplumun hiçbir kesiminin şüphe duymayacağı, hukuka uygun, ekonomik ve teknik açıdan sürdürülebilir yeni bir protokol oluşturulması mümkündür ve gereklidir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
KTEZO: Fiber optik protokolü yeniden ele alınarak, endişeler giderilmeli
Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO), fiber optik protokolünün yeniden ele alınarak, endişelerin giderilmesi gerektiğini kaydetti.
Odadan yapılan yazılı açıklamada, ülke insanının kapasitesi ve üretici gücünün, her yeni hamle ile aşağılara çekildiği savunularak, “Çalışma hayatı içinde sorumluluk almadan, üretmeden, yönetmeden ne beceri oluşur ne kapasite gelişir. Tüm sektörler için geçerli olan doğru elbette ki Telefon Dairemiz için de geçerlidir” denildi.
Havacılık, havaalanı, su işleri, karayolları, TÜK, Cypruvex gibi kurumlarda yaşananların tekrarının yaşanmaması gerektiği kaydedilen açıklamada, sağlık, eğitim ve enerji gibi alanlarda da aynı tehlikelerin söz konusu olduğu ifade edildi.
Telefon Dairesi’nin, yıllarca sürüncemede, açmazda bırakıldığı, yatırım yapmak yerine pazar payı geriletildiği belirtilen açıklamada, şöyle devam edildi:
“Sahip çıkmak, düzeltmek varken, ihmalin her türlüsü yaşatılmıştır. Böyle bir sonucun ortaya çıkmasında payımızın olduğunu kabul etmek zorundayız. Bu süreçte elde edilen gelirler borçları ödemek yerine, bütçe üzerinden iç edilerek başka yerlerde kullanılmıştır.”
Telekomünikasyon Dairesi’nin getirildiği noktada yardıma ve yatırıma ihtiyaç duyduğunun herkesin görebildiği bir gerçek olduğu ifade edilen açıklamada, “Ancak bu ülkenin işçisini, mühendisini, insanını dahil etme dışında seçenek yoktur. Bu ülke insanının beceri ve kapasitesini artıracak şekilde protokol yeniden ele alınarak, endişeler giderilmelidir” denildi.
Türk Telekom’un, yasaların öngördüğü denetimlerin dışına çıkarıldığı, BTHK’nın devre dışı bırakıldığı savunulan açıklamada, gelir getirici tüm faaliyetler Türk Telekom’a devredilirken, bundan sonraki süreçte, gider kalemlerinin Telekomünikasyon Dairesi’ne yüklendiği ileri sürüldü.
Yasalar çerçevesinde ihale zorunluluğu da dikkate alınarak, toplumsal uzlaşı zemini arayışının şart olduğu kaydedilen açıklamada, söz konusu protokolde ön hazırlık, yeterince istişare olmadığı, yol haritası, gelecekle ilgili kaygıların dikkate alınmadığı savunuldu.
Açıklamada, “Gizli kapılar ardında pişirilmiş ve önümüze konmuştur. Şimdi de onaylanması için zorlama yoluna gidilmiştir. Aklın yolu birdir. Sorun bellidir, çözüm bellidir. Ülkenin kurumsal kapasitesini artırmak için denetim de dahil her alanda insanımızın katılımını sağlamak şarttır” ifadelerine yer verildi.
Kıbrıs Türk Otelciler Birliği: Yasa geri çekilsin, yeniden ele alınsın
Kıbrıs Türk Otelciler Birliği, fiber optik altyapı protokolüne ilişkin yasa tasarısının geri çekilmesini; sürecin şeffaf, rekabete açık, hukuka uygun ve açık biçimde kamu yararını esas alan bir çerçevede yeniden ele alınmasını istedi.
Birlik, yazılı açıklamasında, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yürürlüğe konulmak istenen fiber optik altyapı protokolüne ilişkin gelişmeleri kaygıyla takip ettiğini bildirdi.
Ülkenin, güçlü ve çağdaş bir dijital altyapıya kavuşmasının stratejik bir zorunluluk olduğunu belirten birlik, ancak söz konusu protokolün hazırlanma ve yürütülme sürecinin şeffaflıktan uzak olduğunu, ihale marifetiyle gerçekleştirilmemesi nedeniyle, rekabet koşullarından yoksun ve kamu yararını açık biçimde güvence altına alan mekanizmalar içermemesinin de, ciddi hukuki ayrıca kamusal sakıncalar doğurduğuna dikkat çekti.
Kamu kaynaklarını ve ülkenin stratejik altyapısını doğrudan etkileyen bu nitelikteki düzenlemelerin; açıklık, eşitlik, rekabet, hesap verebilirlik ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi hukuk devleti olmanın temel gereği olduğuna işaret eden birlik, şöyle devam etti:
“Bu haliyle protokolün yürürlüğe konulması, ilerleyen süreçte kamu zararı, hukuki ihtilaflar ve telafisi güç sonuçlar doğurma riski taşımaktadır.
Bu nedenle Kıbrıs Türk Otelciler Birliği olarak bizler; söz konusu protokole ilişkin yasa tasarısının geri çekilmesini, sürecin şeffaf, rekabete açık, hukuka uygun ve açık biçimde kamu yararını esas alan bir çerçevede yeniden ele alınmasını talep etmekteyiz.”
KTİMB: Tasarıyı geri çekin
Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB), Türkiye ile imzalanan fiber optik altyapı protokolünün onayına ilişkin yasa tasarısının geri çekilmesi çağrısında bulundu.
KTİMB’den yapılan yazılı açıklamada, devletin, yasaların uygulayıcısı, koruyucusu ve denetleyicisi olması gerektiğine dikkat çekildi.
Hükümetin, “yasaları yok sayarak, devlet eliyle hukuku açıkça ihlal ettiği” iddiasında bulunan açıklamada, “Bu kabul edilebilir değildir” denildi.
Açıklamada, Özelleştirme Yasası’nın açık hükümler içerdiği belirtilerek, yasa gereği ihaleye çıkma zorunluluğu bulunduğunu ve bu süreçte toplumsal faydanın gözetilmesi gerektiği hatırlatıldı.
KTİMB, hükümete çağrıda bulunarak, fiber optik altyapı protokolüne ilişkin yasa tasarısından bir an önce geri dönülmesini istedi.





