Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (TÜRK-SEN) Genel Başkanı Arslan Bıçaklı ile Kıbrıs Türk Kamu Emekçileri Sendikası (KES), hükümetin uzman doktorluk ve tıp eğitimi alanında yapmak istediği yasa değişikliklerine karşı çıktı.
Sendikalar, ilgili meslek örgütlerinin ve uzmanların tüm itirazlarına rağmen sürecin ilerletilmesini kabul edilemez bulduklarını belirterek, düzenlemelerin insan sağlığını doğrudan riske attığını savundu.
TÜRK İŞÇİ SENDİKALARI FEDERASYONU
Türk İşçi Sendikaları Federasyonu Genel Başkanı Arslan Bıçaklı, hükümetin uzman doktorluk konusunda yapmak istediği yasa değişikliğinde hiçbir öneriyi dikkate almamasını eleştirerek, Tabipler Birliği'nin bu konudaki mücadelesine destek belirtti.
Bıçaklı, yaptığı yazılı açıklamada, direkt insan sağlığını ilgilendiren bir konu olması ve ilgili birliklerin ve doktorların bu konuda yapmış oldukları açıklamalarla, bu değişiklikler yapılaması halinde insan sağlığını etkileyeceği ve birçok sıkıntının yaşanacağı ortadayken Hükümetin bu yapılan itirazlara rağmen “ben yaparım olur” mantığı ile hareket etmesinin kabul edilebilir olmadığını kaydetti.
Bıçaklı açıklamasında, “TÜRK-SEN olarak hükümete çağrımız; bir an önce bu ısrardan vazgeçilmesi ve Tabipler Birliği ile diğer ilgililerin önerileri dikkate alınarak bütün tarafların bir araya gelerek olumlu bir noktaya getirilene kadar yasa değişikliği geri çekilmelidir.” ifadelerine yer verdi.
KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKASI DA DAYANIŞMA GÖSTERDİ
Kıbrıs Türk Kamu Emekçileri Sendikası da (KES), tıp ve uzmanlık süreçlerinde merkezi sınav ve etkin denetimin şart olduğunu belirtti.
KES Başkanı Buran Atakan, yazılı açıklamasında, tıp ve diş hekimliği eğitimi ile uzmanlık süreçlerini “bilimden, liyakattan ve kamu yararından koparan” yaklaşımın bir “yönetim zafiyet” değil, "bilinçli bir halk sağlığı tehdidi” olduğunu ileri sürdü.
Atakan, Milletvekili Filiz Besim’in açıklamalarının gelinen noktanın “vahametini” ortaya koyduğunu söyleyerek, tıp altyapısı ve akademik yeterliliği bulunmayan öğrencilerin denetimsiz biçimde tıp fakültelerine kabul edilmesinin, ardından merkezi sınav ve etkin denetim olmaksızın mezun edilmesinin kabul edilemez olduğunu kaydetti; bu sürecin uzmanlık, cerrahi ve hayati branşlara genişletilme isteğine tepki gösterdi.
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’nin “Siyah Bayrak” çekerek yaptığı açıklamanın, sürecin meslek örgütleri açısından “geri dönülemez bir kırılma noktası” olduğunu gösterdiğini savunan Atakan, Birliğin bu koşullarda verilecek uzmanlıkları tanımayacağını ilan etmesini “yerinde ve geç kalınmış bir uyarı” olarak değerlendirdi.
Mezun olan hekimlerin yetersizliğinin tartışıldığını belirten Atakan, yapılması gerekenin tıp fakültelerine girişi merkezi sınava bağlamak, fakülteleri ve eğitim süreçlerini bağımsız, şeffaf ve etkin biçimde denetlemek olduğunu söyledi; buna rağmen “uzmanlık dağıtılmasının konuşulduğunu” ileri sürdü; “Bu bir cesaret değil, kamuya karşı işlenmiş ağır bir ihmaldir.” dedi.
CUMHURBAŞKANI, SAĞLIK BAKANI VE MİLLETVEKİLLERİNE ÇAĞRI
Atakan, Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek’i konuyu halk sağlığını gözeterek yeniden değerlendirmeye davet etti. Milletvekillerine de çağrı yapan Atakan, “mesleki bilginizi, yeminlerinizi ve topluma karşı sorumluluğunuzu hatırlayın.” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ı da anayasal sorumluluğu çerçevesinde gereğini yapmaya ve sürece müdahil olmaya çağıran Atakan, halkın Cumhurbaşkanı’ndan bunu beklediğini savundu.
KES olarak halk sağlığını tehdit eden bu anlayışa karşı verilecek her türlü mücadelenin içinde olacaklarını belirten Atakan, “Bilinmelidir ki; topluma bunu yaşatmaya çalışanlar, bilimi yok sayanlar, çocuklarımızın geleceğini riske atanlar en ağır cevabı sandıkta alacaktır.” dedi.