Şenkul, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’ndaki görev değişikliğinin ardından kamuoyunda “yeni bakanla birlikte sorunların çözüleceği” yönünde bir algı oluşturulmaya çalışıldığını savundu. Ekonomi ve Enerji Bakanlığı ekiplerinin piyasada fiyat denetimlerine başladığı ve denetimlerin farklı bölgelerde sürdürülmesinin planlandığı açıklanmıştı.
Akaryakıt fiyatlarındaki artışa dikkat çeken Şenkul, “Akaryakıta 8 günde 9 Türk Lirası zam geldi” ifadesini kullanarak, yüksek akaryakıt maliyetlerinin marketlerdeki ürün fiyatlarına da yansımasının kaçınılmaz olduğunu ileri sürdü.
Şenkul, küresel gelişmeler nedeniyle akaryakıt maliyetlerinin arttığını kabul etmekle birlikte, hükümetin sübvansiyon yoluyla fiyatları daha dengeli tutması gerektiğini savundu. Resmi Gazete’de de eylül ayında akaryakıt fiyatlandırması, Fiyat İstikrar Fonu ve azami satış fiyatlarına ilişkin yeni düzenlemeler yayımlandı.
Kamu maliyesindeki borç yükünü de eleştiren Şenkul, aylık 500 milyon TL’den fazla kaynağın borç faizlerine gittiğini öne sürdü. Söz konusu kaynağın akaryakıt sübvansiyonunda kullanılabilmesi halinde hem yakıt hem de diğer ürünlerdeki fiyat artışlarının daha sınırlı kalabileceğini savundu.
Şenkul paylaşımını, “Akaryakıt zamları ve tüm zamlar sonuçtur” ifadeleriyle sürdürerek, fiyat artışlarında dış gelişmelerin yanı sıra hükümetin ekonomi ve kamu maliyesi politikalarının da etkili olduğunu ileri sürdü.




