Sungur, “KKTC’nin ihtiyacı çok sayıda ucuz konut satmak değil; kaliteli yatırımcı, yüksek değerli konut ve para harcayan turist çekmektir” dedi.

İşadamı ve Kıbrıs Türk Taşınmaz Mal Değerleme Uzmanları Derneği Asbaşkanı Mehmet Sungur, KKTC ekonomisinin geleceği açısından gayrimenkul, yabancı yatırım ve turizm politikalarında köklü bir değişikliğe ihtiyaç olduğunu söyledi.

Sungur, yabancıların taşınmaz mal edinmesine ilişkin kuralların sık sık değiştirilmesinin yatırımcı açısından ciddi bir güven sorunu yarattığını belirterek, “Devlet yatırımcıyla deneme-yanılma yapamaz. İnsanlar yüz binlerce sterlinlik konut, şirketler milyonlarca sterlinlik proje yatırımı yapıyor. Yatırımcı bugün yatırım yaptığında altı ay veya bir yıl sonra hangi kuralla karşılaşacağını bilmek zorundadır” ifadelerini kullandı.

“Yabancıyı değil, kaliteli yabancıyı seçmeliyiz”

KKTC’nin yabancı yatırım politikasının sayı yerine kalite üzerine kurulması gerektiğini savunan Sungur, yabancıların sınırsız şekilde taşınmaz almasının doğru olmadığını ancak kaliteli yatırımcıların da ülkeden uzaklaştırılmaması gerektiğini söyledi.

Sungur şöyle devam etti:

Beşparmak Düşünce Grubu’ndan "Neden Egemen Eşitlik ve Eşit Uluslararası Statü?" konulu panel
Beşparmak Düşünce Grubu’ndan "Neden Egemen Eşitlik ve Eşit Uluslararası Statü?" konulu panel
İçeriği Görüntüle

“Mesele kaç yabancıya ev sattığımız değildir, kime sattığımızdır. KKTC’nin ihtiyacı yüz binlerce düşük fiyatlı konut satmak değil; parasının kaynağı belli, yüksek gelirli, kaliteli konut alan, ülkeye sürekli gelen ve burada ciddi harcama yapan yatırımcıdır.”

Sungur, ülkenin sınırlı toprak ve altyapı kaynakları nedeniyle konut politikasının da değiştirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Beş tane 150 bin sterlinlik konut satmak yerine bir tane 750 bin sterlinlik kaliteli konut satabiliyorsak aynı dövizi çok daha az beton, nüfus ve altyapı baskısıyla ülkeye kazandırabiliriz. Hedef konut adedini değil, KKTC’deki konutların ortalama değerini yükseltmek olmalıdır” dedi.

“Turist otelden çıkmalı, esnafa para bırakmalı”

Turizm politikasını da eleştiren Sungur, başarının yalnızca turist sayısı ve otel doluluk oranlarıyla ölçülmemesi gerektiğini söyledi.

Özellikle ultra her şey dahil turizm modelinin yerel ekonomiye katkısının sorgulanması gerektiğini belirten Sungur:

“Turist havaalanından otele gidiyor, bütün yemeğini ve eğlencesini otelde yapıyor ve birkaç gün sonra yeniden havaalanına dönüyorsa Girne’deki restoran, Lefkoşa’daki esnaf, köydeki üretici, taksici veya yerel işletme bundan ne kazanıyor?” diye sordu.

Sungur’a göre KKTC’nin hedefi daha fazla turist değil, turist başına daha yüksek harcama olmalı.

“Kaliteli turist restoranlarımızda yemek yemeli, Kıbrıs mezelerini ve yerel lezzetleri tatmalı, köylerimizi gezmeli, alışveriş yapmalı, marina, golf, kültür ve eğlence hizmetlerinden yararlanmalı. Turistin harcadığı para toplumun içine yayılmalıdır” dedi.

Ev alan yabancıya en az iki yıllık ikamet önerisi

Yüksek değerli konut satın alan yabancılara yönelik ikamet sisteminin de değiştirilmesini isteyen Sungur, belirli yatırım kriterlerini karşılayan yabancılara minimum iki yıllık oturma izni verilmesini önerdi.

Sungur:

“500 bin, 750 bin veya 1 milyon sterlin verip burada ev alan, sabıka kaydı temiz, para kaynağı belli ve güvenlik kontrollerinden geçen bir yatırımcıyı her yıl aynı bürokrasiyle uğraştırmanın ülkeye faydası yoktur. Bu vatandaşlık vermek değildir; yatırımcıya güven vermektir” ifadelerini kullandı.

“Para getirmek isteyene banka hesabını kolaylaştırmalıyız”

Yabancı yatırımcıların KKTC’de banka hesabı açarken yaşadığı sorunlara da dikkat çeken Sungur, kara para ile mücadele ve para kaynağı kontrollerinden hiçbir şekilde taviz verilmemesi gerektiğini, ancak şartları karşılayan yatırımcının banka sistemine girişinin kolaylaştırılması gerektiğini belirtti.

“KYC yapılsın, para kaynağı araştırılsın, vergi numarası, adres ve sabıka kaydı istensin. Ancak bütün şartları yerine getiren yatırımcı KKTC bankalarında ve burada faaliyet gösteren Türkiye Cumhuriyeti bankalarında kolaylıkla hesap açabilmelidir. Bir taraftan ülkeye döviz gelsin diyoruz, diğer taraftan parayı getirecek insanın önüne engel koyuyoruz” dedi.

Hükümete, Muhalefete ve İçişleri Bakanlığı’na eleştiri

Sungur, özellikle yabancıların taşınmaz mal edinmesine yönelik politikaların sektörle yeterince istişare edilmeden ve uzun vadeli ekonomik etkileri hesaplanmadan değiştirilmesini eleştirdi.

“Ekonomi günübirlik kararlarla yönetilemez. Yatırımcı her şey serbest olsun demiyor. Yatırımcı sadece bugün var olan kuralların yarın bir gecede değişmeyeceğini bilmek istiyor. Sermaye güvenmediği yere gitmez” ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanlığı’na da çağrıda bulunan Sungur, toprağı korumanın ekonomik değeri düşürmek anlamına gelmemesi gerektiğini söyledi.

“KKTC’nin toprağını elbette koruyacağız. Ancak toprağı korumanın yolu onu değersizleştirmek değildir. Planlı yapılaşma, düşük yoğunluk, kaliteli mimari ve yüksek değerli yatırım politikasıyla toprağımızı çok daha iyi koruyabiliriz.”

“Muhalefet bütün bunlar yaşanırken nerede?”

Sungur’un eleştirilerinden muhalefet de payını aldı.

Hükümetin yanlış politikalarını eleştirmenin tek başına yeterli olmadığını söyleyen Sungur, muhalefetin gayrimenkul, turizm ve yabancı yatırım konusunda alternatif ekonomik program ortaya koyması gerektiğini belirtti.

“Muhalefetin görevi seçim beklemek değildir. Yanlış yasa yapılıyorsa konuşacak, yatırımcı kaçıyorsa sorgulayacak ve karşısına uygulanabilir bir alternatif koyacak. Günün sonunda vatandaş muhalefete de ‘Bütün bunlar olurken siz neredeydiniz?’ diye soracaktır” dedi.

Sungur’dan çözüm paketi

Mehmet Sungur, KKTC’nin yeni yatırım politikasının temelini uzun vadeli ve değişmeyen kuralların oluşturması gerektiğini belirterek şu önerileri gündeme getirdi:

1. *10 yıllık Yabancı Yatırım ve Gayrimenkul Stratejisi hazırlanması,**

2. **Çok sayıda ucuz konut yerine kaliteli ve yüksek fiyatlı konut üretiminin teşvik edilmesi,**

3. **Belirli tutarın üzerinde konut alan yabancılara en az iki yıllık ikamet izni verilmesi,**

4. **“Nitelikli Yabancı Yatırımcı” statüsü oluşturulması,**

5. **Yabancı yatırımcıların banka hesabı açmasının kolaylaştırılması,**

6. **Günübirlik ve geriye dönük mevzuat değişikliklerinden vazgeçilmesi,**

7. **Büyük mevzuat değişikliklerinde 6-12 aylık geçiş süresi uygulanması,**

8. **Turizmde turist sayısı yerine turist başına harcamanın hedeflenmesi,**

9. **Yerel restoran, gastronomi, köy, marina, golf ve kültür turizminin desteklenmesi,**

10. **Hükümet, muhalefet ve sektör temsilcilerinin düzenli olarak Yatırım ve Gayrimenkul Şurası’nda bir araya gelmesi.**

“KKTC ucuz değil, değerli bir ülke olmalı”

Sungur açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“KKTC’nin ihtiyacı daha fazla beton değil, daha fazla değerdir. Daha fazla turist değil, daha fazla para harcayan turisttir. Daha fazla yabancı değil, kaliteli yatırımcıdır. Daha fazla yasa değil, güvenilir ve öngörülebilir kurallardır.”

“KKTC’yi kapatarak koruyamayız. Ucuzlatarak da koruyamayız. KKTC’yi değerli hale getirerek koruyabiliriz.”