Telekomünikasyon Dairesi Çalışanları Sendikası (TEL- SEN), telefon dairesinin hükümet tarafından Türk Telekom’a 25 yıllığına "peşkeş çekilmek" istendiği gerekçesiyle Telekomünikasyon Dairesi tüm şubelerinde grev ve Meclis önünde eylem düzenledi.

TEL-SEN, eyleme destek veren sendika, sivil toplum örgütü ve siyasi partilerin temsilcileri saat 11.00’de Meclis önünde hükümet uygulamalarını protesto ederek, hükümeti istifaya davet etti.

TEL-SEN’in eylemine Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (EL-SEN), K.T. Kamu Görevlileri Sendikası (KAMUSEN), Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (TÜRK-SEN), Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS), K.T. Kamu İşçileri Sendikası (KAMU-İŞ), Basın Emekçileri Sendikası (BASIN-SEN), Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) ve Bağımsızlık Yolu destek verdi.

Eylemde “Ayda 4 Milyon Dolar Kasaya Değil Cebe”, “İstihdam Yerine İşsizlik”, “Boyun Eğmeyeceğiz” pankartları açıldı, “Hükümet İstifa” sloganları atıldı. Eylemcilerin lastik yakma girişimi itfaiye tarafından, Meclise girme girişimleri de polis tarafından engellendi.

BIÇAKLI: HÜKÜMETİN 3-5 AYLIK ÖMRÜ KALDI

TÜRK-SEN Genel Başkanı Arslan Bıçaklı, polis önlemine ve eylemcilerin Meclise alınmamasına, “Biz ne sahte diploma aldık ne hırsızlık yaptık ne de rüşvet aldık, neden korkuyorsunuz?” şeklinde tepki gösterdi.

Bıçaklı, ismi yolsuzluğa, rüşvete, usulsüzlüğe, peşkeşe karışan herkesin gün gelip yargılanacağını söylediği konuşmasında, "yüzde 35’lik oy oranıyla iktidarda bulunan ve tüm sektörleri huzursuz eden hükümetin", 3-5 aylık ömrü kaldığını iddia etti, istifa çağrısında bulundu.

"Sınır kapısına ikinci el X-Ray cihazı konulması, ek maaş ödeneği ve asgari ücret" üzerinden eleştirdiği hükümetin Çalışma Bakanı'nı, TV programında tartışmaya davet eden Bıçaklı, Telefon Dairesi'ni satmak isteyenleri “vatan hainliğiyle” suçladı.

ÜREDİ: ÇALIŞANLAR, GELECEKTEKİ TEHLİKEYİ GÖRDÜ VE BUGÜN SOKAKTA

Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi de ülkenin öz varlıklarını satmak isteyenlerin dün milli direniş gününü kutlama mesajları yayınladıklarını kaydederek, eylemci ve çalışanların bugün sokakta olmasının gelecekteki tehlikeyi görmesinden kaynaklı olduğunu söyledi.

Mehmet Dânâ: Çözüm ikliminin yaratılması için yapıcı adımlar atılması gerekiyor; biz hazırız
Mehmet Dânâ: Çözüm ikliminin yaratılması için yapıcı adımlar atılması gerekiyor; biz hazırız
İçeriği Görüntüle

Fiber protokolünün altyapı yatırımı kamuflajı altında Türk Telekom’a “peşkeş protokolü” olduğunu savunan Üredi, bunun aynı zamanda tüm giderlerin Maliyenin sırtına bindiği ve istihdamın önünün tıkandığı bir yapı yaratacağını da söyledi.

Üredi, bunların yanında Türk Telekom’un da el değiştirdiği zaman Telekomünikasyon Dairesi'nin karşısında kimi muhatap bulacağının da muallakta kalacağını ifade etti.

ATAN: ADIMLAR DİKKATLİ ATILMALI

Kamusen Başkanı Metin Atan da, "İhalesiz alım, sahte diploma, peşkeş" iddialarının ayyuka çıktığı bir dönemde gerek UBP gerekse diğer küçük ortaklardan kim söz konusu protokole imza koyarsa “kendi idamını imzalamış” olacağını öne sürdü.

Atan, sendika ve sivil toplumun hazır kıta beklemede olduğunu, herkesin adımlarını dikkatli atması gerektiğini, ülkesini satanın da hain olduğunu ifade ederek, Ercan’ın zaten Kıbrıslı Türklerin olmadığını, Elektrik Dairesi’nin direndiğini, her yerin parsel parsel satıldığını iddia etti.

TUĞCU: TEL-SEN'İN MÜCADELESİNİN YANINDA OLACAĞIZ

EL-SEN Başkanı Ahmet Tuğcu da, rüşvet söylentileri ve yargılamalarının arasında, ülke kurumlarının "peşkeş çekilmeye çalışıldığına" işaret ederek, TEL-SEN’in mücadelesinde yanında olmaya devam edeceklerini söyledi.

SERDAROĞLU: ÜLKENİN ÖZ VARLIKLARINA SAHİP ÇIKILMALI

KAMU-İŞ Başkanı Ahmet Serdaroğlu dün kamuoyuna Meclis Başkanı hakkında yansıyan iddialara dikkat çekerek, ülkenin öz varlıklarına sahip çıkılmaması ve bu tür iddialara karışanların “taşlanmaması” durumunda, halkın da yok olup gideceğini ifade etti.

Serdaroğlu, KKTC’nin öz varlıklarına sahip çıkılması konusunda toplumun desteğini talep ettiklerini, söz konusu iddialardan aklanmak isteyenlerin de önce dokunulmazlıklarının kaldırılması, ardından da yargılanması gerektiğini ekledi.

MAVİŞ: TOPLUMLAR, KENDİ VARLIKLARIYLA GELECEĞE YÜRÜR

KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, başında “Kıbrıs Türk” ifadesi bulunan hiçbir kurumun satılamayacağını, toplumların kendi varlıklarıyla geleceğe yürüdüğünü kaydetti.

Maviş, limanların, telekomünikasyonun, elektriğin toplumun elinde olmamasının toplumun da yok oluşu anlamına geleceğini söyleyerek, grev ve eyleme katkı koyanları selamladı.

BENGİHAN: HÜKÜMET, TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN ZARARLAR VERMEYE DEVAM EDECEK

KTAMS Başkanı Güven Bengihan, demokrasinin gereği olarak ülkeyi kötü yönetenleri götürmenin yolunun sandıktan geçtiğini söyleyerek, “halk düşmanı, vatan düşmanı, emek düşmanı” diye nitelediği hükümetin, koltukta oturduğu sürece telafisi mümkün olmayan zararlar vermeye devam edeceğini savundu.

Bengihan, rüşvet, yolsuzluk ve usulsüzlükte adeta “saadet zinciri” yaratıp bundan nemalanan 3 parti bulunduğunu, safları sıklaştırıp, mücadeleyi artırıp bunları göndermedikçe, kimsenin yüzünün gülmeyeceğini ileri sürdü.

EYLEM: KIBRIS TÜRK TOPLUMU KUŞATMA VE ABLUKA ALTINDA

KTOEÖS Başkanı Selma Eylem de eylemdeki direnişi desteklediklerini, Kıbrıs Türk toplumunun kuşatma ve abluka altında olduğunu, çeşitli rüşvet söylentileri arasında kurumların, kıyıların, dağların peşkeş çekildiğini ve ülkenin “alt yönetim” haline geldiğini iddia etti.

Eylem, Kıbrıs Türkü'ne, "özgürlüğü, bağımsızlığı ve uluslararası hukuku getirecek tek yolunsa Kıbrıs’ın birleştirilmesinden geçtiğini" iddia etti.

İNCİRLİ: HÜKÜMET, TELEKOMÜNİKASYONU 25 SENELİĞİNE PEŞKEŞ ÇEKMEYE ÇALIŞIYOR

CTP Genel Başkanı Sıla Usar, İncirli memlekete nasıl sahip çıkılması gerektiğini bildiklerini, gençlerin kendilerinden sonra gelip sahip çıkmasını beklediklerini fakat hükümetin telekomünikasyonu 25 seneliğine peşkeş çekmeye çalışarak Kıbrıs Türk halkının münhasır haklarını teslim etmeye çalıştığını söyledi.

İncirli, çürümüşlük ve yozlaşmışlığa bir gün daha devam etmek uğruna hükümetin “erken seçim” söyleminden kaçtığını öne sürdü ve eylemcilerin mücadelesini selamladığını belirtti.

Konuşmaların ardından eylemciler Meclise girmek istedi fakat polis engeliyle karşılaşınca eylemi sonlandırdı.