“Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı taslak rapor tamamlandı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, komisyon toplantısında sürece ilişkin hazırlanan raporu kamuoyuyla paylaştı. Kurtulmuş, raporun 7 ana bölümden oluştuğunu belirterek, komisyonun toplam 88 saatlik çalışma gerçekleştirdiğini ve görüşmelerde 4 bin 199 sayfa tutanak tutulduğunu açıkladı.

Komisyona başkanlık eden Kurtulmuş, yürütülen çalışmaların ardından hazırlanan kapsamlı raporun sürecin değerlendirilmesi açısından önemli bir aşama olduğunu ifade etti.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un açıklamaları şöyle;

Almanya Savunma Bakanı Pistorius, NATO tatbikatına katılan Türkiye'nin merkezi rolünü vurguladı
Almanya Savunma Bakanı Pistorius, NATO tatbikatına katılan Türkiye'nin merkezi rolünü vurguladı
İçeriği Görüntüle

"Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuzun değerli üyeleri, değerli basın mensubu arkadaşlarım, komisyonumuzun 21'inci toplantısını bugün icra ediyoruz. Bu toplantıda, uzun bir süredir büyük bir titizlikle, dikkatle ve demokratik olgunlukla hazırlamış olduğumuz raporun hem komisyon üyelerimizle bir kez daha görüşülmesi ve müzakere edilmesi hem de Türkiye kamuoyuyla paylaşılması amacıyla bir araya gelmiş bulunuyoruz.

"RAPOR 7 BÖLÜMDEN OLUŞUYOR"

Komisyon raporu yedi bölümden oluşmaktadır. "Komisyon Çalışmaları" başlıklı birinci bölümde komisyonun çalışma süreci anlatılmakta; ikinci bölümde komisyonun temel hedefleri çerçevesinde yapılan tartışmalar ve vurgular yer almakta; üçüncü ana başlıkta Türk-Kürt kardeşliğinin tarihî kökleri ve kardeşlik hukuku ele alınmakta; dördüncü başlıkta komisyonda dinlenen kişilerin söylem analizlerinden hareketle ortaya çıkan mutabakat alanları değerlendirilmektedir. Beşinci bölüm PKK'nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması sürecine, altıncı bölüm sürece ilişkin yasal düzenleme önerilerine, yedinci bölüm ise demokratikleşmeye ilişkin önerilere ayrılmıştır.

  • Komisyon Çalışmaları
  • Komisyonun Temel Hedefleri
  • Türk-Kürt Kardeşliği Tarihi
  • Komisyonda Dinlenen Kişilerin Analizleri
  • PKK'nın Kendini Feshetmesi
  • Sürece İlişkin Yasal Düzenleme Önerileri
  • Demokratikleşmeye Yönelik Öneriler

Rapor, sonuç ve değerlendirme kısmıyla sona ermektedir. Ana raporun eki olarak beş ayrı ek hazırlanmıştır. Bunlar; Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyelerinin listesi, komisyonun çalışma usul ve esasları, komisyondaki siyasi partiler tarafından sunulan raporların dijital listelerinin web sitesi linkleri ve QR kodlarıyla kamuoyuyla paylaşılması, bugüne kadar gerçekleştirilen 20 toplantının özetleri ile dinlenen kurum, kuruluş temsilcileri ve kişilerin listesidir. Ayrıca, bu 21'inci toplantımızda partiler adına söz alacak değerli arkadaşlarımızın konuşmaları da tutanakların tam şekliyle, toplantı özetinin eki olarak yayımlanacaktır. Şimdi bu konuyla ilgili yaptığımız çalışmaları da ihtiva eden takdim konuşmamı gerçekleştiriyorum.

"TERÖR MESELESİNDE TARİHİ BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ"

Değerli arkadaşlar, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları, Türkiye Büyük Millet Meclisinin temsil gücü ve demokratik meşruiyeti içerisinde yürütülen toplumsal barışın, birliğin ve milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihi sorumluluğun bir yansıması ve ifadesidir. Rapor, af mahiyetinde değildir, atılacak adımların mihenk taşıdır. Halkımızın uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödeyerek karşı karşıya kaldığı sorunlar, Gazi Meclisimizin yasa yapıcı ve denetleyici niteliğiyle ele alındığında kalıcı bir çözüm ufku kazanmaktadır. Bugün terör meselesinde tarihî bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte millî iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclisimiz, üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz bir biçimde üstlenmiştir.

On yıllardır ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını tüketen ve ülke olarak ağır bedeller ödediğimiz terör eylemleri kalkınma ufkunu daraltmış, sosyal bağları örselemiş ve siyaseti sadece güvenlik reflekslerine sıkıştırmıştır. Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle birlikte terör örgütleri artan bir biçimde bölgemizde bölünme ve parçalanmanın, vekâlet savaşlarının aparatı olarak kullanılmış, yerel sorunlar küresel hesapların aracı hâline getirilerek toplumsal fay hatları bilinçli bir şekilde derinleştirilmiştir. Coğrafyamızı bir asır önce etnik, mezhebi ve dinî farklılıklar üzerinden bölmeye çalışanların yine aynı hedef peşinde koşmalarını engellemek için terörün tamamen ortadan kaldırılması, tam manasıyla kalıcı barış ve huzur ortamının sağlanması tarihî bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır.

"TÜRKİYE BÜTÜNLEŞTİRİCİ POLİTİKALARIN ÖNCÜSÜ OLMAYA DEVAM EDECEK"

Bölgemizde bugün yaşanan istikrarsızlık, adaletsizlik ve demokratikleşme sorunları emperyal müdahalelerin bıraktığı derin izlerin birer sonucudur. Bu müdahalelere bizim cevabımız ise daha fazla kardeşlik ve daha fazla bütünleşmedir. Türkiye, bölgemizde bütünleştirici politikaların öncüsü olmaya devam edecektir. Güç dengelerinin değiştiği, jeopolitik risklerin arttığı bir ortamda Türkiye'nin iç kalesini tahkim ederek bölgesinde kalıcı barış ve istikrarı sağlaması hem kendi güvenliği hem de bölgesel düzen açısından yeni imkân ve fırsatları ortaya çıkaracaktır. Türklerin, Kürtlerin, Arapların ve bölgede yaşayan diğer kardeş halklarla birlikte oluşturacağı doğal ittifak, bölgede emperyalistlerin kurguladığı dağılma ve parçalanma senaryolarını bozacak, planlarını etkisiz hâle getirecek bir dönemi başlatacaktır. Milletimiz dağılma ve parçalanmayı durduracak, bozguncu emeller karşısında daha güçlü bir birlik, kardeşlik ve bütünleşme iradesine sahiptir."