ABD’nin Venezuela’nın başkenti Karakas’a düzenlediği saldırı ve gece operasyonuyla Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılması, uluslararası alanda sert tepkilere yol açtı. Eleştirilerin son adresi ise İngiltere Parlamentosu oldu.

İngiltere Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı ve İşçi Partisi Milletvekili Emily Thornberry, Times Radio’ya yaptığı açıklamada ABD’nin Venezuela’ya yönelik müdahalesini “kabul edilemez” ve “uluslararası hukukun açık ihlali” olarak nitelendirdi. Thornberry, söz konusu eylemin hiçbir yasal dayanağı olmadığını vurgulayarak, bunun “orman kanunlarını” meşrulaştırma riski taşıdığını söyledi.

“PUTİN’İ KINIYORSAK, TRUMP’I DA ELEŞTİRMELİYİZ”

ABD’nin hamlesine Batılı ülkelerden yeterli tepki gelmemesini eleştiren Thornberry, çifte standart uyarısında bulundu.
“Putin’i benzer eylemleri nedeniyle kınıyorsak, Donald Trump’ın da bunu yapmaması gerektiğini açıkça söylemeliyiz” diyen Thornberry, müttefik ülkelerin ortak ve net bir tutum alması gerektiğini ifade etti.

“ÇİN VE RUSYA İÇİN TEHLİKELİ BİR EMSAL”

Thornberry, asıl tehlikenin bu müdahalenin küresel ölçekte yaratacağı sonuçlar olduğuna dikkat çekti. ABD’nin attığı adımın, Çin ve Rusya gibi ülkeler açısından “çok kötü bir emsal” oluşturduğunu belirten İngiliz vekil, şu değerlendirmeyi yaptı:

Fransa'daki dünyaca ünlü Louvre Müzesi, çalışanların grevi nedeniyle ziyarete kapalı
Fransa'daki dünyaca ünlü Louvre Müzesi, çalışanların grevi nedeniyle ziyarete kapalı
İçeriği Görüntüle

“Bu ülkeler ‘Bizim de etki alanlarımız var, neden Ukrayna veya Tayvan’da benzer adımlar atamayalım?’ diye düşünebilir. ABD bunu yaptıktan ve Batılı hükümetlerden ciddi bir tepki gelmedikten sonra, onları bundan alıkoymak çok zor olur.”

LONDRA TEMKİNLİ, SESSİZ

İngiltere hükümeti ise ABD’nin Venezuela’ya yönelik müdahalesinin yasa dışı olup olmadığı konusunda şu ana kadar net bir değerlendirme yapmaktan kaçındı. Londra, eylemin hukuki dayanağını açıklamanın Washington’un sorumluluğunda olduğunu belirtti.

Thornberry’nin açıklamaları, Batı dünyasında ABD’nin Venezuela hamlesine yönelik rahatsızlığın giderek daha yüksek sesle dile getirilmeye başlandığını gösteriyor.