Başbakan Ünal Üstel ile Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ortak basın toplantısı düzenledi.
YILMAZ: DOĞALGAZDA ÇALIŞMALAR TAMAMLANDI
Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bugün enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı’nın da katılımıyla gerçekleştirilen görüşmede, enerji alanındaki iş birliğinin ele alındığını söyledi.
Yılmaz, arz güvenliği, üretim kapasitesi ve enerji altyapısının daha sağlam hale getirilmesi konularının kapsamlı şekilde değerlendirildiğini belirterek, Kıbrıs Türk halkının önceliklerinin Türkiye’nin de önceliği olduğunu vurguladı.
Enerji konusunun en üst seviyede ele alındığını ifade eden Yılmaz, santral sayısının 7’ye ulaştığını, 25 MW gücündeki santraller sayesinde KKTC’de giderek artan elektrik ihtiyacının karşılanmasının sağlandığını aktardı. Santrallerin bakımlarının Türkiye tarafından karşılandığını kaydetti.
Yılmaz, 2026 anlaşması kapsamında KKTC’ye ait 4 makinenin bakımının da karşılanacağını ve elektrik faaliyetlerinin devam etmesinin hedeflendiğini belirtti. Akaryakıt bedelinin de anlaşma kapsamında karşılandığını ifade etti.
Yaz aylarında elektrik kesintilerinin önüne geçmeyi hedeflediklerini söyleyen Yılmaz, KKTC’nin enerji arzını güven altına alacak projeleri hayata geçirmekte kararlı olduklarını vurguladı.
Kablo ile elektrik projesine ilişkin perspektifi koruyarak doğalgaz tedarik hattı kurulmasına yönelik anlaşma ve alternatifler üzerinde çalıştıklarını belirten Yılmaz, KKTC enerji arzına ilişkin adımların öncelikli olduğunu söyledi.
Doğalgaz konusunda başlatılan çalışmaların tamamlanarak kısa sürede yatırım aşamasına geçilmesinin öngörüldüğünü ifade eden Yılmaz, Haziran ayında KKTC’ye enerji bakanı ile birlikte ziyaret gerçekleştireceklerini ve bu kapsamda imzalama hedeflediklerini kaydetti.
En kısa sürede hükümetler arası anlaşma ile projenin altyapısının oluşturulmasının ve sürecin başlatılmasının öngörüldüğünü belirten Yılmaz, doğalgazın hükümetler arası anlaşma ile çok kısa sürede hayata geçirilebileceğini söyledi.
KKTC’nin kendi kendine yeterli ve uyum sağlayabilen bir ekonomiye kavuşması için gayret gösterdiklerini ifade eden Yılmaz, hedeflerinin turizmi ve bilişim sektörüyle Doğu Akdeniz’in parlayan yıldızı olması olduğunu dile getirdi.
İzolasyonların Türkiye’yi yıldırmadığını, aksine azmi güçlendirdiğini söyleyen Yılmaz, Türkiye’nin tüm kurum ve kuruluşlarıyla KKTC’nin yanında olduğunu, bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğini vurguladı.
Adada iki eşit egemen halkın ve iki devletin varlığı kabul edilmeden çözümün mümkün olmadığını düşündüklerini ifade eden Yılmaz, Kıbrıs Türk halkının adanın ortak sahibi olduğunu söyledi.
Rum yönetiminin mesnetsiz açıklamalarla Kıbrıs Türk halkına ve Türkiye’ye yönelik nefret söylemlerinden çekinmediğini belirten Yılmaz, Sumud filosuna yapılan müdahalenin de zihniyeti ortaya koyduğunu ifade etti.
Kıbrıs Türklerinin derdini ve mutluluğunu yüreğinde hisseden Türk milletinin bu yolda azimle yürümeye devam edeceğini vurgulayan Yılmaz, 1974 Barış Harekâtı’nın ardından oluşan güven ikliminin hem Türklerin hem de Rumların kalkınmasına zemin hazırladığını söyledi.
Yılmaz, bu temelin 1974 Barış Harekâtı olduğunu belirterek, Türkiye olarak KKTC’ye desteğin süreceğini, uluslararası topluma Kıbrıs Türklerinin davasını anlatmaya devam edeceklerini ifade etti.
ÜSTEL: ENERJİ PROJELERİNİ GÖRÜŞTÜK
Başbakan Ünal Üstel’in Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında yaptığı açıklama şöyle:
“Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcım Cevdet Yılmaz, her iki ülkenin kıymetli heyetleri ve değerli basın mensupları; Her zaman olduğu gibi heyetimizle birlikte Ankara’da bulunmaktan ve ülkemizin geleceği açısından tarihi öneme sahip konuları ve projeleri birlikte değerlendirmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum.
Sözlerime başlamadan önce bir kez daha 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı da kutluyorum.
Değerli konuklar; Hepinizin bildiği gibi; Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler, sıradan iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin çok ötesindedir. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkiler; ortak tarih, ortak mücadele, ortak kader ve sarsılmaz bir kardeşlik bağı üzerine kuruludur.
Türkiye’siz bir KKTC, KKTC’siz bir Türkiye düşünülemez. İşte bu anlayış; koşulsuz dayanışmanın, güçlü iş birliğinin ve kardeşlik hukukunun temelini oluşturmaktadır.
Birlikte gerçekleştirdiğimiz bu büyük projeler de işte bu kardeşlik bağının, koşulsuz sevgi, saygı ve güvenin neticesinde ortaya çıkmaktadır.
Hatırlayınız; bundan 14 yıl önce buna benzer bir toplantıda Asrın Su Projesi gibi tarihe geçecek büyük bir projenin adımları atılmıştı.Bugün ise burada, yine tarihe geçebilecek büyüklükte yeni projeleri bir kez daha değerlendirdik.
Değerli basın mensupları; Bölgemizde yaşanan gelişmeler; enerji güvenliğinin ne kadar hayati hale geldiğini açıkça göstermektedir.
İşte bugün gerçekleştirdiğimiz toplantıların en önemli gündem başlıklarından biri de Türkiye ile KKTC arasında hayata geçirilmesi planlanan enerji projeleri olmuştur.
Hatırlanacağı üzere daha önce Türkiye’den KKTC’ye enterkonnekte elektrik hattı çekilmesine yönelik ilk adımları yine Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızla birlikte atmıştık. O konuda biz üzerimize düşen tüm çalışmaları gerçekleştirdik. Fizibilite çalışmalarımızı da bitirdik. Ancak ne yazıktır ki, uzunca bir süredir ENT SOE bu konuda gerekli izinlendirmeler konusunda ayak diremeye ve işleri yokuşa sürmeye devam ediyor… Türkiye Cumhuriyeti liderliğinin pek çok olayda olduğu gibi bu konuyuda aşacağına yürekten inanıyorum.
Şimdi bu büyük projenin yanına yüzyılın yeni bir projesini daha ekliyoruz. Türkiye’den çekilecek boru hattı ile KKTC’ye doğal gaz getirilmesi projesi…
Türkiye Yüzyılı vizyonunun en görkemli projeleri arasında yer alacak bu stratejik adımı, inşallah hep birlikte hayata geçiriyoruz. Asrın Projesi ile Anadolu’dan KKTC’ye su gelmişti. Şimdi ise yüzyılın projeleriyle Türkiye’den KKTC’ye elektrik ve doğal gaz geliyor.
Su geldi, hayat değişti.
Şimdi enerji ve doğal gaz ile KKTC’nin geleceği değişecek. Anadolu’nun desteği, KKTC’nin enerjisini yükseltecek.
Değerli basın mensupları; Bu projeler sadece KKTC açısından değil, Doğu Akdeniz’in geleceği açısından da tarihi öneme sahiptir.
Özellikle Türkiye’den adaya ulaştırılması planlanan doğal gaz projesi, ilk aşamada elektrik üretiminde kullanılacaktır.
Böylece enerji üretim kapasitemiz güçlenecek; daha çevreci, daha güvenli, daha düşük maliyetli ve daha sürdürülebilir bir enerji altyapısına kavuşacağız.
Doğal gaz; mevcut sistemlere göre daha düşük karbon salımı oluşturan, çevreye daha az zarar veren ve enerji arz güvenliği açısından çok daha güçlü bir kaynaktır.
İlerleyen süreçte ise bu altyapının adanın her yerine ulaştırılması hedeflenmektedir.
Değerli basın mensupları; Bu noktada Rum yönetimine, Avrupa Birliği’ne ve Kıbrıs’ta samimiyetle çözüm arayışında olduğunu ifade eden tüm uluslararası çevrelere açık bir çağrı yapmak istiyorum:
Su projesi, elektrik projesi, doğal gaz projesi…
Bu projelere siyasi engeller çıkarmak yerine destek olunuz.
Gelin, bu projelerin bir paydaşı da siz olunuz.
Adaya elektrik gelmesine engel çıkarmaktan vazgeçiniz. Enterkonnekte sistemin hayata geçmesine destek veriniz.
Kıbrıs aydınlansın.
Kıbrıs’ın enerjisi yükselsin.
Kıbrıs’a enerjinin gelebileceği en doğru, en uygulanabilir ve en sürdürülebilir güzergah Türkiye üzerinden geçmektedir.
Artık hayal projeler üretmekten vazgeçiniz.
Gelin; gerçekçi, uygulanabilir ve adadaki huzura, iş birliğine ve ortak geleceğe hizmet edecek projelere destek veriniz.
Çünkü enerji, su ve altyapı alanındaki bu iş birlikleri; iki halk arasında güven oluşturacak, ortak üretimi teşvik edecek, ekonomik yakınlaşmayı artıracak ve adadaki barışa somut katkı sağlayacaktır.
Güven artırmak isteyenler, adadaki üslerin sayısını değil; enerjiyi, üretimi ve iş birliğini artırmalıdır.
Dolayısıyla Kıbrıs’ta çözüm isteyen herkesin, halkların günlük yaşamına doğrudan dokunan bu insani ve yaşamsal projelere destek vermesi gerekmektedir.
Diğer yandan Rum liderliğini de gerginliği artıran söylemler yerine; toplumları birbirine yakınlaştıracak, iş birliğini güçlendirecek ve ortak geleceğe hizmet edecek bir yaklaşım ortaya koymaya davet ediyoruz.
Değerli basın mensupları; Bugün gerçekleştirdiğimiz görüşmelerde aynı zamanda 2026 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşması kapsamındaki projeleri ve destek programlarını da detaylı şekilde değerlendirdik.
Başta turizm, inşaat, sanayi, reel sektör, esnaf ve tarım olmak üzere üreten sektörlere yönelik destekler çok kısa süre içerisinde devreye girecektir.
Kadınlara, gençlere ve iş dünyamıza yönelik yeni finansman imkanları da ekonomimize önemli katkılar sağlayacaktır.
Üreten kazanacak, çalışan kazanacak, KKTC ekonomisi büyümeye devam edecektir. Diğer yandan devam eden projelerimizin önemli bir bölümünü önümüzdeki iki aylık süreç içerisinde halkımızın hizmetine sunmayı hedefliyoruz.
Hastane projeleri, okul yatırımları, sosyal konut projeleri ve tamamlanma aşamasına gelen yol projeleri tek tek hayata geçecektir.
2026 yılının projelerin tamamlanma yılı olacağını söylemiştik.
Sözümüzü tutuyoruz.
Projeleri birer birer hayata geçiriyoruz.
Değerli basın mensupları; Hükümetimiz, KKTC’nin son yıllardaki en uzun soluklu ve en istikrarlı hükümeti olmuştur.
İşte bu istikrar; Türkiye ile ilişkilerimize de olumlu şekilde yansımış, yıllardır tamamlanamayan projelerin tamamlanmasına, yeni projelerin hızla ilerlemesine ve reformların kararlılıkla uygulanmasına önemli katkı sağlamıştır.
İstikrar varsa yatırım vardır.
İstikrar varsa proje vardır.
İstikrar varsa güçlü gelecek vardır.
Değerli basın mensupları; Kıbrıs meselesindeki duruşumuz da nettir.
Egemen eşitliğimizin ve eşit uluslararası statümüzün kabulü sağlanmadan kalıcı bir çözüm mümkün değildir. Adadaki gerçek artık iki halk ve iki devlet gerçeğidir.
Bu gerçek kabul edilmeden sürdürülebilir bir çözüm zemini oluşamaz. Ancak biz her zaman olduğu gibi; diyaloga, iş birliğine, ortak kalkınmaya ve halkların refahına katkı sağlayacak her türlü yapıcı adıma açık olmaya devam edeceğiz.
Çünkü biz gerginlik değil istikrar istiyoruz.
Çatışma değil iş birliği istiyoruz.
Belirsizlik değil güçlü bir gelecek istiyoruz.
Sözlerime son verirken;
Başta Türkiye Cumhurbaşkanı sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’a, Sayın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Alparslan Bayraktar’a ve emeği geçen tüm heyetlere teşekkür ediyor; hayata geçireceğimiz yüzyılın enerji ve doğal gaz projelerinin bölgemize, adamıza, ülkemize ve halkımıza hayırlar getirmesini diliyorum.
Sağ olun, var olun.”