KIBRIS

Yılların turizmcisi Reha Arar’ın kaleminden Ercan'dan yolculuğa konforlu bir ara: CIP LOUNGE

Abone Ol

Ercan Havalimanı’nın yeni yüzünde öne çıkan önemli değişimlerden biri, business classyolcularının kullandığı ve kamuoyunda CIP Lounge olarak bilinen bekleme salonunun yanına ona eşlik eden yeni bir “kardeşin” eklenmesi oldu. Bu yeni alan, gerçekten de saygın havalimanlarındaki CIP salonlarıyla benzer bir standart sunuyor misafirlerine.
Özellikle İstanbul Havalimanı’nda, Türk Hava Yolları’nın bizzat işlettiği CIP salonlarında edindiğimiz deneyimler, kalite algısını zaten yukarı taşımıştı. Artık İstanbul’dan Kıbrıs’a gelindiğinde, aynı düzeyde bir hizmet anlayışıyla karşılaşmak mümkün.
Bu konu, havalimanının Genel Müdürü Serhat Özçelik ile uzun zamandır yaptığımız sohbetlerin de ortak başlıklarından biriydi. Kendisiyle gerçekleştirdiğim iki televizyon programının kahve molalarında bu mesele sık sık gündeme gelmiş, bana da her seferinde “acele etme, bekle” demişti.
Yaklaşık yedi ay önce, değerli dostumdan birmüjde aldım. Gösterdiği alanın kısa süre içinde büyük bir değişim geçirerek örnek bir CIP salonuna dönüşeceğini söyledi. Merakla bekledim. Günün birinde, “Gel, bugün seni CIP Lounge’a kahve içmeye götürüyorum” dedi.Ortaya çıkan tablo gösteriyor ki, beklemeye gerçekten değmiş; başarılı ve iddialı bir netice çıkmış.
O gün salonun işletmecisi Efe Eğilmez iletanıştım. Gastronomi bilgisi yüksek, işine hâkim bir isimdi. Zaman içinde salonun hem geliştiğini hem de misafir sayısının düzenli biçimde arttığını gözlemledim. Son ziyaretimde öğleyeyaklaşıyordu. Değerli dostum Serhat bey ilebirlikte öğle yemeğimizi havalimanında yedik. Gördüğüm manzara, bu yazıyı kaleme almama vesile oldu.
Modern mimarisi, ferah atmosferi, açık terası ve dinlenme alanlarıyla salon artık gerçek anlamda bir konfor alanına dönüşmüştü. Premium Lounge misafirleri, özel garson ve barista servisi eşliğinde zamanlarını dinlenme alanlarında geçiriyor; yiyecek ve içeceklerini bulundukları yerde alabiliyordu. Üstelik servis ekibi, misafire olan saygı ve yardımcı olma konusundaki özeniyle dikkat çekiyordu. Yerinden kalkmak istemeyen misafirlerin masasına dahi servis yapılması, bu anlayışın somut bir göstergesiydi.
Benim için en önemli unsur ise burada sunulan gastronomi çeşitliliğiydi. Günün her saatine uygun atıştırmalıklar, sandviçler, meyveler ve kuruyemişler zaten mevcut. Bunun yanında soğuk başlangıçlarda Kabak Tarator, Antalya Piyazı, Şakşuka ve son derece dengeli bir Favaöne çıkıyordu. Lokal zeytinyağı ile hazırlanmışçeşitli sebzeler, lezzeti ve doğallığıyla masadaayrı bir yer tutuyordu.
Ana yemeklerde benim favorim Mini Karnıyarık oldu. Menüde varsa mutlaka tavsiye ederim. Bunun yanında şefin Hasanpaşa Köftesi ve Orman Kebabı, dönüşümlü olarak büfede yer alıyordu. Elbette bu lezzetlere eşlik eden Pilav’lar da unutulmamıştı. Tatlılarda ise ülkemizin sevilen klasiklerinin, yine her gün farklı olarak sunulduğunu görmek memnuniyet vericiydi.
Biraz da bar kısmına bakalım. Deneyimli mixologların hazırladığı kokteyller, markalı içki sunumlarıyla birleşiyor. Viski, Konyak ve nitelikli Şarap seçenekleri oldukça iddialı. Kahve tarafında ise her çeşit, kaliteli bir makinede özenle hazırlanıyor.
Sonuç olarak Serhat Özçelik’in sıkça vurguladığı gibi, havalimanımız her geçen gün kalite çıtasını yukarı taşıyor ve misafirin yolculuğunu kolaylaştıran, konforunu artıran imkânlar sunmaya devam ediyor.