Gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulunan Zaroğlu, mevcut sorunların geçici çözümlerle aşılamayacağını vurguladı. Zaroğlu, “Bu ülkenin artık geçici pansumanlara değil, köklü bir sistem değişikliğine ihtiyacı var” dedi.
MUHACERET AFFI: “SOSYOLOJİK BİR ZORUNLULUK”
Muhaceret affına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zaroğlu, bunun yalnızca idari değil, aynı zamanda toplumsal bir mesele olduğunu kaydetti. “Bölünmüş aileler açısından ciddi bir sosyolojik sorun var. Bu nedenle muhaceret affı artık çıkmak zorunda” diyen Zaroğlu, düzenlemenin ekonomik katkısına da dikkat çekti. Affın yürürlüğe girmesiyle birlikte devlet bütçesine yaklaşık 500 milyon ile 1 milyar arasında gelir katkısı sağlanmasının beklendiğini belirtti.
“AYNI HATALAR TEKRARLANIYOR”
Geçmişte yapılan uyarıların dikkate alınmadığını ifade eden Zaroğlu, ikamet tüzüğüyle ilgili süreçte defalarca uyarılarda bulunduğunu hatırlattı. “Bu düzenlemelerle ileride yeniden af çıkarmak zorunda kalınacağını söyledik. Bugün geldiğimiz noktada aynı tabloyu yaşıyoruz” diyen Zaroğlu, sorunların çözülmek yerine ertelendiğini vurguladı.
GENEL AF ÇAĞRISI: “ARTIK TARTIŞILMALI”
Zaroğlu, yalnızca muhaceret affının yeterli olmayacağını belirterek, daha geniş kapsamlı bir düzenlemenin gündeme alınması gerektiğini söyledi. 1974’ten bu yana genel af çıkmadığını ifade eden Zaroğlu, “Yüz kızartıcı suçlar hariç tutulmak kaydıyla, kader mahkumları için genel af artık tartışılmalıdır” dedi. Bu adımın hem toplumsal denge hem de devletin ekonomik yükünün hafifletilmesi açısından önemli olduğunu kaydetti.
“ORTAK AKIL ŞART”
Zaroğlu ayrıca, ülkedeki siyasi partilerin, devletin nefes almasını sağlayacak konularda ortak hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Cezaevlerinin doluluk oranlarına da dikkat çeken Zaroğlu, mevcut yapının devlete ciddi mali yük oluşturduğunu belirtti. Tüm bu gelişmeler ışığında, ekonomik ve sosyal baskının arttığını ifade eden Zaroğlu, “Devletin artık nefes alması gerekiyor” dedi.
“DAVUL BAKANLIKTA, TOKMAK BAŞKASININ ELİNDE”
Zaroğlu, taksicilerin Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı önünde yapmış olduğu eyleme ilişkin de açıklamalarda bulundu. Kaçak taşımacılığa değinen Zaroğlu, sorunun denetim eksikliğinden kaynaklandığını söyledi. İzin Kurulu’nun yapısına dikkat çeken Zaroğlu, kurulun 9 üyeden oluştuğunu ve karar çoğunluğunun bakanlıkta olmadığını belirterek, “Davul bakanlıkta ama tokmak başkasının elinde” ifadelerini kullandı. Sorumluluk ile yetkinin farklı yerlerde olmasının sistemsel bir sorun yarattığını vurguladı. Zaroğlu, yaşanan sıkıntıların yalnızca belirli sektörlerle sınırlı olmadığını belirterek, sorunun yapısal olduğuna dikkat çekti. Zaroğlu “Karar alan ayrı, sorumluluk taşıyan ayrı. Bu model sürdürülebilir değil” dedi.
“SEÇİM SADECE HÜKÜMETİ DEĞİL, SİSTEMİ BELİRLEYECEK”
Eylül ayında okulların açılmasının ardından Ekim ayında seçim beklendiğini ifade eden Zaroğlu, bu sürecin kritik olduğunu söyledi. “Bu seçim sadece bir hükümet değişimi değil, sistemin yeniden kurulup kurulmayacağının oylaması olacak” diyen Zaroğlu, vatandaşın mevcut düzen ile yeni bir sistem arasında tercih yapacağını belirtti.