Haftalık Kathimerini haberi “Avrupa Katılımı Kıbrıslı Türklerin İzolasyonunun Kaldırılması Konusunda Bumerang…Türkiye AB’yi Kıbrıs Sorununda Doğrudan Ticaret, Direkt Uçuş ve ‘KKTC’nin Uluslararası Toplumla İlişkileri İçin Araçsallaştırmak İstiyor” başlık ve spotlarıyla manşete çekti.

Gazete, Türkiye’nin, AB’nin katılımını, Rum yönetiminin ısrarla istediği Kıbrıs sorununun özü açısından sıfırlamak ve Avrupa Komisyonu’nun doğrudan ticaret ile ilgili dondurulmuş Tüzük önerisini (2004) referans alarak Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun kaldırılmasında araçsallaştırma stratejisi izlediğini yazdı. Komisyon’un doğrudan ticaret tüzüğünü de “Kıbrıs’ın işgal altındaki bölümünün Tayvanlaştırılmasının temelini atan ve bunun paralelinde ayrılıkçı varlığın fiilen tanınması şartlarını yaratan tüzük” olarak niteledi.

Gazete edindiği bilgilere dayanarak, Ankara’nın bu tezlerinin AB’nin “Konsey Kıbrıslı Türklerin izolasyonuna son vermekte kararlıdır” denilen Nisan 2004 kararları seferber edilerek, en üst siyasi düzeyde Brüksel’e iletildiğini aktardı.

Gazeteye göre, AB’nin Kıbrıs temsilcisi olarak atanan Rafaele Fitto, Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun kaldırılması talebinin "ulağı" haline geldi. AB çevrelerine göre bu talepten Komisyon Başkanı Ursula Fon der Leyen de haberdar.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in de açıklamalarında, Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun kaldırılmasına atıf yaptığını ve çok taraflı konferansın ilanı için izlenecek metodolojiye dair anlaşmayı da ön şart haline getirdiği kaydedilen haberde, Guterres’in bu hareketinin, çoklu konferansa daha yeşil ışık yakmadan bile, “metodolojiyi, resmi ön hazırlık filtresine yükseltmesi" şeklinde algılandığına dikkat çekildi.

Habere göre, Guterres’in bu hareketi yabancı diplomatik çevrelerce “BM’nin, yalnız yakınlaşmaların güncellenmesiyle ilgili olmayan, paralel olarak Ankara’nın, sürecin başarısızlığa uğraması halinde Kıbrıs Türk toplumunun ertesi gününün güvence altına alınması talebinin entegre edildiği yeni bir şartı olarak yorumlanıyor.”

EXIT, Nexus Festivali’nden resmen çekildi
EXIT, Nexus Festivali’nden resmen çekildi
İçeriği Görüntüle

Gazete, Ankara’nın ve KKTC’nin bu tutumunun, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ortaya koyduğu 4 maddede yer aldığını ve BM başta olmak üzere uluslararası toplumdan, yeni bir başarısızlık halinde Kıbrıs Türk tarafının yeniden mevcut fiili duruma dönmeyeceği ve izolasyonunun kaldırılacağına dair güvence almayı öngördüğünü yazdı. Bu şekilde, yalnızca Avrupa Konseyi’nin dondurulmuş önerisi olan doğrudan ticaret tüzüğünün değil, direkt uçuşların ve uluslararası toplumla doğrudan ilişki kurulmasının meşrulaştırılmak istendiğine işaret etti.

Gazete, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’i Kıbrıs Türk tarafının müzakere masasına dönmek için talep ettiği 3 D’yi (doğrudan ticaret, direkt uçuşlar, uluslararası toplumla doğrudan ilişki) kabul etmeye teşvik ettiğini daha önce defalarca yazdığını hatırlattı. Holguin’in yine bu gazeteye verdiği bir söyleşide, Hristodulidis’in Kıbrıs sorununu yeniden hareketlendirmek için ne yapması gerektiğini çok iyi bildiğini belirterek Rum tarafından, ek jestler beklediğini açıkça ortaya koyduğunu yazdı.

-“Avrupa Komisyonu’nun günahkar geçmişi....”

Haberinin “Komisyon’un Günahkar Geçmişi Bugün Ankara’yı Cesaretlendiriyor” başlığıyla ayırdığı bölümünde ise Komisyon’un 22 yıl önce, 2004’te Rum tarafının Annan Planı’na hayır demesi ve AB’ye üye olması nedeniyle bir adım attığını ve KKTC ile AB arasında özerk ilişkiler kurulması perspektifini doğurarak, Ankara’da beklenti yarattığını yazdı.

Komisyon’un o zaman KKTC ile AB arasında doğrudan ticaret ilişkileri başlamasını önerdiğini, Rum tarafının tepki gösterdiği bu önerinin, “gerek ticareti gerek KKTC’deki limanları meşrulaştırarak, Kıbrıs Türk toplumunu Akdeniz’in Tayvan’ı haline getirecek bir adım olduğunu belirten gazete , Komisyon’un bu çabadaki “hatasının ise tercih ettiği hukuki zemin olduğunu" yazdı, şunları ekledi:

“Kıbrıs Cumhuriyeti’ni bypass ederek ve oyçokluğu ile KKTC’yi Avrupa Birliği’nin ticari ilişkiler kurabileceği üçüncü ülke! gören AB Sözleşmesi’nin 133’üncü (bugünkü 207) maddesine dayandırdı. Diğer bir deyişle Komisyon, Komiser Günter Verheugen’in önerisi ile sahte devleti üçüncü ülke görerek, Tayvan’daki gibi bir ticari ilişki statüsü ve ‘KKTC’ye fiili tanınma sağladı.”