Fileleftheros’un haberine göre Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in de katıldığı AHP zirve toplantısı sonunda yapılan açıklamada Rum yönetiminin “özlü Kıbrıs müzakerelerini yeniden başlatma çabaları” ve BM Genel Sekreterinin, bütün müdahillerin katılımıyla gayriresmi genişletilmiş görüşme çağırma inisiyatifi selamlandı.
Türkiye’ye “yapıcı bir iş birliği sundukları ancak demokrasiye, hukuk devletine ve iyi komşuluk ilişkilerine saygı göstermesini bekledikleri” belirtilen ortak açıklamada, “Türkiye ile görüşmelerinde Yunanistan ve Güney Kıbrıs’a tam destek belirtildi, Doğu Akdeniz’de NATO çerçevesinde daha yakın iş birliğinin AB için büyük önem taşıdığına işaret edildi.
Açıklamada Avrupa Komisyonu’nun Güney Kıbrıs’ın Schengen’e tam katılım adaylığı değerlendirmesinin olumlu sonuçlanması ve ilgili görüşmenin Konsey’de başlaması kutlandı, “askıda kalan adımların zamanında atılmasına” destek belirtildi ve bu konu, Schengen 2026-2027 döngüsündeki öncelikler arasına yerleştirildi.
AHP açıklamasında ayrıca Avrupa Birliği Sözleşmesi’nin, üye devletler arasında karşılıklı yardımı öngören 42’nci maddesinin 7’nci paragrafının aktifleştirilmesine ve üye devletlerin tarafsızlık geleneğine saygı gösterilerek stratejik konularda ve kriz yönetiminde daha iyi eşgüdüm hedefiyle Avrupa Güvenlik Konseyi kurulmasına destek belirtildi.
Alithia ise Rum yönetiminin Schengen’e tam üyeliğin aralık ayında gerçekleşeceğine dair kesin açıklama yapmasına rağmen tam katılım sağlanamadığını, bu yıl da aralık ayına yetişilemeyeceğini ve Hristodulidis hükümetinin 2027’ye atıf yapmakta olduğunu yazdı.
Gazeteye göre Temmuz 2026’da Avrupa Komisyonu tarafından yapılan incelemede, önemli reformların uygulanması ve bir dizi talebin yerine getirilmesinden sonra Güney Kıbrıs’ın taktik hazırlık durumu olumlu ancak halen Güney Kıbrıs’ın kendi özel durumuyla ilgili 6 adım daha kaldı. Kalan adımlardan en önemlisinin, Avrupa hukukuna göre Avrupa Birliği’nin dış sınırı kabul edilmeyen Yeşil Hat ile ilgili olduğu ancak Schengen rejiminin uygulanabilmesi için bu hat uluslararası sınır haline dönüştürülmeden insan trafiğinin etkin şekilde denetlenmesinin şart olduğu aktarıldı.
Haberde üçüncü ülke vatandaşlarının, Ada’ya Güney Kıbrıs’ın herhangi bir limanından (hava-deniz) giriş yaptıktan sonra KKTC’ye gelen ve Ada’dan Ercan Havalimanı’nı kullanarak ayrılması durumunda, Avrupa giriş çıkış kayıt sistemine, kişinin gerçek çıkış noktasının işlenmeyecek olması örnek gösterildi.
Ayrıca İngiliz egemen askeri üsleri bölgesi içerisindeki bölgeye Beyarmudu ve Akyar üzerinden giriş çıkışların da özel operasyonel düzenlemeler gerektirdiği belirtilen haberde diplomatik kaynakların, Hollanda ve Avusturya’dan kuşku belirtildiğine işaret edildi.
Gazete Hristodulidis’in, Dışişleri Bakanlığı döneminden beri olacağını söylediği (Güney) Kıbrıs vatandaşlarına ABD’ye girişlerinde vize zorunluluğunun kaldırılması konusunun da Schengen’deki gibi başta “kesin” verilen tarihlerin daha sonra “beklenti” olarak ifade edildiğini hatırlattı.
Haberde, Hristodulidis’in 10 Ocak 2025’te ABD vize serbestisi listesine girişin son aşamasında olunduğunu açıklamasına rağmen Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos’un Haziran 2026’da prosedürün, ABD’nin göç politikası nedeniyle dondurulduğunu açıkladığı anımsatıldı.





