Akansoy, parti içi demokrasinin önemine dikkat çekerek, CTP’de adayların parti üyelerinin oylarıyla belirlendiğini ifade etti. Aday listesi dışında kalan isimlerin de bulunduğunu belirten Akansoy, üyelerin ortak bir iradeyle hareket etmesinin ve parti bütünlüğünün korunmasının önemli olduğunu kaydetti.

Parti politikalarının kişisel görüşlerden bağımsız olarak ortak tartışma ve karar süreçleriyle şekillendiğini vurgulayan Akansoy, farklı görüşlerin ilgili parti organlarında dile getirilmesi gerektiğini söyledi. Akansoy, parti içi demokrasinin, farklı düşüncelerin ifade edilmesi kadar ortak kararların ve parti bütünlüğünün korunmasını da içerdiğini belirtti.

“SİYASETE İTİBAR, VERİLEN SÖZLERİ TUTMAKLA KAZANDIRILIR”

Siyasete duyulan güvenin yeniden tesis edilmesinin siyasetçilerin sorumluluğunda olduğunu ifade eden Akansoy, halka verilen sözlerin tutulması ve icraat döneminde toplumla bağların koparılmaması gerektiğini söyledi.

Girne’de kadınla tartışan kişi, kadının saçını kesti
Girne’de kadınla tartışan kişi, kadının saçını kesti
İçeriği Görüntüle

Temsili demokrasinin halkın karar alma süreçlerine katılımını sınırlamasının siyasete duyulan güveni zayıflattığını savunan Akansoy, gençlerin, kadınların ve gazetecilerin kendi sorunlarıyla ilgili süreçlerde söz sahibi olması gerektiğini belirtti.

Gerçek katılımcılığın halkın görüşlerinin karar süreçlerine yansımasıyla mümkün olacağını ifade eden Akansoy, tutulmayan sözlerin, gerçeği yansıtmayan açıklamaların ve sürekli ertelenen vaatlerin siyaset kurumunu yıprattığını kaydetti.

UBP içerisinde yaşanan iç tartışmaların ve yönetim değişikliklerinin de siyasete duyulan güveni etkilediğini savunan Akansoy, parti içi demokrasinin etkin şekilde işletilmesi gerektiğini söyledi.

“Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin boynunun borcudur siyasete yeniden itibar kazandırmak” diyen Akansoy, sorumluluk sahibi, güven veren ve sözünün arkasında duran bir siyaset anlayışına ihtiyaç olduğunu vurguladı.

“KAMU ZARARA UĞRATILDIYSA ÜZERİNE GİDECEĞİZ”

Kamu maliyesi ve geçmiş döneme ilişkin iddiaları da değerlendiren Akansoy, hükümetin öncelikle kendi döneminin hesabını vermesi gerektiğini savundu. Kamu maliyesinin yaklaşık 50 milyar TL borcu bulunduğunu belirten Akansoy, ekonominin yönetimi, gelirlerin toplanması ve denetim mekanizmalarının işleyişinin sorgulanması gerektiğini söyledi.

Türkiye ile imzalanan protokollere de değinen Akansoy, ihtiyaç duyulduğunda protokol imzalanabileceğini ancak asıl önemli olanın protokollerin içeriği ve uygulanması olduğunu ifade etti. Geçmişte İçişleri ve Çalışma Bakanlığı görevini yürüttüğü dönemde çalışma hayatına ilişkin bir protokol imzaladığını hatırlatan Akansoy, hükümetin görev süresinin sona ermesi nedeniyle protokolün uygulanamadığını belirtti.

Protokol imzalamanın tek başına başarı anlamına gelmediğini vurgulayan Akansoy, anlaşmalarda yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiğini kaydetti.

Geçmiş döneme ilişkin yolsuzluk iddiaları ve vatandaşlık işlemlerinin de incelenmesi gerektiğini belirten Akansoy, yürütmenin kendisini yargının yerine koyamayacağını ifade etti. Hükümete gelmeleri halinde geçmiş dosyaları inceleyeceklerini söyleyen Akansoy, herhangi bir usulsüzlük bulgusu tespit edilmesi durumunda dosyaların savcılık veya polise iletileceğini kaydetti.

Başbakanlık Denetleme Kurulu’nu yolsuzlukla mücadele otoritesine dönüştürmeyi hedefleBaşbakanlık Denetleme Kurulu’nu yolsuzlukla mücadele otoritesine dönüştürmeyi hedefliyoruz.