Akpınar, Rukiye Tunçer’in ölüm haberinin toplumda büyük üzüntü ve öfkeye neden olduğunu belirterek, “Rukiye’nin yaşamı, ardında kalanların acısı ve adalet talebi, diğer şiddete uğrayan kadınlarımız gibi birkaç günlük bir haberin içinde kaybolmamalı” dedi.
Kadına yönelik fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddetin her türünü kınadığını ifade eden Akpınar, hiçbir tartışma, ilişki veya gerekçenin bir kadına yönelik şiddeti meşrulaştıramayacağını vurguladı.
“Siyasi irade ve kamu sorumluluğu gerekiyor”
Kadın cinayetlerinin önlenmesinin siyasi irade ve kamu sorumluluğu gerektirdiğine dikkat çeken Akpınar, muhalefetin dile getirdiği siyasi sorumluluk çağrısını da ciddiye aldıklarını belirtti.
Akpınar, risk altındaki kadınların başvurdukları anda korunmasını sağlayacak bir sistem kurulması gerektiğini kaydederek, ev içi şiddete ilişkin yasal düzenlemelerin gecikmeden ele alınmasını, koruma kararlarının etkin biçimde izlenmesini ve polis ile sosyal hizmet birimleri arasında kesintisiz müdahale mekanizması oluşturulmasını istedi.
Soruşturmanın tüm deliller korunarak eksiksiz ve süratle yürütüleceğine inandığını ifade eden Akpınar, suçu yargı önünde sabit görülen kişi veya kişiler hakkında yasaların öngördüğü en ağır cezanın uygulanması gerektiğini söyledi.
Akpınar, “Bu vahşetin cezasızlıkla ya da hafifletici bahanelerle karşılanmasına toplumun vicdanı razı olamaz. Bu kaçıncı vahim olay?” ifadelerini kullandı.
Bir milletvekili olarak kadınların yaşam hakkını koruyacak tedbirlerin, şiddet ve tehdit başvurularına verilen yanıtların ve mağdurlara sağlanan desteğin takipçisi olacağını belirten Akpınar, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Rukiye Tunçerleri unutmayacağız ve unutturmayacağız. Kadına yönelik şiddete sessiz kalmayacağız.”





