Avcıoğlu yaptığı yazılı açıklamada, devletin bilim, veri, liyakat ve teknolojinin ışığında yönetilemediğini, ülkenin denetimsizlik ve ranta kurban edildiğini ifade etti.
Ülkede yaşanan sorunlara değinerek HP’nin daha önce ortaya koyduğu çözüm önerilerini hatırlatan Avcıoğlu, “KKTC’nin tek çıkış yolu; bilimi, veriyi, teknolojiyi, şeffaf denetimi, mühendislik ciddiyetini, liyakatı ve ahlakı devletin her kademesine ivedilikle entegre etmektir.” dedi.
Yaşanan adli olaylara karşı, kent kameralarına yapay zeka video analitiği kurulması ve biyometrik sınır blokaj sistemine geçilmesi önerisini hatırlatan Avcıoğlu, işlenen kadın cinayetinin, devletin koruyucu, önleyici ve adli takip mekanizmalarının yetersiz olduğunu gösterdiğini kaydetti.
Avcıoğlu, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi’nin bütçesiz ve personelsiz bırakıldığını ve KAYAD tarafından hazırlanan, Ev İçi Şiddet Yasa Önerisi’nin de Meclis’te bekletildiğini savundu.
Okul otobüslerinin denetlenmediğini ve birçok okulun ise hala şantiye halinde olduğunu söyleyerek eleştirilerde bulunan Avcıoğlu, çevre ve enerji yönetiminin de “sistemik iflasın birer parçası olduğunu” kaydetti.
Batı Nil virüsü vakalarının, devletin ihmalkarlığı sonrasında tespit edilmeye başlandığını dile getiren Avcıoğlu, feribot faciasının da bir kaza değil; limanlarda son beş yıldır tamamen devre dışı bırakılan ve çalıştırılmayan denetim mekanizmalarının yol açtığı açık bir “cinayet” olduğunu söyledi.
Havacılık güvenliği ve Ercan Havalimanı’ndaki uçuş emniyeti konularına da değinen Avcıoğlu, “İdari ve teknik denetimsizliğin en acı, en utanç verici zirvesi ise sağlıkta yaşanmıştır.” diyerek, yenidoğan yoğun bakım servisinde bebeklere alkollü mama verildiğini hatırlattı.
Avcıoğlu, “Her felaketten sonra popülist demeçlerin verilmesini, hiçbir şey olmamış gibi hala koltuklarda oturulmasını reddediyoruz.” dedi.






