Yolcular; geminin limandan çıktıktan kısa süre sonra şiddetli şekilde sallanmaya başladığını, endişelerini personele iletmelerine rağmen kendilerine “normal” denildiğini, gemi yan yatarken herhangi bir yönlendirme veya anons duymadıklarını anlattı. Camları kırarak dışarı çıktıklarını belirten kazazedelerden bazıları, can yeleklerini nasıl kullanacaklarını dahi bilmediklerini söylerken, bir yolcu yaklaşık bir buçuk saat denizde kaldığını anlattı.

Girne açıklarında yaşanan Filo Denizcilik’e ait deniz yolcu otobüsü faciasının ardından hayatta kalanların anlattıkları, kazanın yaşandığı dakikalardaki korku ve çaresizliği gözler önüne serdi.
Kazadan sağ kurtulan yolcular Kıbrıs Türk Haber’e konuşarak geminin limandan ayrılmasından, yan yatmasına, camların kırılarak tahliyenin sağlanmasına ve kurtarma çalışmalarına kadar yaşadıklarını anlattı.

Almanya’nın Stuttgart kentinden eşi, üç çocuğu ve baldızıyla birlikte ilk kez Kıbrıs’a tatile gelen Ali Akçay, dönüş yolculuğu için ailesiyle birlikte gemiye bindiklerini söyledi.
Akçay, geminin limandan ayrıldıktan yalnızca birkaç dakika sonra şiddetli şekilde sallanmaya başladığını belirterek, “Sanki lunapark gibiydi. Gemi vurdukça çatır çutur sesler geliyordu” dedi.
Geminin oldukça hızlı ilerlediğini söyleyen Akçay, bir süre sonra alt kattan bağırışlar geldiğini, ardından motorların yavaşladığını ve geminin sola doğru yatmaya başladığını anlattı.

“GÖREVLİ ‘ÇOK NORMAL’ DEDİ”
Yolcuların gemideki sert hareketlerden endişelenerek bir görevliye durumu sorduğunu ifade eden Akçay, görevlinin kendilerine endişelenecek bir durum olmadığını söylediğini ileri sürdü.
Akçay o anları şöyle anlattı:
“Gemi yan yatmadan yaklaşık üç dakika önce bir görevli geldi. İnsanlar ‘Bu nedir, neden bu kadar dalgalanıyor?’ diye sordu. Görevli, ‘Çok normal, bir şey olmaz, açıklarda bir saate düzelir’ dedi. Bizi biraz sakinleştirdi. Görevli gittikten sonra gemi batmaya başladı.”
Geminin sola yatmaya başladığını fark etmesinin ardından ailesine can yeleklerini almalarını söylediğini belirten Akçay, yolculara yeleklerin nasıl kullanılacağı konusunda herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını savundu.
“Ne bir anons duydum ne de yanımızda bir görevli vardı. Can yeleklerini aldık ama nasıl bağlayacağımızı bilmiyorduk.”
“KAPILAR AÇILMIYORDU, SU YÜKSELİYORDU”
Geminin yan yatmasının ardından alt kattaki camlardan birinin kırıldığını ve içeri su dolmaya başladığını belirten Akçay, üst kattaki yolcuların çıkış yolu bulmakta büyük güçlük yaşadığını söyledi.
Akçay, “Kapılar açılmıyordu. İnsanlar üst üste yığılmıştı. Aşağıdan su geliyordu. Dizlerimize kadar yükseldi. Biz koltukların üzerinde kalmıştık ve camları içeriden kıramıyorduk” ifadelerini kullandı.
Kucağında 2,5 yaşındaki kızının bulunduğunu anlatan Akçay, geminin batışının bir noktada durmasının yüzlerce insanın hayatını kurtardığını düşündüğünü söyledi.
“Su biraz daha yükselseydi hepimiz ölecektik. Gemi o noktada durdu. Eğer batmaya devam etseydi oradan çıkmamız mümkün değildi.”
“CAMLAR KIRILMASAYDI ÇIKAMAZDIK”
Kazazedelerin anlatımına göre yolcuların çıkışını sağlayan en kritik gelişmelerden biri, geminin camlarından birinin dışarıdan metal bir parçayla kırılması oldu.
Akçay, cam kırıldıktan sonra 2,5 yaşındaki kızını sırtına alarak dışarı çıktığını, kırılan cam parçalarının yüzüne, ellerine ve sırtına isabet ettiğini anlattı.
“Cam kırıldığı anda ‘Kurtulduk’ dedim. Çünkü o ana kadar hiçbir çıkışımız yoktu. Camlar kırılmasa biz de çıkamazdık.”
Akçay, önce ailesini dışarı çıkarmaya çalıştığını, kalabalık sırasında 15 yaşındaki oğlunu bir süre kaybettiğini belirtti.
“Bas bas ‘Oğlum nerede?’ diye bağırıyordum. Eşim, diğer oğlum ve baldızım çıktı ama büyük oğlumu bulamıyordum. Daha sonra geminin üzerinde onu bulduk ve yeniden bir araya geldik.”
Akçay, kendisinin çıktıktan sonra gemide gördüğü diğer yolculara da yardım ettiğini belirterek, birkaç kadın, çocuk ve yaşlı bir yolcuyu camdan yukarı çektiklerini söyledi.
ÇOCUKLARI DALGALARIN ARASINDA BOTA ATTILAR
Geminin üzerine çıktıktan sonra şişme kurtarma botlarına ulaşmaya çalıştıklarını anlatan Akçay, dalgaların yaklaşık iki metre yüksekliğinde olduğunu ve botlara geçişin son derece zor gerçekleştiğini ifade etti.
Kucağında küçük kızıyla geminin arka bölümüne ilerlediğini söyleyen Akçay, yolcuların birbirlerini tutarak ilerlediğini anlattı.
“Bot dalgayla yükseliyor, sonra aşağı iniyordu. Doğru anı bekliyorduk. ‘Üç, iki, bir’ diye sayıp çocukları bota atıyordum. Önce kızımı, sonra eşimi ve çocuklarımı gönderdim.”
Akçay, kendi ailesinin yanı sıra yaklaşık 10-15 çocuğun daha bota geçmesine yardımcı olduğunu söyledi.
Daha sonra botlardan birinin gemiye bağlı olduğunu fark ettiklerini anlatan Akçay, geminin tamamen batması ihtimaline karşı ipin kesilmeye çalışıldığını belirtti.
“Bot gemiye bağlıydı. Gemi giderse içindeki herkesle birlikte botu da çekebilirdi. Bıçak aradık. Sonunda bir ustura bulundu ve ipler kesildi.”
AİLE ÜÇ AYRI BOTA DAĞILDI
Tahliye sırasında ailesinin üç ayrı kurtarma aracına dağıldığını anlatan Akçay, kendisinin ise bir bota geçmeye çalışırken denize düştüğünü söyledi.
“Küçük kızım, 12 yaşındaki oğlum ve eşim bir bottaydı. Büyük oğlum ile baldızım başka bottaydı. Ben atlamaya çalışırken denize düştüm ve başka bir bot tarafından alındım.”
Denizde yoğun mazot kokusu olduğunu belirten Akçay, gemi ile bot arasında sıkıştığını ancak botun şişme olması sayesinde ciddi şekilde yaralanmadığını ifade etti.
Kazanın yaklaşık 12.15 sıralarında yaşandığını söyleyen Akçay, kendisinin saat 15.00 civarında kıyıya ulaşabildiğini belirtti.
“CAN YELEKLERİNİ NASIL GİYECEĞİMİZİ BİLMİYORDUK”
Kazazedelerin ortak olarak üzerinde durduğu konulardan biri de yolculuk öncesinde can yeleklerinin kullanımına ilişkin bilgilendirme yapılmadığı iddiası oldu.
Akçay, “Uçakta bile güvenlik talimatları gösteriliyor. Burada ne bir anons duydum ne de can yeleğinin nasıl bağlanacağı anlatıldı” dedi.
Bir başka kazazede de bazı yolcuların can yeleklerini ters giydiğini fark ettiğini anlattı.
Kazazede, denizde dalgalarla mücadele ettiği sırada ters giyilen yelekleri düzeltmeye çalıştığını belirterek, “İnsanlar nasıl giyileceğini bilmiyordu. Kimse göstermedi” ifadelerini kullandı.
“112’YE ULAŞMAYA ÇALIŞTIK”
Bir başka yolcu ise gemi yan yatarken ailesine WhatsApp üzerinden fotoğraf ve mesaj gönderdiğini söyledi.
Kazazede, ailesine, “Girne açıklarındayız, gemi batmak üzere, acil yardım isteyin” şeklinde mesaj gönderdiğini, ancak yardım çağrısının doğru birimlere ulaştırılmasında sorun yaşandığını ileri sürdü.
Kazazedelerden biri, bottayken çalışan bir telefon bulduklarını ve iki kez 112’yi aramaya çalıştıklarını belirterek, görüşmelerin kesildiğini anlattı.
Yolcular, Sahil Güvenlik ekiplerinin olay yerine ulaşmasının geciktiğini ileri sürerken, helikopterin ise daha sonra geldiğini söyledi.
Bu sürelerle ilgili ifadeler kazazedelerin kendi anlatımlarına dayanırken, resmi makamların kurtarma operasyonunun zamanlamasına ilişkin kayıtları ayrı bir önem taşıyor.
ALT KATTAN KURTULAN YOLCU: “SUYUN İÇİNDE KALDIM”
Geminin alt bölümünde bulunduğunu söyleyen bir başka kazazedenin anlattıkları ise facianın boyutunu ortaya koydu.
Ayağında çok sayıda kırık olduğunu belirten yolcu, gemi yan yatınca kapı bölgesinde sıkıştığını ve bir süre suyun altında kaldığını anlattı.
“Alt kattaydım, tam kapının oradaydım. Suyun içinde yaklaşık bir buçuk dakika kaldım. Yukarı çıkıyorum mazot akıyor, aşağı iniyorum, boğulmak üzereydim. Son anda birisi elini uzattı ve beni çekti.”
Ayağının kapının arasına sıkıştığını belirten kazazede, “Ya ayağım kırılacak ya da kopacak diye düşündüm. Kendimi kurtardım. Daha sonra klima üzerime düştü” dedi.
Kazazede, kırılan camlardan birinden dışarı çıkabildiğini söyledi.
“İNSANLAR KOLTUKLARIN ARASINDA SIKIŞMIŞTI”
Alt kattaki yolcu, tahliye sırasında gördüklerini anlatırken çok sayıda kişinin koltukların ve gemideki eşyaların arasında sıkıştığını ileri sürdü.
Geminin alt bölümünde ağırlıklı olarak erkek yolcuların bulunduğunu belirten kazazede, kendi bulunduğu bölümün son derece kalabalık olduğunu ifade etti.
Kazazedelerin bu anlatımlarındaki ölü veya kayıp kişi sayılarına ilişkin değerlendirmeler ise resmi makamlarca açıklanan rakamlardan bağımsız, olay anındaki gözlemlerine dayanıyor.
FİLİKALARIN UZAKLAŞTIĞINI ANLATTILAR
Kazazedeler, gemi yan yatarken bazı kurtarma filikalarının gemiden uzaklaştığını da ileri sürdü.
Bir yolcu, “Filikalar atılmıştı ancak gemiyle aralarında mesafe vardı. Dalgaların etkisiyle uzaklaşıyorlardı” dedi.
Başka bir kazazede ise daha sonra geminin yanına getirilen iki şişme botun yolcuların kurtarılmasında kritik rol oynadığını söyledi.
“Onu kim getirdiyse Allah razı olsun. Bizi kurtaran o botlar oldu.”
“BİR BUÇUK SAAT DENİZDE KALDIM”
Kazazedeler arasında en dikkat çekici anlatımlardan biri de gemiden denize giren ve yaklaşık bir buçuk saat suda kaldığını söyleyen yolcuya ait oldu.
Üzerinde can yeleği olmadığını ifade eden kazazede, denizde bulduğu bir parçaya yalnızca iki parmağıyla tutunarak hayatta kalmaya çalıştığını anlattı.
“Üzerimde hiçbir şey yoktu, kıyafetlerimle suyun içindeydim. Bir parçaya iki parmağımla tutundum. Yanımızda kadınlar vardı, korkuyor ve bağırıyorlardı. Onları sakinleştirmeye çalıştım.”
Yolcu, dalgaların çok güçlü olduğunu ve yüzmenin neredeyse imkânsız hale geldiğini söyledi.
“KAPTANI UYARDIK” İDDİASI
Faciadan kurtulan bazı yolcular, gemi henüz seyir halindeyken mürettebatı ve kaptanı tehlikeye karşı uyardıklarını da ileri sürdü.
Geminin şiddetli hareketlerini gösteren ve kamuoyuna yansıyan görüntülerden birini kendisinin çektiğini söyleyen bir kazazede, gemide bir koltuğun yerinden fırladığını anlattı.
Kazazede, olaydan önce “Kaptanı çağırın, bu gemi batıyor” şeklinde uyarıda bulunduğunu öne sürdü.
Yolcular, geminin hareketlerinin normal olmadığı yönündeki uyarılarına rağmen seyrin sürdüğünü savundu.
Bu iddiaların kazanın teknik ve adli soruşturması kapsamında incelenmesi bekleniyor.
“ÇOCUKLARIMA BİR ŞEY OLMADIĞINA ŞÜKREDİYORUM”
İlk kez geldiği Kıbrıs’taki üç günlük tatilinin böylesine büyük bir faciayla sona erdiğini anlatan Ali Akçay, yaşadığı travmaya rağmen ailesinin tamamının hayatta olmasına şükrettiğini söyledi.
Akçay, “Çocuklarıma bir şey olmadığı için çok dua ediyorum. Ama hayatını kaybeden insanlara çok üzülüyorum” dedi.
2,5 yaşındaki kızının da olaydan psikolojik olarak etkilendiğini ifade eden Akçay, kendi vücudunda ise cam kesikleri ve morluklar bulunduğunu belirtti.
Faciadan kurtulan yolcuların anlatımlarında en fazla tekrarlanan ifadeler; yeterli yönlendirme yapılmadığı, can yeleklerinin kullanımının anlatılmadığı, çıkışların kullanılamadığı, yolcuların camları kırarak tahliye olduğu ve kurtuluş için büyük ölçüde birbirlerine yardım etmek zorunda kaldıkları yönünde oldu.
Kazazedelerin ifadeleri, facianın nasıl meydana geldiği ve tahliye sürecinde neler yaşandığına ilişkin yürütülen soruşturmanın yanıtlaması gereken çok sayıda soruyu da beraberinde getirdi.
KAZAZEDELERDEN KIBRIS TÜRK HABER’E TEŞEKKÜR
Kazazedeler, olayın ardından Kıbrıs Türk Haber tarafından yapılan ilk canlı yayının ve bölgedeki tekne sahiplerine yönelik yardım çağrılarının kurtarma çalışmalarına önemli katkı sağladığını belirtti. Yapılan yayın sayesinde çok sayıda teknenin bölgeye yöneldiğini ve birçok kişinin kurtarıldığını ifade eden kazazedeler, canlı yayını gerçekleştiren Kıbrıs Türk Haber Genel Yayın Yönetmeni Alihan Pehlivan’a da teşekkür etti.






