Basın özgürlüğünün yalnızca gazetecileri değil, toplumun haber alma hakkını da ilgilendirdiğini vurgulayan Çeler, “Basın-Sen’in Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuruyu önemsiyor, hukuki süreci yakından takip ediyoruz. Mahkemenin kararını ve gerekçelerini esas alacağız” dedi.
“BASIN ÖRGÜTLERİYLE BİRLİKTE ÇALIŞACAĞIZ”
23B maddesinin yargı sürecinin ardından yeniden ele alınması gerektiğini savunan Çeler, TDP’nin maddenin yeniden düzenlenmesi, gerekli görülmesi halinde değiştirilmesi veya yürürlükten kaldırılması için basın örgütleriyle birlikte çalışacağını açıkladı.
Çeler, hedeflerinin gazetecilik faaliyetlerini güvence altına alan ve evrensel insan hakları standartlarına uygun bir düzenleme olduğunu ifade etti.
Masumiyet karinesi, özel hayatın gizliliği ve adil yargılanma hakkının da korunması gerektiğini belirten Çeler, bu hakların basın özgürlüğünün ölçüsüz şekilde sınırlandırılmasına gerekçe olmaması gerektiğini kaydetti.
Çeler, “6 Aralık seçimleri öncesinde de sonrasında da tutumumuz nettir. Yargı sürecinin takipçisi, Meclis’te ise çözümün tarafı olacağız. Bu konudaki taahhüdümüz seçimle sınırlı değildir” ifadelerini kullandı.




