Barones Nosheena Mobarik’in himayesinde, Kuzey Kıbrıs için Özgürlük ve Adalet (FFNC) kampanyasının katkılarıyla düzenlenen etkinliğe Avam Kamarası ve Lordlar Kamarası üyelerinin yanı sıra Türkiye’nin Birleşik Krallık Büyükelçisi Koray Ertaş ve KKTC Londra Temsilcisi Aysan Mullahasan da katıldı.
“GÜVENİ ZEDELEYEN GİRİŞİMLERE SON VERİLMELİ”
Dânâ, güven yaratıcı önlemlerin iki taraf arasında karşılıklı güvenin geliştirilmesi ve sonuç odaklı bir müzakere sürecinin önünün açılması açısından önemli olduğunu söyledi.
Kıbrıs Türk halkının kültürel, sportif, ekonomik, diplomatik ve siyasi faaliyetlerde çeşitli engellerle karşı karşıya kaldığını belirten Dânâ, Kıbrıs Rum tarafının girişimleri sonucunda bir futbol kampı, iki müzik festivali ve çeşitli etkinliklerin iptal edildiğini ifade etti.
Bu tür girişimlerin çözüm için gerekli güven ortamına zarar verdiğini savunan Dânâ, anlamlı ilerleme için karşılıklı siyasi irade ve saygının yanı sıra güveni zedeleyen uygulamalara son verilmesi gerektiğini kaydetti.
GUTERRES VE AB KOMİSYONU’NUN YANITLARINA DİKKAT ÇEKTİ
Cumhurbaşkanı Erhürman ile BM Genel Sekreteri António Guterres arasındaki son yazışmalara da değinen Dânâ, Guterres’in 16 Ekim tarihli yanıtında yaşanan gelişmeleri “cesaret kırıcı” olarak nitelendirdiğini aktardı.
Dânâ ayrıca Avrupa Komisyonu’nun 6 Ekim tarihli yanıtında, Kıbrıslı Türklerin faaliyetlerinin engellenmesine ilişkin endişelere ve bunun kapsamlı çözüm çabaları üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekildiğini belirtti.
BİRLEŞİK KRALLIK’A ÇAĞRI
Birleşik Krallık’ın 1960 Garanti Antlaşması kapsamında üç garantör ülkeden biri olduğunu hatırlatan Dânâ, Kıbrıs Türk tarafının Londra’dan tarafsız bir yaklaşım beklediğini ifade etti.
Birleşik Krallık’ın tarihsel bağları, uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan konumu ve BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi olarak sahip olduğu diplomatik etkiyle Kıbrıs Türk halkının izolasyonlarının aşılmasına katkı sağlayabileceğini belirten Dânâ, özellikle kültür, spor ve ticaret alanlarında somut adımlar atılması çağrısında bulundu.
Dânâ, Kıbrıs Türk tarafının yapıcı diyalog, güven yaratıcı önlemler ve Cumhurbaşkanı Erhürman’ın ortaya koyduğu metodoloji temelinde sonuç odaklı bir müzakere sürecine bağlı olduğunu yineledi.




