Kamu sağlık çalışanlarının sık sık politik tartışmaların içine çekildiğini ifade eden Diker, hekimliğin para odaklı bir meslek olmadığını vurguladı. “Bir hekim, yardım isteyen herkes için elinden gelenin en iyisini yapar. Bu meslek bazen yaşam ile ölüm arasındaki yolda hastalar ve yakınlarıyla birlikte yürümektir” dedi.

Maaş tartışmalarının gündeme geliş biçimini eleştiren Diker, “Sözü edilen rakamların ancak yüzde 25–30’u alınmaktadır. Kimse 700 bin TL almıyor. Varsayalım alan biri varsa, çıksın açıklasın” ifadelerini kullandı.

Üstel: Hayat pahalılığı konusunda somut öneriler sunduk, muhalefetten karşılık bulamadık
Üstel: Hayat pahalılığı konusunda somut öneriler sunduk, muhalefetten karşılık bulamadık
İçeriği Görüntüle

“Bir günde 40–50 hasta bakıyoruz”

2026 yılı itibarıyla poliklinik yoğunluğunun çok ağır olduğunu belirten Diker, “Yatan hastalar hariç günde 40–50 hasta görüyorum. Her hasta için sistem üzerinden not giriyorum. Akşamları evde ertesi günün polikliniğine hazırlanıyorum. Kaç hastaya özel telefonumdan dönüş yaptığımı saymıyorum bile” diye konuştu.

“Onkoloji servisinde boş yatak yok”

Bazı hastanelerin doluluk oranlarına ilişkin sosyal medyada paylaşılan düşük rakamlara da değinen Diker, kendi branşında durumun farklı olduğunu belirterek, “Onkoloji servisinde neredeyse hiç boş yatak bulunmuyor. Limitlerde çalışıyoruz” dedi.

“Ayıp ve kırıcı söylemler”

Maaş tartışmalarının hekimleri yıprattığını vurgulayan Diker, “Bunlar ayıp ve kırıcı söylemler. Bunları konuşmaktan bile hicap duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Ömer Diker’in açıklaması, sosyal medyada kamu hekimlerinin yüksek maaş aldığı yönündeki iddialara karşı tıp camiasından gelen en güçlü tepkilerden biri olarak değerlendirildi.