Sıla Usar İncirli, Nazar Erişkin’in konuğu oldu. Programda, yurttaşların devlet kurumlarının sorun çözme kapasitesine ilişkin güven kaybı yaşadığını ifade eden İncirli, CTP’nin hedefinin güçlü siyasi iradeyi demokratik katılımcılık ve etkin denetimle buluşturan yeni bir yönetim anlayışı olduğunu söyledi. CTP’nin iktidara gelmesi halinde atılacak ilk adımların takvimlendirilerek hazırlandığını belirten İncirli, nüfus sayımı, yolsuzlukla mücadele, kamu hizmetlerinin sadeleştirilmesi ve hızlandırılması, dijitalleşme ve ekonomiye ilişkin çalışmaların öncelikli başlıklar arasında yer aldığını belirtti.
“Başbakanlık Denetleme Kurulu’nu bağımsız bir Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi’ne dönüştüreceğiz”
CTP iktidara geldiğinde yapılacak ilk işin nüfus sayımı olacağını belirten İncirli, “Nüfus sayımıyla ilgili düğmeye basacağız” diyerek nüfus sayımının 15-18 ay içerisinde tamamlanmasına yönelik kapsamlı bir hazırlık yaptıklarını kaydetti. İncirli, ayrıca yolsuzlukla mücadeleye önemli bir yer ayırdıklarına dikkat çekerek bağımsız bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. Toplumun devlete olan güvenini yitirdiğini belirten İncirli, “Biz o güveni yeniden inşa edeceğiz. O güveni yeniden inşa ederken de halk devletin şeffaf olduğunu görecek, devletin denetlenebilir bir mekanizmayla çalıştığını bilecekler” şeklinde konuştu. İncirli, ilk bir yıl içerisinde şu anda iş görmez durumda olan Başbakanlık Denetleme Kurulu’nun bağımsız bir Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi’ne dönüştürülmesini öngördüklerini ifade ederek hedeflerinin yurttaşlar ya da iş insanları olmadığını vurguladı. İncirli, kamuya ait mali ve idari yetkileri kişisel çıkar amacıyla kullanarak devleti zarara uğrattığı iddia edilen durumların etkin biçimde denetlenmesini sağlayacaklarını belirtti.
“Kurumlar arasındaki iletişimi sağlayacağız”
Yurttaşların günlük yaşamına doğrudan dokunacak ve yüksek maliyet gerektirmeden hızla hayata geçirilebilecek projelere öncelik vereceklerini belirten CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, bunları “Kamu hizmetlerinin sadeleştirilmesi ve hızlandırılması, dijitalleşme, mükerrer başvuruların engellenmesi” olarak sıraladı. Yurttaşların ve işletmelerin kamudaki işlemlerinin ne kadar sürede tamamlanacağını önceden bilebileceği bir yapı kuracaklarını belirten İncirli, aynı belgelerin farklı kurumlara tekrar tekrar sunulmasının önüne geçileceğini, kurumlar arasındaki iletişimin de hızla sağlanacağını ifade etti.
“Yapısal dönüşümleri adım adım hayata geçireceğiz”
İncirli, eğitim ve sağlıkta planlanan yapısal dönüşümleri adım adım hayata geçireceklerini vurgulayarak sağlık sistemindeki yoğunluğun hem hasta güvenliği hem de sağlık çalışanlarının çalışma koşulları açısından ciddi sorunlara yol açtığını belirtti. “Sağlıkta basamaklı bir sistem kuracağız” diyen İncirli, birinci basamakta sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesiyle hastanelerdeki ve acil servislerdeki yoğunluğun azaltılacağını ifade etti. Koruyucu sağlık hizmetlerinin de önceliklendirileceğini kaydeden İncirli, sağlık hizmetlerinin bilimsel yöntemlerle ve liyakat temelinde yönetileceğini söyledi. Eğitimde ise tam gün eğitim hedefinin bulunduğunu belirten İncirli, bunun öğretmen ihtiyacından okulların fiziki koşullarına, beslenmeden ulaşıma kadar tüm hazırlıklar tamamlandıktan sonra planlı ve aşamalı biçimde hayata geçirileceğini ifade etti.
“Üretim maliyetlerini düşürmemiz gerekiyor”
İncirli, hayat pahalılığıyla mücadelenin yalnızca ücret artışları üzerinden yürütülemeyeceğini belirterek piyasa denetimleri ve ücret düzenlemelerinin yanında üretim maliyetlerinin düşürülmesi, kayıt dışılıkla mücadele edilmesi ve hedefli destek mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini söyledi. “Üretim maliyetlerini düşürmemiz gerekiyor” diyen İncirli, özellikle enerji arz güvenliğinin sağlanması için acil adımlar atacaklarını belirtti. Enerji maliyetlerinin düşürülmesine yönelik yatırımlar planlanacağını, işletmelerin dışsal ekonomik şoklara karşı destekleneceğini kaydeden İncirli, verimliliğin artırılması ve verginin adaletli biçimde tabana yayılmasının da ekonomi politikalarının önemli unsurları arasında olacağını ifade etti.
“Türkiye ile ilişkilerimiz karşılıklı saygıya dayalı ve kurumsallaşmış ilişkiler olmalı”
Son olarak Türkiye ile ilişkiler konusunda da değerlendirmelerde bulunan İncirli, CTP’nin yaklaşımının karşılıklı saygı ve kurumsallık temelinde şekillendiğini vurguladı. “Türkiye ile ilişkilerimiz karşılıklı saygıya dayalı ve kurumsallaşmış ilişkiler olmalı” diyen İncirli, Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC arasındaki ilişkilerin kişisel ilişkiler üzerinden değil, iki devlet arasında kurumsal bir zeminde yürütülmesi gerektiğini ifade etti. İncirli, Türkiye tarafından ayrılan kaynakların toplumsal fayda doğrultusunda ve şeffaf biçimde kullanılmasının önemine de işaret etti. İncirli, programın sonunda şu ifadeleri kullanarak ülkedeki kötü gidişatı halkla beraber değiştireceklerinin mesajını verdi;
“Güven ve olgunluk siyasini sürdüreceğiz. Akılcı bir iktidar kuracağız ve çok dikkatli, özenli olacağız. Toplumun tüm kesimlerini kuacaklayacak, iş birliği içerisinde olacağız ve bu ülkeyi içinde bulunduğu kötü durumdan hep beraber kurtaracağız. Halka beraber gelecek bir değişim için kolları sıvadık ve bu değişimi gerçekleştirmek için geliyoruz”




