Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı dış ticaret verileri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ticaret ilişkilerinde derinleşen dengesizliği bir kez daha gözler önüne serdi. Rakamlar, ticaret hacmindeki artışa rağmen KKTC’nin üretim ve ihracat kapasitesinin son derece sınırlı kaldığını, buna karşılık ithalata dayalı bir ekonomik yapının giderek kalıcı hâle geldiğini ortaya koydu.

Altın yeniden yükselişte: Ons fiyatı 5 bin doların üzerine çıktı
Altın yeniden yükselişte: Ons fiyatı 5 bin doların üzerine çıktı
İçeriği Görüntüle

TİCARET HACMİ 2.7 MİLYARI GEÇTİ

Gıynık Gazetesi’nden Artun Çağa’nın derlediği verilere göre, KKTC, 2025 yılında Türkiye’ye yalnızca 116 milyon 363 bin dolarlık mal satarken, Türkiye’den 2 milyar 631 milyon 650 bin dolarlık mal aldı. Bu tabloyla iki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi 2 milyar 748 milyon 13 bin dolara ulaştı ve tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. TÜİK verilerine göre, 2025 yılı hem ticaret hacmi hem ithalat hem de ticaret açığı bakımından rekorların kırıldığı bir yıl oldu.

Ancak bu artış, dengeli bir ticaret ilişkisini değil; KKTC’nin neredeyse tamamen tüketici, Türkiye’nin ise tedarikçi konumunda olduğu tek yönlü bir yapıyı işaret ediyor.

HER 1 DOLARA KARŞILIK 26 DOLARLIK İTHALAT

Veriler, ticaretteki çarpıcı çelişkiyi daha net biçimde ortaya koyuyor. 2025’te KKTC’nin Türkiye’ye sattığı her 1 dolarlık mala karşılık, Türkiye’den 26 dolarlık mal aldığı hesaplandı. Bu oran, KKTC’nin ihracat üretmekte ne denli zorlandığını ve en yakın, en büyük ticaret ortağı olan Türkiye ile dahi güçlü bir ihracat ilişkisi kuramadığını gösteriyor.

Bu dengesizlik sonucunda KKTC’nin 2025 yılında verdiği ticaret açığı 2 milyar 515 milyon dolara ulaştı. Böylece 2024’ün ardından ticaret açığı bir kez daha 2.5 milyar dolar eşiğini aşmış oldu. Açığın Türk Lirası karşılığı ise yıl sonu resmi kurlarına göre yaklaşık 108 milyar TL olarak hesaplandı.

Ekran Görüntüsü 2026 02 04 125550

ÜRETİM YERİNE İTHALATA DAYALI EKONOMİ

Ortaya çıkan tablo, KKTC ekonomisinin üretim ve ihracat temelli bir yapıdan uzaklaştığını, ithalata bağımlı bir modelle yoluna devam ettiğini gösteriyor. Ekonomik akıl açısından bu yaklaşım, sürdürülebilirlikten uzak ve kırılgan bir yapı anlamına geliyor. Kendi iç üretimini ve dış pazarlara açılma kapasitesini geliştiremeyen bir ekonominin, sürekli artan ithalatla ayakta kalmasının mümkün olmadığına dikkat çekiliyor.

10 YILDA 15.5 MİLYAR DOLARLIK AÇIK

TÜİK verilerinden derlenen 2016–2025 dönemine ait rakamlar da bu yapısal sorunun uzun süredir devam ettiğini ortaya koyuyor. KKTC’nin Türkiye’ye yönelik toplam ihracatı son 10 yılda 980 milyon 820 bin dolar olarak gerçekleşirken, ithalat 16 milyar 479 milyon dolara ulaştı. Böylece 10 yıllık toplam ticaret hacmi 17 milyar 460 milyon dolar olurken, toplam ticaret açığı 15 milyar 498 milyon dolara çıktı.

Her ne kadar 2025 yılında ihracat rakamı son on yılın en yüksek üçüncü seviyesine ulaşmış olsa da, bu artış genel tabloyu değiştirmeye yetmedi. Rakamlar, KKTC’nin Türkiye ile ticarette dahi ihracatçı bir konum yaratamadığını ve ithalata dayalı ekonomik yapının derinleştiğini açık biçimde ortaya koydu.