Araştırmacılar, hastanelerde halihazırda kullanılan cihazlarla 3 ila 20 MHz aralığındaki ultrason frekanslarını virüsler üzerinde test etti.

Elde edilen sonuçlar, ses dalgalarının yarattığı mikroskobik titreşimlerin virüsün dış zarını patlatmaya yettiğini gösterdi. Bilim insanları bu durumu, mısır patlaması fenomenine benzeterek "virüsle bağırarak savaşmak" olarak nitelendiriyor.

Akustik rezonans yöntemi kullanılıyor

Yöntemin temelinde "akustik rezonans" prensibi yatıyor. Ses dalgasının frekansı, virüs zarının doğal titreşim frekansıyla eşleştiğinde oluşan enerji birikimi, sadece virüsün yapısını hedef alıyor.

Deneylerde çevre hücrelerin sıcaklık ve pH değerlerinin sabit kaldığı, bu sayede sağlıklı hücrelere zarar vermeden sadece virüslerin yok edilebildiği tespit edildi.

Araştırmacılardan Odemir Martinez Bruno, olayın tamamen geometrik olduğunu belirterek, küresel yapıdaki virüslerin ultrason enerjisini daha etkili emdiğini ifade etti. Bu fiziksel yaklaşım sayesinde, virüslerin mutasyona uğrasalar bile şekilleri değişmediği sürece bu yöntemden kaçamayacakları öngörülüyor.

Çevreci ve direnç oluşturmayan çözüm

Geleneksel antiviral ilaçların geliştirilmesinin karmaşık süreçler gerektirdiğini belirten uzmanlar, ultrason yönteminin herhangi bir atık oluşturmaması ve virüs direnci yaratmaması nedeniyle "yeşil" bir çözüm sunduğuna dikkat çekiyor.

Venezuela’dan Trump’a “51. eyalet” tepkisi
Venezuela’dan Trump’a “51. eyalet” tepkisi
İçeriği Görüntüle

Yöntemin henüz klinik kullanım aşamasından uzak olduğu ve hayvanlar üzerinde test edilmediği vurgulansa da, ekip şimdiden Zika, Dang humması ve Chikungunya gibi diğer virüsler üzerindeki çalışmalarına başladı.

Çalışmanın sonuçları Scientific Reports dergisinde yayımlandı.