Hükümet dün geride kalan bir yılını anlattı.

Bir basın toplantısıyla.

Başbakan Üstel yanına bakanlarını da alarak basının karşısına çıktı ve anlattı.

Anlatmış olduklarına ilişkin detaylar dünden beridir tartışılmakta.

Benim derdim bu değil.

Benim esas meselem icraatlar kadar vaatlerin de bu basın toplantısında yer bulmuş olması.

Belli ki kafalarda bir “seçim” meselesi var.

Ama hangi seçim..?

Üstel’in dün yaptığını erken genel seçime hazırlık olarak almak hata olur.

Çünkü aklında asla böyle bir şey yok..!

O da çok iyi biliyor ki erken bir genel seçimde halk mevcut ekonomik durumu faturasını UBP’ye esecektir.

Hem de hiç acımadan..

Üstel de bunun farkında.

Tecrübeli ve usta bir siyasetçi.

Ülke koşularını da UBP’yi de çok iyi tanıyor.

O nedenle de bu koşullarda bir erken genel seçime asla gitmez.

Üstel’in geleceğe yönelik planları olduğu çok açık.

Siyasal anlamda planları var.

Bu son derece normaldir.

Bu duruma eleştirim olmaz.

Esas işaret etmek istediğim nokta, dün bir seçim manifestosu şeklinde gerçekleştirdiği basın toplantısında esas hedefin 25 Haziran’daki ara seçim olduğudur.

Tek bir vekil için bu kadar zahmete değer mi..?

Eğer işin sonunda erken genel seçime gitme mecburiyeti gibi istenmeyen bir durum varsa, değer..

Peki var mı böyle bir olasılık..?

Var..

Hem de fazlasıyla.

UBP adayının bu seçimi mutlaka alması lazım.

Kaybetse bile en azından ikinci olması ve seçilen ile arasındaki oy oranının e fazla 2 puan olması da şart.

Eğer yüzde ikiden daha fazla bir fark oluşursa işler zora girer.

Yani, CTP adayı seçimi UBP adayına fark atarak kazanırsa UBP ve Üstel için işler istenmeyen bir rotaya girer.

Seçimi böylesi bir sonuçla kazanan CTP mutlaka erken seçim isteyecektir ve bu kez eli çok daha güçlü olacaktır.

İşte Üstel de bunun farkında.

Farkında ve şimdiden önlem almaya başladı.

Ara seçimi bir genel seçim havasına girmeden ama genel seçim vaatleri ile yapmak hedefinde.

Siyasal hedefleri açısından yanlış bir strateji değil.

Ama burada önemli olan parti içerisindeki havanın ne olacağıdır.

Özellikle de bakanlık beklentisi olan isimlerin nasıl bir strateji izleyecekleri de önemli.

Dün bir start verildi.

Bakalım işler kimin istediği yönde gelişecek.

Üstel’in mi yoksa CTP^nin mi..?

Yoksa parti içerisindeki muhalifler mi istediklerini alacak..?

Sonucu merakla bekliyor olacağım...