Pahalılık için Türkçe yetmiyor artık.

Yaşananı  anlatmak için Çince bile zavallı kaldı.

Oysa yapacak çok şey var.

Pahalılık önlenebilir.

Başı bozuk vahşet durum ele alınabilir.

Mal ve Hizmetler Yasası çalıştırılabilir.

Denetim ve kontrol uygulanabilir.

Ha bir de vergi toplanabilir.

Hani her ay maaş için borçlanılıyor ya!

Mesela vergi vermeyi günah sayan zenginler.

Mesela özel ders veren muallimler.

Mesela klinik sahibi hekimler.

Devlet aval, aval seyretmemeli.

            ******

Zurnanın son deliği bir halk.

Al hayat pahalılığını kes sesini diyorlar.

Al asgari ücret artışını yum ağzını diyorlar.

Bu arada marketler hücumda, toptancılar atakta.

Ver Allahım misali kaz yoluyorlar.

Kaz kim oluyor?

Elbette ki halk.

Bu arada siyasetçi Arabın yalelli havasında.

Pahalılık TL’nin suçu.

Enflasyon Dolar ve Euro’nun kabahati.

Başıboş düzen Denktaş ve Eroğlu’nun mirası.

Bizim yiğitlerse  ana sütü gibi ak ve pak.

50 senelik düzenin suçu onların olur mu hiç!

             *****

Sözüm Başbakan Ünal Üstel’e.

Bildiğim Üstel gözü karadır, eyvallahı yok.

Başbakan olarak her şeyi bir yana itsin.

Yağcı ve yalakaların cibbanalarını duymasın.

Ne yapar, nasıl halleder bilemem.

Ama pahalılığı dizginlerse tarih yazar.

Vergi vermeyenin yakasına yapışsın. 

Mal ve hizmetler yasasını çalıştırsın.

Piyasa yangınını denetlesin.

Aç gözlü marketleri ve toptancıyı affetmesin.

Çünkü bu pahalılık halkı bitiriyor.

Hem unutmasın ki halk biterse kendisi de biter.

Ve bunun kaçarı olmaz.