Gerektiğinde koca yürekliyiz.

Hiçbir tutuculuğumuz yok.

Ne din, ne gelenek, ne itikat.

Ruhlar da özgür yani.

Roma’ya gidip, İtalyan gibi davranabiliyoruz.

O denli uyumluyuz.

E okumuşuz da.

Yol, yordam da biliyoruz.

O zaman?

*****

O zaman nedir bu halimiz?

Fellah şehirler.

Karanlık yollar.

Basiretsiz siyasiler.

Yolsuzluk, rüşvet ve suistimal.

Onun, bunun paçasını yalama.

Ona, buna yalakalık.

Bu mu kendimize layık gördüğümüz?

Be denli aciz ve zavallı mıyız?

******

Değiliz.

Sadece numara yapıyoruz.

Farkında değilmiş gibi.

Bilmiyormuş gibi.

Oysa nesiller geldi ve gidiyor.

Evlatlara “bizim” diyeceğimiz bir memleket bırakamıyoruz.

Kayıp gidiyor herşey elimizden.

Artık uyanmak gerekemiyor mu?

*****

Sadece 1 dakika.

Kapatalım gözlerimizi.

Ve neler yapabileceğimizi hayal edelim.

Neleri hakettiğimizi düşleyelim.

Sonra da halimize bakalım.

Kendimize, mahallemize, ülkemize, nüfusumuza.

Göç eden evlatlarımza.

Ve silkinelim.

Kurtulalım artık bu miskinlikten.

Bu nalet miskinlikten.