Garip bir ülkenin garip insanlarıyız.

Çocuklarımıza sözde taparız.

Para yoksa da, yerinmesin diye bulur buluştururuz.

Yüksünmesin diye yırtınırız.

Veliler gününde en ön saftayız.

En iyi okullarda okuturuz.

Master isterse master.

Doktora isterse doktora.

Bedelli askerlik mutlaka.

Canı ezilmesin çocuğumuzun.

Doğduğu günden başlar bu mesai.

******

Evdeki veliler bunlar, yani biz, yani hepimiz.

Ama bir de iş hayatımız var.

Kimimiz öğretmen, memur, bürokrat, siyasi.

İşimize gideriz.

Ve evdeki kuzu aniden kurta dönüşür.

Önümüze genç gelir iş ister.

Deneyimin var mı deriz böbürlenerek.

Yeni mezun olmuş, ne deneyimi.

Buruştururuz ekşi suratımızı.

Ama bize deneyimli eleman lazım deriz.

Bankaya gider kredi ister vermeyiz.

İş kuracak katkı ister güvenmeyiz.

Şutlarız o çiçeği burnunda gençleri.

Evde üstüne titrediğimiz gençlerimizi.

*****

İşte buyuz biz.

Gencimize evde sözde taparız.

İşimizde burun kıvırırız.

Kendi evladımızı severiz..

Bir başkasınınıkini hor görürüz.

Ama benim evladım da bir başkasının yanında hor görülecek.

Olsun.

Biz buyuz işte, bu kadarız.

Gencini sever gibi yapıp sevmeyenleriz.

Gencini göç ettirenleriz.

Bir de utanmadan evladı için dünyayı yakanlarmışız.

Yalan.

Dibine kadar yalan.

Sevgimiz ise hepten yalan.