FEDERASYON, BİR EKŞİMİŞ YOĞURT SİYASETİ
Yoğurt, sofralarımızın vazgeçilmez lezzeti..
Biraz reklam gibi bir giriş oldu bugün.
Ama niyetim o değil.
Bildik bir örnek ile meramımı anlatmak istedim..
Meclis bütçe görüşmeleri nedeniyle ülkedeki tüm konular konuşuluyor.
Bütçe görüşmelerinin en güzel yanıdır bu.
Bu konuşmalardan Kıbrıs meselesi de nasibini aldı.
Oturdum dinledim.
Büyük bir sabırla..
İki temel noktada geçti tüm hikaye: Maraş ve Federasyon..
Özellikle muhalefetin söyledikleri ekşimiş yoğurt tadı yarattı bende.
O nedenle bu başlığı attım yazıma.
Gerçekten de muhalefetin Kıbrıs politikası o noktaya geldi.
Hani eve yoğurt alırız ama tüketmeyiz ve buzdolabında kalır ya..
Sonuç kaçınılmazdır, mutlaka ekşir, tadı değişir.
Eskiler, o zor zamanlarda ekşimiş bile olsa o yoğurdu atmazlardı.
Ya cacık yaparlardı veya ayran.
Çünkü başka şansları, farklı bir seçenekleri yoktu.
Sırf ekşidi diye bir yoğurdu atamazlardı.
Çaresizliğin yarattığı bir durumdu yani.
Cacık veya ayran seçeneği.
Ama şimdi artık zaman değişti.
Ekşimiş yoğurtları yemek zorunda değiliz.
Yerine yenisini alabilecek imkanlarımız var ve bu imkanları kullanmaktayız.
Aynı durum Kıbrıs konusunda da yaşanmakta.
50 yıldır başka seçenek olmadığı için sürekli sofraya gelen ve masada önümüze sürülen ekşimiş yoğurdu yemek zorunda değiliz.
Çünkü artık bu ekşimiş yoğurttan ne ayran olur ne de cacık.
Daha farklı seçenekler var.
Umarım muhalefet de bu ekşimiş yoğurt ısrarından vazgeçer..
Yeni seçeneklerin masaya gelebileceği çok uygun zamanlar yaşamaktayız.
Bunu değerlendirelim..
Ağzımızın tadı kaçmasın, midemiz de bozulmasın..