Düşünsenize…

Aynı Dünya’ya, aynı zamanda, bir kız ve bir erkek bebek geliyor…

İkisi de insan…

İkisi de aynı duygulara sahip…

Yıllar geçiyor ve aynı bebekler büyüyor…

Biri güzel bir kadın, diğeri de güzel bir adam oluyor…

Güzellik derken dış güzellikten bahsetmiyorum…

Dürüstlükten, adaletten, doğruluktan bahsediyorum…

Ancak yolunda gitmeyen bir şeyler oluyor ve gerek iş yaşamında gerekse sosyal yaşantısında, kadın; aynı olarak doğduğu erkek arkadaşıyla, aynı şekilde ilerleyemiyor…

Evleniyor…

Ailesini kuruyor…

Hamile kalıyor …

Doğuruyor…

Bedeninde binbir değişim oluyor…

Çocuklarına bakmak için vaktinin büyük bir bölümünü evinde geçiriyor…

Kimisi “böyle giyinme diyor”…

Kimisi “evde kal çocuk bak”…

Kimisi “okuma” diyor…

Kimisi “işleme”…

Sırf kadın olduğu için…

Kadın olarak doğduğu için…

Oysa ne kadar yetenekli şu kadın…

Ellerinde binbir marifet…

…..

Güçlenmeli kadın…

Özgür, bağımsız, “MUTLU” olmalı…

Yaşamdan zevk almalı…

Kazanmalı…

Toplum baskısından kurtulmalı…

“İNSAN” gibi yaşamalı…

Üreterek, severek, isteyerek…

…..

Tam da bu noktada, Dünya’da kadın kooperatifleri kuruluyor…

Ülkemizde de kurulup, çok güzel işler yapan kooperatifler gibi..

Bunlardan Ada Kadını Kalkınma Kooperatifi (ADA KOOP), Antik Mağusa Vakfı ile birlikte, İskele Mackenzi Yürüyüş Yolunda  “Kadın Emeği” pazarı gerçekleştiriyor…

Reçellerden, limonatalara, bebek kıyafetlerinden, el işlerine, aklınıza ne gelirse…

Üretiyor kadın…

Başarıyor…

Ve tek ihtiyacı olan “DESTEK”…

Yarın, kadınlara destek için sen de emek pazarına katıl…