Az mı oynadık sokaklarda…

Gece geç vakitlere kadar…

Eve gelmezdik de komşumuzda yerdik yemekleri…

Gözü arkada değildi annemizin…

Ne mutlu olurduk arkadaşlar…

Birlikte, hep beraber , tertemiz bir sokakta…

…..

Büyüdük…

Herkes bir yere taşındı…

Ve benim kapım, iki günde bir çalınıp , sıcak börekle , “Günaydın” der karşı komşum Sevgül abla….

Hele o helvası…

Komşum var diye öyle mutluyum ki bu zamanda…

Pencerelerimin perdelerini açık bırakabildiğim için…

Benim evime, kendi evleri gibi göz kulak oldukları için…

Bebeğimi güldürdükleri için…

Hele hele her sabah, Mustafa hocanın serptiği o sular….

Serinler bizim mahalle…

Parıl parıl parlar yemyeşil çimler…

Üzerine kurdukları parkla, torunları oyun oynar…

Oğlumuz büyüsün de , o da oynayacak diye hayal kurduk hep…

…….

Taşınıyormuş Sevgül ablalar…

Evimizde bir hüzün….

Meğer ne önemliymiş şu komşuculuk…

Ne kadar değerli…

Kim bilir kimler gelecek….

Hangi yabancılar…

Bebeğimi yıkayamayacağım…

Perdelerimi açık bırakamayacağım….

…..

 

Değişti…

Çok şey değişti…

Öyle özlem dolu ki geçmiş…

Öyle çok canlanıyor ki anılar…

Güzeldi benim “Ada’m”

Güzeldi güzelim sokaklar…

Koşardık öylesine mutlu…

Öylesine sevgi dolu…