Yıllar, yıllar….

Hem de 1 değil, 2 değil, 3 değil…

10 yıl, 15 yıl…

Kimi okulun elektrik sistemi kaldırmadı…

Kimi okulun tavanı çöktü…

Soğuktan titredi çocuklar…

Yağmur altında kaldı, rum zamanından kalma , yalnızca koridorları olan okullarda…

Temizlik malzemeleri gelmedi, gelemedi…

Fotokopi makinelerinin kağıtları bitti…

Ve hep o cümle vardı “Bütçe yok”…

……

Bunlar şimdi mi oluyor?

Hayır. Yıllardır oluyor.

Çünkü , ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün sözü olan” En önemli ve verimli vazifelerimiz milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde kesinlikle zafere ulaşmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu şekilde olur.” cümlesini, biz ülkemize uygulayamadık…

Eğitime gereken önem verilmedi. Dolayısıyla gereken bütçe de…

Yalnızca gelmiş, geçmiş hükümetler mi suçlu?

Suçun büyüğü elbette onlar da ; ancak yöneticisinden, okul aile birliğine, pek çok kişide de suç var (istisnaları tenzih ederim)

Emin müdürü hatırlıyorsunuzdur….

Hani okuluna spor salonu yaptırmak için canla başla çabalayan müdür…

Yaptı da…

Beklemedi…

Sponsor buldu, katkı buldu. O salonu bitirdi. Çocuklar artık spor yapabiliyor…

Okulun bahçesindeki zeytin ağaçlarından zeytinler toplandı, yağ çıkarıldı, satıldı…

İhtiyaçlı çocukların ihtiyaçları giderildi…

Peki ya Canan müdür…

Neler neler yaptı okuluna…

İnanın pek çok öğretmen, yönetici, okul aile birliği okulların bunca eksiğine rağmen, canla başla çalışıp bir şeyler yapıyor…

Ama yapmayanlar da var…

Yapmalı…

Beklemekle olmuyor. Olamıyor.

Kış soğuğunda karşıma tişörtle gelen öğrencim için”Ailesinin sorumluluğuydu, giydirseydi” diyemiyorum…

Bekleyemiyorum gözümün önünde üşümesini…

Yıllardır büyük bir sorumsuzluk var mı eğitim adına?

Hem de nasıl…

Yetkililerin sınıfta kaldığı aşikar…

Ancak beklemeyelim…

Çabamızı, gayretimizi, emeğimizi, eğitim adına harcayalım…

Buna öyle çok ihtiyacımız var ki…