Asla küçümsemiyorum.

Önemsizleştirmek gibi bir niyetim de yok..!

Sadece bu işin bize bir faydası olmadığını anlatmak niyetindeyim.

Pazar günkü seçimde 7 bağımsız aday yarışacak.

12 adayın 5’i partili, 7 tanesi ise bağımsız.

Yani, yarıdan fazlası bağımsız.

Peki ama neden..?

Bu noktadan sonrasını bağımsız adayları tenzih ederek yazacağım.

Lütfen kimse kişisel almasın.

Zaten benim esas derdim de bu.

Her olayı ve her konuyu gereğinden fazla kişiselleştiriyoruz.

Siyaset de bundan nasibini almakta.

Sadece seçmen değil siyasetçiler de olaya böyle bakmakta.

Ve giderek de yayılmakta.

Son seçimde ortaya çıkan tablo bunun kanıtıdır.

Her zaman örgütlü siyaseti savunmuş birisi olarak artık bunu daha yüksek sesle söylemeye başlayacağım.

Bağımsız siyaset olmaz.

Kime karşı ve neye karşı bağımsızsın..?

Mevcut siyasi yapıya karşı bağımsız kaldığını söyleyen birisinin aslında siyasette ne işi olduğunu sormak lazım.

Siyaset bir takım işidir.

Örgüt işidir, teşkilat işidir.

Evde tek başına oturup karar almakta siyaset yapamazsın, politika üretemezsin.

Bağımsız kalmak bir tepki biçimi olarak belirli bir süre belki yapılabilir.

Örneğin, partinle ters düşersin ve istifa edersin.

Böyle bir durumda ya hemen siyaseti bıraktığını açıklarsın, ya da belli bir sürenin ardından yeni mecranı açıklar ve oraya katılırsın.

Ama ömür boyu bağımsız kalmazsın, kalmamazsın.

Kalmamalısın...

Çünkü bağımsız seçmen yoktur.

Bu nedenle de bağımsız siyasetçi olmaz.

Ülkemizde muhtarların bağımsız olması kararı alındı.

Yasa da bu yönde değiştirildi.

Bugün tüm muhtarlar bağımsız.

Ama kağıt üzerinde.

Belediye başkanlarından da bağımsız olanlar oldu.

Ama aslında onların da siyasi bir bağı vardı.

Zaten çoğu bu durumu kendileri açıkladı.

Mesela yasamız Cumhurbaşkanı’nın bağımsız olmasını emretmekte.

Öyle de olmakta.

Ama kazandıktan sonra.

Yasa, Cumhurbaşkanı’nın seçilmesi halinde bağımsız olmasını istiyor.

Öncesine karışmıyor.

Seçime partili olarak girdikten sonra kazandıktan sonra istifa edip bağımsız kalabiliyorsun.

Bu bile tek başına bir olgudur.

Çoğaltılabilir bu olgular.

Ama yerimiz yok.

Ve zaten derdimi anlatmış olduğumu da düşünmekteyim.

Seçim öncesi son yazımdı.

Yazdım, bitti.

Bir sonraki kalem seçim sonuçlarını öğrendikten sonra oynayacak.

Bakalım neler yazacak..

Merakla bekliyorum..