Meme kanserinin dünya genelinde kadınlarda en sık tanı alan kanser türü olmayı sürdürdüğüne dikkat çeken Okburan, Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) verilerine göre 2022 yılında dünya genelinde yaklaşık 2,3 milyon kadına meme kanseri tanısı konulduğunu belirtti.
KKTC Sağlık Bakanlığı’nın 2019 ve 2020 verilerinde de kadınlarda bildirilen kanser vakaları arasında meme kanserinin ilk sırada yer aldığını kaydeden Okburan, yaş ve genetik yatkınlık gibi değiştirilemeyen risklerin yanında vücut ağırlığı, beslenme ve yaşam tarzı gibi değiştirilebilir faktörlere dikkat çekti.
OBEZİTE RİSKİ ARTIRABİLİYOR
Fazla vücut ağırlığı ile meme kanseri arasındaki ilişkinin özellikle menopoz sonrası dönemde daha güçlü olduğunu belirten Okburan, vücut yağındaki artışın hormonal ve metabolik dengede değişikliklere yol açabildiğini, kronik inflamasyonu artırabildiğini ifade etti.
Okburan, bu nedenle yalnızca kilo vermenin değil, sağlıklı vücut ağırlığının uzun yıllar korunmasının önemli olduğunu vurguladı.
“TEK TEK BESİNLERE DEĞİL, BESLENME DÜZENİNE BAKILMALI”
Meme kanserinden korunmada “Hangi besin kanseri önler?” sorusu yerine genel beslenme alışkanlıklarına odaklanılması gerektiğini belirten Okburan, toplam enerji alımı, besin çeşitliliği, posa tüketimi ve işlenmiş gıda miktarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Sebze, meyve, tam tahıl, kuru baklagiller, kuruyemiş, zeytinyağı ve balığın öne çıktığı Akdeniz tipi beslenmenin önemine işaret eden Okburan, kırmızı et ve aşırı işlenmiş gıdaların ise sınırlı tüketilmesi gerektiğini belirtti.
Okburan, brokoli, zerdeçal veya yeşil çay gibi tek bir besini “kanserden koruyan mucize besin” olarak değerlendirmenin bilimsel kanıtların ötesine geçtiğine dikkat çekti.
“SAĞLIKLI SEÇİMLERİ GÜNLÜK YAŞAMIN PARÇASI HALİNE GETİRİN”
Meme kanserinin çok faktörlü bir hastalık olduğunu ve hiçbir besin ya da beslenme modelinin hastalığı tamamen engelleyemeyeceğini vurgulayan Okburan; sağlıklı vücut ağırlığının korunması, dengeli beslenme, Akdeniz tipi beslenme, alkol tüketiminin sınırlandırılması ve düzenli fiziksel aktivitenin değiştirilebilir risk faktörlerini azaltmaya yardımcı olabileceğini ifade etti.
Okburan, “Mesele sofraya tek bir ‘koruyucu’ besin eklemek değil, sağlıklı seçimleri günlük yaşamın doğal bir parçası haline getirmektir. Sağlıklı bir yaşam, tek bir doğru seçimden değil, her gün tekrarlanan doğru seçimlerin birikiminden oluşur” dedi.



