KKTC ekonomisinin önemli sektörlerinden emlak ve inşaatın öngörülebilir ve istikrarlı kurallarla desteklenmesi gerektiğini belirten iş insanı Mehmet Sungur, uzun işlemlerin, değişen uygulamaların ve belirsizliklerin yatırımcı güvenini zayıflattığını ifade etti.

Sungur, yatırım yapmak isteyen kişilerin sürecin başında karşılaşacakları maliyetleri ve prosedürleri açık biçimde bilmeleri gerektiğini belirterek, “Yatırımcı parasını bağlamadan önce ne kadar vergi ödeyeceğini, satın alma işleminin ne zaman tamamlanacağını ve aldığı evde hangi şartlarla yaşayabileceğini bilmelidir. Bu sorulara açık cevaplar sunmak yetkili makamların sorumluluğudur. Sektörün önemini anlatıp sorunlarını çözümsüz bırakmak kabul edilemez” dedi.

Ev alana hızlı oturma izni önerisi

Sungur, konut satın alan yabancıların oturma izni işlemlerinin hızlandırılması gerektiğini belirterek güvenlik, kimlik ve mali yeterlilik kontrollerinin satın alma süreciyle eş zamanlı yürütülmesini önerdi.

Uygun konut alımının belgelenmesi ve sağlık sigortası şartının karşılanmasının ardından oturma izninin gecikmeden verilmesi gerektiğini savunan Sungur, gerekli şartların devam etmesi halinde izinlerin otomatik olarak yenilenebileceği bir sistem kurulmasını istedi.

Yatırımcının avukatı aracılığıyla koçanını veya usulüne uygun şekilde pullanmış ve gerekli kaydı yapılmış satış sözleşmesini her yıl yetkili kuruma tasdik ettirebilmesini öneren Sungur, mülkiyet veya sözleşmeden doğan hakkın devam ettiğinin belgelenmesi halinde oturma izninin de yenilenmesi gerektiğini kaydetti.

Kapsamlı özel sağlık sigortası

Yurt dışından konut satın alarak KKTC’ye yerleşen kişilere ülkede geçerli kapsamlı özel sağlık sigortası şartı getirilmesini öneren Sungur, sistemin özel hastanelerden etkin biçimde hizmet alınmasına olanak sağlayacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini söyledi.

Poliçelerin ayakta ve yatarak tedaviye gerçek anlamda erişim sağlaması gerektiğini ifade eden Sungur, teminatların, istisnaların ve ödeme güvencelerinin açık biçimde belirlenmesinin önemine dikkat çekti.

Sungur, rutin sağlık ihtiyaçlarının özel sağlık sigortası kapsamında özel hastanelerden karşılanmasının kamu hastanelerindeki ilave yükü azaltabileceğini belirterek sağlık ve eğitim kapasitesinin de nüfus artışı dikkate alınarak planlanması gerektiğini kaydetti.

Tapu harçlarında yüzde 6 önerisi

Yabancı yatırımcıların karşılaştığı toplam tapu kayıt ve devir harcı yükünün yüzde 6 bandına çekilmesini öneren Sungur, vergi ve harçların ödeme takviminin de sadeleştirilmesini istedi.

Alıcının konutun toplam maliyetini sözleşmeyi imzalamadan önce görebilmesi gerektiğini vurgulayan Sungur, vergi politikaları belirlenirken satışların devamlılığı, istihdam ve yatırımcıların ülkeye yerleştikten sonra ekonomiye sağlayacakları katkının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Para transferlerinde kolaylık çağrısı

Banka hesabı açılması ve uluslararası para transferlerinde açık belge standartları oluşturulmasını isteyen Sungur, kaynağı doğrulanmış yatırım parasının KKTC’ye girişini kolaylaştıracak mekanizmaların hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

Yasal kontrollerin etkin şekilde sürdürülmesinin önemini vurgulayan Sungur, incelemelerin makul sürelerde tamamlanmasını ve konut alıcısının parasını nasıl transfer edeceğini, hangi belgeleri sunması gerektiğini daha sürecin başında bilmesini istedi.

Avukatlara zorunlu mesleki sorumluluk sigortası önerisi

Gayrimenkul işlemlerinde güven ortamının bütün meslek gruplarını kapsaması gerektiğini ifade eden Sungur, avukatlara yönelik zorunlu mesleki sorumluluk sigortası uygulanmasını da önerdi.

Konut alımının birçok kişi açısından hayatının en büyük yatırımlarından biri olduğuna işaret eden Sungur, hukuki hizmet sırasında meydana gelebilecek mesleki hata veya ihmal nedeniyle oluşabilecek zararların etkili bir sigorta sistemiyle güvence altına alınması gerektiğini belirtti.

Sungur, sigortadaki teminat limitlerinin yapılan işlemlerin büyüklüğüyle uyumlu olması gerektiğini de kaydetti.

“Hayat pahalılığı yatırım kararını etkiliyor”

Sungur, daha önce KKTC’den konut satın alan kişilerden kendisine ulaşan şikâyetler arasında hayat pahalılığının öne çıktığını belirterek yatırımcı memnuniyetinin yalnızca konut satın alma süreciyle sınırlı olmadığını söyledi.

Güney Kıbrıs ile Kuzey Kıbrıs’taki bazı restoran fiyatlarını karşılaştıran Sungur, kendi gözlemlerine göre Güney Kıbrıs’ta 25 euroya sunulan bir fiks menünün benzerinin Kuzey Kıbrıs’taki bazı işletmelerde 40 eurodan başladığını öne sürdü.

Plaj giriş ücretlerinin yüksekliğinin de dile getirilen şikâyetler arasında olduğunu kaydeden Sungur, yatırımcıların konut alırken yeme-içme, ulaşım ve sosyal yaşam maliyetlerini de değerlendirdiğini ifade etti.

ÇETİN ÖZTELİN ÖLÜMÜ AİLESİ VE SEVENLERİNİ YASA BOĞDU
ÇETİN ÖZTELİN ÖLÜMÜ AİLESİ VE SEVENLERİNİ YASA BOĞDU
İçeriği Görüntüle

Fiyatların sunulan hizmetin kalitesiyle uyumlu olması gerektiğini belirten Sungur; şeffaf fiyatlandırma, rekabet ve tüketici haklarının etkin biçimde korunmasının önemine vurgu yaptı.

Araç kiralama sektöründe şeffaflık çağrısı

Araç kiralama sektörüne de değinen Sungur, çok sayıda izin verildiğine ilişkin söylemlere rağmen yaz aylarında kiralık araç bulmakta güçlük yaşandığı yönündeki şikâyetlerin incelenmesini istedi.

Yetkili makamların verilen araç kiralama izinlerinin sayısını, fiilen hizmet sunan araç miktarını ve sezonluk ihtiyacı kamuoyuna açıklaması gerektiğini belirten Sungur, ulaşım hizmetlerinin yatırımcı ve ziyaretçilerin ada deneyiminin önemli parçalarından biri olduğunu söyledi.

“Sektörün önünü açacak adımlar geciktirilmemeli”

KKTC’nin hedefinin kaliteli konutlar, güçlü altyapı ve yüksek katma değerli bir yaşam ekonomisi oluşturmak olması gerektiğini belirten Sungur, yatırımcı güveninin yalnızca konut satışıyla sağlanamayacağını vurguladı.

Sungur, “Yatırımcı dostu ada kimliği, konutun satışından başlayıp tapuya, bankaya, hastaneye, restorana ve plaja kadar uzanan bir güven ilişkisidir. Mevcut sözleşmelerin hukuki güvenliğini korumalı, yaşam kalitesini yükseltmeli ve bu değişimi yabancı pazarlara yeniden anlatmalıyız” dedi.

Yetkili makamlardan sorumluları, tamamlanma tarihleri ve ölçülebilir hedefleri belirlenmiş bir reform programı beklediklerini ifade eden Sungur, “Sektörün önünü açacak adımlar artık geciktirilmemelidir” çağrısında bulundu.