Haravgi Çikas ile yaptığı söyleşiyi manşetten “İttifaklar ve Silahlanmalar Kıbrıs Sorununun ve Türk-Yunan Meselelerinin Çözümü Yerine Geçmesin… Theodoros Çikas: Kıbrıs Yabancı Jeopolitik Stratejilerin Parçası Olmasın” başlık ve spotlarıyla aktardı.
Kıbrıs sorununun İsrail-Türkiye sürtüşmesinin bir parçası haline gelme riskinin her zaman olduğuna işaret eden Çikas “Netanyahu’nun stratejisine dikkat edilmeli.” dedi, özetle şunları aktardı:
“İsrail’in hasımlarına karşı ağırlık olarak kullanacağı bir ülkeler ağı kurmak istiyor ve Türkiye’yi önemli bölgesel rakip görüyor. Kendisiyle sıkı bağlantılı ve Ankara ile sürtüşme halindeki Yunanistan ve Kıbrıs’la ilişki istemesi mantıklıdır. Bu da Türk-Yunan ilişkilerinin normalleşmesinin ve Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulunmasının, bugünkü İsrail hükümetinin stratejisine hizmet etmediği anlamına geliyor. Kıbrıs sorununun çözümü üçüncü bir ülkenin dengelerine hizmet edip etmemesine bağlı olamaz.”
Çözümsüz Kıbrıs sorununun İsrail-Türkiye çatışmasının parçası haline gelmemesi gerektiğine de işaret eden Çikas Rum ve Yunan hükümetlerinin İsrail ve Mısır’la üçlü ittifaklarının Türkiye’yi izole etmediğini ve Yunanistan’ın Netanyahu’nun istediği çatışma atmosferine karışmaktan kaçınması gerektiğini kaydetti.
Yunanistan’ın İsrail ile yaptığı “Aşil Kalkanı” sistemi satın alma anlaşmasının “bölgesel güvenliğin genel militarizasyonunun bir parçası olduğuna” işaret eden Çikas İsrail için Yunanistan’ın “bölgesel ilişkiler ağının bir halkası ve Türkiye’yi önemli bir bölgesel rakip gösterdiği bir dönemde denge unsuru olduğu” görüşünü ortaya koydu.
Çikas “silahlanma dış politika değildir. Caydırıcılık, diplomasiye zaman kazandırabilir. Diplomasinin yerine geçemez. Bu da söz konusu Türkiye olduğunda çok önemlidir.” ifadesini kullandı.
Aşil Kalkanı’nın Mekke Anlaşması’na cevap olarak görülüp görülemeyeceği sorusuna karşılık “birinin diğerine doğrudan cevap olduğunu söyleyemem, farklı planlamalar söz konusudur. Ancak her ikisi de yeni bir bölgesel dengenin şekillenmesine dahildir” cevabını veren Çikas şunları da söyledi:
“Yunanistan ve Kıbrıs’ın İsrail ve Mısır ile kurduğu üçlü ittifakların Türkiye’yi izole etme mekanizması olarak işleyebileceği düşüncesini sorunlu buluyorum. Türkiye büyük bir bölgesel güçtür, NATO üyesidir, Rusya, Arap dünyası ile önemli ilişkileri ve Suriye’de önemli rolü vardır. Yunanistan ve Kıbrıs çevreleriyle daha çok ittifaklar kurdu diye izole olması söz konusu değildir.”
Çikas Yunanistan’ın, Türkiye ile İsrail arasındaki artan çekişmenin bir parçası olmamaya dikkat etmesi gerektiğini de kaydederek, “Türk-Yunan anlaşmazlıklarını göğüslemek başka şeydir Yunanistan’ın Türkiye-İsrail çekişmesinin Yunanistan’a taşınması başka şey.” dedi. Netanyahu’nun ekimdeki seçim nedeniyle Türkiye’yi İsrail’in en önemli hasmı gösterdiğini , özellikle Suriye sebebiyle bu çatışmaların çok ağırlaştığını kaydeden Çikas “Yunanistan kendi çıkarları emrettiği için değil, başka bir ülkenin önceliklerine hizmet ettiği için kendini bir çatışmayı desteklerken bulabilir” uyarısında bulundu.
Kıbrıs sorunu çözülmemiş bir uluslararası çatışma olduğundan ve ülke bölgesel rekabetin merkezinde olmasından dolayı Güney Kıbrıs’ın bu yeni mimaride çok zor durumda bulunduğunu anlatan Çikas “ Türkiye’yi Kıbrıs sorununda tavır değiştirmeye ikna edecek veya onu izole edecek beklentisiyle yapılıyorsa, bölgesel iş birliklerinin hata olduğuna dikkat çekti. Çikas, Netanyahu’nun Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ı da ekonomik veya enerji iş olarak değil jeopolitik anlayış olarak lanse ettiği bir altı köşeli ittifaktan birliği stratejisinden söz ettiğini hatırlatarak “Kıbrıs kendisine ait olmayan bir stratejinin parçası olmamaya dikkat etmelidir” dedi.




