ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), ileri evre pankreas kanserinde devrim yaratacak daraxonrasib etken maddeli yeni ilacı onayladı. On yıllardır "imkânsız" denilen KRAS proteinini kilitleyerek hastaların yaşam süresini iki katına çıkaran ilaç, tıp dünyasında gözyaşlarıyla karşılandı. Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Ayşe İrem Yasin, tarihi gelişmeyi ve ilacın Türkiye’ye geliş sürecini değerlendirdi.Pankreas kanserinin hem agresif seyri hem de tedavi seçeneklerinin son derece kısıtlı olması, hastalığı tıbbi onkolojinin en zorlu alanlarından biri kılmaya devam ediyor. Bu tablo içerisinde, Amerika Birleşik Devletleri Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) 26 Ağustos 2026 tarihinde onayladığı daraxonrasib etken maddeli yeni ilaç, tıp dünyasında adeta tarihi bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor. Yıllardır hedeflenmesi imkânsız gözüyle bakılan KRAS proteinini kilitleyen bu inovatif molekül, hekimleri ve hastaları heyecanlandıran yepyeni bir dönemin kapısını aralıyor.Karın bölgesinin derinliklerinde yer alan ve kan şekeri ile sindirimi düzenleyen pankreas, kanserleştiğinde tedaviye oldukça dirençli bir yapı sergiliyor. Evre 4 metastatik pankreas kanseri hastalarının yalnızca yüzde 3'ünün teşhisten sonraki 5 yılı görebildiği bu hastalıkta, vakaların neredeyse tamamına KRAS adı verilen mutasyona uğramış bir protein neden oluyor. Kanserin ana beslenme kaynağı olan ancak pürüzsüz yapısı sebebiyle onlarca yıl boyunca "ilaçla hedeflenemez" kabul edilen KRAS, Kaliforniya Üniversitesi'nden bilim insanı Kevan Shokat’ın 2013'teki temel keşfi ve sonrasında çalışmalarla nihayet kilitlendi.

Sınıfının ilk örneği olan ve günde iki hap şeklinde alınan daraxonrasib, molekülleri birbirine bağlayarak KRAS proteinini işlevsiz hale getiriyor. Üstelik ilacı muadillerinden ayıran en temel özellik, yalnızca tek bir KRAS mutasyonunu hedefleyen klasik ilaçlardan farklı olarak aktif durumdaki tüm RAS proteinlerini hedefleyen "RAS(ON) multiselektif inhibitör" yapısında olması. Nitekim mayıs ayındaki uluslararası kanser kongresinde araştırma verileri açıklandığında, çalışmayı yürüten Dana-Farber Kanser Enstitüsü’nden Dr. Brian Wolpin dâhil birçok onkolog gözyaşlarını tutamayarak verileri ayakta alkışlamıştı.

Kanser hastalarına umut veren yeni tedavi
Kanser hastalarına umut veren yeni tedavi
İçeriği Görüntüle

İlacın FDA tarafından başvuru yapıldıktan yalnızca 35 gün sonra hızlı astatüsüyle onaylanmasının arkasında, yayımlanan kilit klinik çalışma sonuçları yatıyor. Metastatik pankreas adenokarsinomu tanısı konmuş ve daha önce en az bir sistemik tedavi almış 500 hastanın katıldığı Faz 3 RASolute 302 çalışmasında, daraxonrasib doğrudan standart kemoterapi ile karşılaştırıldı.

Ağır kemoterapi tedavisi gören kontrol grubundaki hastaların ortalama hayatta kalma süresi 7 ayın altında kalırken, daraxonrasib kullananlarda bu süre 13 ayın üzerine yükselerek yaşam süresini neredeyse iki katına çıkardı. Pankreas Kanseri Eylem Ağı Baş Tıbbi Sorumlusu Dr. Anna Berkenblit bu tabloyu "Daha önce bu kanser türünde böyle bir klinik faydaya hiç tanık olmadık" sözleriyle tarif ederken, bazı hastaların yıllardır yaşamlarını sorunsuz sürdürdüğü bildiriliyor.