Meyhaneyi gören herkes orada başka bir hal görür.
Rind olanlar zevkini anlatır, zahid olanlar ağırlığını ve günahını.
Bülbül konuşmaya başladığında gülün güzelliğini anlatır.
BENİM MECLİSİMDEYSE kadehlerin şıngırtısı, meleklerin halini anlatır.
İlahi coşkunun sarhoşluğunu, sadece yeme içmeyle yaşayanlar anlayabilir mi?
Zahid cenneti anınca bile yemeğin ve içkinin tadını düşünür.
Orada ne dini otoritenin baskısı vardır ne de aklın katı kuralları.
“DELİLİK ÜLKESİNİ GÖRENLER”, aslında huzuru anlatır.
Kötü niyetli insan, konuşurken bile çirkinliği hissettirir.
Kıpti, cesaretinden söz ederken bile hırsızlığı akla getirir.
Hikmetli söz bile insanın mizacına göre şekillenir.
Doktor yalan söylese bile, hastaya iyileştiğini söyler.
Gönül dağınıklığım, SÖYLENEMEYEN BİR SÖZ GİBİ KALDI.
Ne kimse hikmeti anlıyor ne de Ragıb derdini anlatabiliyor !
