Muhalefeti daha yakından takip ederim. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde muhalefetin ekonomi konusundaki yaklaşımı giderek daha büyük bir sorun haline geliyor.

Ülke ekonomisi tarihsel ölçekte ağır bir risk dalgasına doğru ilerlerken, muhalefet cephesinden ortaya konulan tablo ciddi bir ekonomik programdan çok SİYASİ POLEMİKLERDEN ibaret görünmektedir.

ÇARE NEDİR DİYE SORULDUĞUNDA FEDERASYON VE EUROYA GEÇİŞ DİYORLAR GERÇEKTEN HALLERİ TRAJİ KOMİK !

Günlerdir yapılan tartışmaların büyük bölümü sloganlardan ve eleştirilerden oluşuyor, ancak enerji bağımlılığını azaltacak, üretimi artıracak veya kamu maliyesini güçlendirecek TEK BİR SOMUT YAPISAL PROJE ORTAYA KONMUŞ DEĞİL.

Ekonomi böylesine kırılgan bir noktadayken yapılan tartışmalar adeta havanda su dövmekten öteye geçmiyor.

Oysa dünya ekonomisi son derece tehlikeli bir döneme girmiş durumda. Petrol fiyatları hızla yükseliyor, Orta Doğuda genişleyen savaş riski küresel enerji piyasalarını sarsıyor ve tedarik zincirleri yeniden kırılgan hale geliyor.

Bu gelişmeler güçlü sanayi altyapısına sahip ülkeleri bile zorlayabilecek bir ekonomik baskı yaratırken, ithalata bağımlı küçük ekonomiler için etkisi çok daha ağır olacaktır.

KKTC ekonomisi ise tam da bu aşırı kırılgan yapıya sahiptir.

PETROL FİYATLARINDAKİ ŞOK Elektrik üretim maliyetlerini patlatacak, taşımacılık daha da pahalanacak, gıda fiyatları uçacak ve bu zincirleme etki doğrudan halkın yaşam maliyetine yansıyacaktır.

MAAŞ ARTIŞLARI SİZİ KURTARMAZ, YAPISAL SORUNLARI ÇÖZMELİSİNİZ !

Enerjisini dışarıdan alan, üretim kapasitesi sınırlı ve kamu maliyesi zaten MEMUR DEVLETİ OLMASI HASEBEİYLE baskı altında olan bir ekonomide bu gelişmeler ciddi bir ekonomik sarsıntının habercisidir.

.

BU RİSKLERE AYLAR ÖNCE DİKKAT ÇEKTİM, BAŞBAKANLIKTA KALKINMA PLANI PROGRAMI HAZIRLANIRKEN YÜZLERCE SAAT TOPLANTILARDA UYARDIM.

Televizyon programlarında ve köşe yazılarında defalarca dile getirdim, küresel enerji şoklarının ve bölgesel jeopolitik gerilimlerin küçük ekonomileri çok daha sert vuracağını ortaya koydum.

Petrol fiyatlarındaki yükselişin yalnızca enerji faturası değil aynı zamanda enflasyon, bütçe açığı ve ekonomik daralma riski anlamına geldiği vurguladım.

BUNLAR İÇİN PLAN VE PROJELERİMİ ANLATTIM, ANCAK BENİ NE İKTİDAR, NE MUHALEFET DİNLEMEDİ.

BÖLGESEL SAVAŞ RİSKİNİN GETİRECEĞİ EKONOMİK ŞOKLARI HER ANLATTIĞIMDA FELAKET TELLALI VE AŞIRI GÜVENLİKÇİ OLDUK !

UZMANLIĞIMIZA DEĞER VERİLMEDİ !

BU ÜLKEDE İKTİDARIYLA MUHALEFETİYLE UZMANLARA DEĞER VERİLMEDİĞİ VE SİYASİ ŞOVMENLİK VE POPÜLİZM DEVAM ETTİĞİ SÜRECE, BÜYÜK EKONOMİK ŞOKLARA ÜLKE OLARAK HER ZAMAN AÇIK HALE GELECEĞİZ.

Temel tüketim ürünlerinin büyük bölümünü dışarıdan temin eden bir ekonomi için bu gelişmeler doğrudan fiyat şoku anlamına gelir.

Özellikle muhalefetin enerji güvenliği, üretim ekonomisine geçiş veya mali disiplin gibi temel konularda HALKIMIZA güçlü bir program sunamaması dikkat çekicidir.

Ekonomi gibi hayati bir konuda yalnızca eleştiri yapmak yeterli değildir, çözüm üretmek gerekir, MEMUR DEVLETİ OLAN KKTC'DE YAPISAL SORUNLARIMIZA PROJELERİNİZ NEDİR KARDEŞİM ONLARI ANLATIN !