Son günlerde ülkede yaşanan gerginlik ve sıkıntılar nedeniyle artık acı gerçekler ile hepimiz yüzleşmek zorundayız…

Bugün burada konuşmamız gereken şey basit bir “bütçe açığı” meselesi değildir.

Asıl mesele, bu ülkede giderek büyüyen adalet açığıdır.

Hükümet diyor ki: “Kasa boş.”

Ben soruyorum: Kasa boşsa, bu memlekette kimlerin kasası doldu?

Son yıllarda bu ülkede;

Arsa sahipleri servetine servet kattı,

Emlak rantı patladı,

İhale alanlar büyüdü,

Faiz geliri olanlar kazandı.

Ama aynı dönemde:

Devlet bütçesi açık verdi,

Halk alım gücünü kaybetti,

Sonuç itibari ile günden güne cebimizdeki para eridi.

Bu bir tesadüf müdür?

Hayır! Bu, yanlış tercihlerin ve adil olmayan bir sistemin sonucudur.

Bugün bu ülkede vergi yükü kimin sırtındadır?

Markete gidenin, akaryakıt alanın, maaşla geçinenin…

Peki büyük kazanç sahipleri nerede?

Büyük servetler nerede?

Kayıt dışı dönen milyonlar nerede?

“Vergisini layıkıyla veren iş insanlarını tenzih ediyorum..” Hatta vergi rekortmeni iş insanlarını da ayakta alkışlıyorum..

Ancak Devlet, vergiyi kolay olandan topluyor,

zor olandan almaktan kaçıyor!

Maliye’ye sunulan yıllık bilançolara bakın, bordrolu çalışandan daha az vergi veren ultra zenginler var bu coğrafyada..

Sonra dönüp diyorsunuz ki: “Bütçe açığı var.”

Elbette olacak!

Çünkü siz bu açığı kapatmak yerine,

yanlış sistem gereği birilerinin daha da zenginleşmesine göz yumuyorsunuz.

Bakınız açık konuşuyorum:

Bu ülkede sorun para yokluğu değildir.

Bu ülkede sorun, paranın kimde toplandığıdır.

Eğer gerçekten çözüm istiyorsanız;

Ranttan vergi alacaksınız,

Büyük serveti adil şekilde vergilendireceksiniz,

Kayıt dışı ekonomiyi bitireceksiniz,

Devleti faiz ödeyen değil, üreten hale getireceksiniz.

Ama bunları yapabilir misiniz?

İşte mesele burada başlıyor.

Çünkü bu düzen değişirse,

bugün bu düzenden beslenenler kaybedecek.

Ve ne yazık ki bu ülkede siyaset,

halkı değil yine o kesimleri üzmekten korkuyor.

Ama şunu herkes bilsin:

Halkın sırtına yük bindirerek ayakta duran hiçbir düzen kalıcı değildir.

Şunu da unutmamak gerekiyor:

“Bugün eleştirenlerde dün bu düzenin içindeydi.

Yarın iktidara gelenler de aynı çarkın içinde kaybolursa, sorun kişilerde değil sistemdedir.

Bu yüzden mesele sadece iktidarı değiştirmek değil, bu düzeni değiştirmektir.”

Çünkü bugün görmezden geldiğiniz bu adaletsizlik,

yarın çok daha büyük bir krizin kapısını çalacaktır.

Ben sadece uyarıyorum…

Tercih sizin:

Ya bugün adaleti sağlarsınız,

ya da yarın krizin adaleti sizi bulur…

Bu arada genel grev şimdilik gündemden kalktı. Taraflar olarak bu durumu çok iyi değerlendirmek lazım,

“çünkü halkın yaşanan gerilimden dolayı canı gerçekten çok sıkkın.”

Özetle:

Konu şahıslar, kurumlar, iktidarlar, muhalefetler değildir mesele sistem meselesidir ve bu sistem değişmek zorundadır..

Mutlu Haftalar Olsun..

Kalın sağlıcakla...