Kanser tanısı alanların sayısının artmasının her zaman kanserin yaygınlaştığı anlamına gelmediğine dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Burak Can, kansere karşı en güçlü iki kozu paylaştı.Her geçen gün ailenizde, iş yerinizde veya yakın çevrenizde birinin kanser teşhisi aldığını duyuyorsunuz. Bu vakalar toplumun zihninde ister istemez şu soruyu doğuruyor: Görünmeyen bir kanser salgınıyla mı karşı karşıyayız? Oysa madalyonun diğer yüzüne bakıldığında bambaşka ve umut verici bir tıbbi gerçeklik yatıyor.Toplumda kanser vakalarının "patladığı" algısının en temel sebebi insanlığın ortalama yaşam süresinin uzaması. Kanser, temelde hücresel bir yaşlanma ve DNA kopyalama hatası sürecidir. Geçmişte tıp dünyası enfeksiyonlar, bulaşıcı hastalıklar veya kalp krizleri nedeniyle yaşanan erken ölümlerin önüne geçtikçe, insan ömrü uzadı.Hücrelerimiz ne kadar çok bölünürse, DNA'mızın kopyalanma aşamasında "kötü şans" eseri hata yapma ve kansere dönüşme olasılığı da istatistiksel olarak o kadar artıyor. Yani aslında kanserin daha sık görülmesi, modern tıbbın diğer hastalıklara karşı kazandığı zaferin doğal bir yan etkisidir.

ARTIK TIP KANSERİ DAHA YAKINDAN İZLİYOR VE DAHA İYİ TANIYOR

HIV fonları 2,1 milyar dolar eridi: Uzmanlardan AIDS salgını uyarısı
HIV fonları 2,1 milyar dolar eridi: Uzmanlardan AIDS salgını uyarısı
İçeriği Görüntüle

"Kanser" kapsamı ve modern tıptaki teşhis yeteneği radikal biçimde gelişti. Günümüzün gelişmiş MR, tomografi ve hassas kan testleri, bundan 30 yıl önce fark edilmesi imkansız olan çok küçük lezyonları henüz ilk evresinde yakalayabiliyor.

Düşük doz akciğer BT'leri, kolonoskopiler ve mamografiler sayesinde belirti vermeyen vakalar henüz kitleleşmeden sisteme "yeni vaka" olarak girmektedir.Üstelik geçmişte farklı isimlerle anılan ya da kanser sınıfına girmeyen pek çok doku rahatsızlığı artık bu kategoride izleniyor. Dolayısıyla, tıp dünyası neyin kanser sayıldığını genişlettikçe ve tespiti kolaylaştırdıkça, istatistiklerdeki vaka sayıları da artmış görünüyor.

KANSER ÖLÜMCÜL OLMAKTAN ÇIKTI

Yaşam tarzı değişiklikleri ve çevresel faktörler nedeniyle son 10-15 yılda 50 yaş altı genç nüfustaki yeni tanı oranlarında artış yaşanıyor. Ancak madalyonun asıl sevindirici yüzü tam da burada saklı. Teşhis edilen vaka sayısı artsa da, kanserden ölüm oranları her geçen yıl istikrarlı bir şekilde düşüyor.