Kıbrısta siyaset artık sadece ekonomik sıkıntılarla değil nitelik ve liyakatın aşınmasıyla da karşı karşıya kalmaktadır
Halkımız siyasete soğumuştur !
Siyasetin toptan kalitesindeki düşüş günlük hayatın her alanında kendini göstermektedir. Memleketimizde yönetme iddiasında olanların büyük kısmının konuya hakimiyeti sınırlıdır buna rağmen özgüvenleri yüksektir
Psikoloji literatüründe yer alan bir yaklaşıma göre yetersizlik insanlara sahte bir özgüven verir gerçek bilgi ise insanda soru sorma sorgulama araştırma ve tereddüt oluşturur
Bu duruma bakıldığında Kıbrıs siyasetinde ortaya çıkan görüntü daha anlaşılır hale gelmektedir.
Liyakatten yoksun insanlar eksikliklerinin farkında değildir kendilerini olduğundan daha yetkin görür her konuda konuşur ve her göreve talip olmaktan çekinmezler
Gerçekten nitelikli olan insanlar ise çoğu zaman daha temkinlidir dosya kitap okur araştırır veriyle konuşur fakat sıklıkla yüksek sesle iddia ortaya atmaktan kaçınır
Kendini bilen insan gerektiği zaman konuşur.
Konuştuğunda da ses getirir.
Bu nedenle görünürlükleri daha düşüktür Siyasette ise en çok bağıran en basitleştiren ve her şeyi çözeceğini söyleyen kişiler daha hızlı yükselir
Meclisimizde en çok bağıranlara dikkat ediniz…
Çözümsüz şekilde her konudan şikayet ederler.
Kıbrısta siyasetin kalitesindeki düşüş farklı alanlarda somut olarakta görülmektedir.
Maalesef Bizde Popülizm uzmanlıkların önüne geçmiştir Liyakat yerine Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde her partide yakınlık ilişkiler belirleyici hale gelmiştir.
Ciddi meseleler slogana indirgenmekte kurumlar ehil insanlar yerine seçim sürecinde verilen sözleri hatırlatan isimlerle doldurulmaktadır
Siyasi tartışmalar politika üretmekten çok etiket ve slogan düzeyinde yürütülmektedir
Böyle bir ortamda yapamayacağı görevleri üstlenmekten çekinmeyen kendinden fazlasıyla emin kişiler hızla yükselir
Gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar ise geri planda kalır çünkü onlar hata yapabileceklerini bilir ve bunun doğallığını kabul eder aşırı özgüvenli görünmeye çalışmaz
Bu da çoğu zaman çok öne çıkmamalarıyla sonuçlanır, zamanla partiye kişiler mesafe koyar.
Sonunda ortaya şöyle bir tablo çıkar CAHİLLER kendilerinden emin bir tavır içindedir akıllılar ise kuşku nedeniyle zamanla geri çekilir
Bu yalnızca kişisel bir kayıp değildir siyasi partilerin ve tabiki toplumun geleceğini doğrudan etkileyen bir durumdur Liyakatın değersizleştiği her yerde olduğu gibi Kıbrısta da kurumlar zayıflar politikalar yüzeyselleşir kamu yararı geri plana düşer
Kıbrıs’ta Siyasetin gerçek anlamda iyileşmesi yüksek sesle konuşanların değil yüksek nitelik taşıyanların ön plana çıkmasıyla mümkündür. Ezber sloganlar değil derinlik ve hazırlık gereklidir
Tüm Siyasi Partilerde Önce Liyakat Her Daim Esas Olmalıdır.

