Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in son açıklamaları ilk bakışta rutin diplomatik ifadeler gibi görülebilir.
Oysa satır araları dikkatle okunduğunda, Kıbrıs müzakere süreci açısından oldukça önemli mesajlar içeriyor.
En dikkat çekici ifade şudur:
“Somut adım olmadan 5+1 toplantısı gerçekleştirilmemeli.”
Bu cümle, aslında yıllardır devam eden ve sonuç üretmeyen müzakere anlayışının artık sürdürülebilir olmadığının BM tarafından da kabul edildiğini gösteriyor.
Bugüne kadar taraflar defalarca masaya oturdu. Sayısız toplantı yapıldı, ortak açıklamalar yayınlandı, ancak sonuç değişmedi.
Çünkü taraflar masaya çözüm üretmek için değil, çoğu zaman kendi tezlerini tekrarlamak için oturdu.
Guterres ise bu kez farklı bir yaklaşım ortaya koyuyor:
“Önce güven oluşturun, sonra masaya oturun.”
Kanaatimce bu, diplomatik dille söylenmiş ciddi bir uyarıdır.
Daha da önemlisi, Guterres Kıbrıs sorununu artık sadece adanın iç meselesi olarak görmüyor.
Bugün Doğu Akdeniz enerji güvenliği, Avrupa’nın enerji arzı, Orta Doğu’daki çatışmalar, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ve bölgesel güvenlik dengeleri Kıbrıs’ı stratejik bir merkeze dönüştürmüş durumda.
Dolayısıyla çözümsüzlük artık yalnızca Kıbrıslı Türkleri veya Kıbrıslı Rumları ilgilendirmiyor; bölgesel istikrarı da etkiliyor.
Ancak burada dikkat çekici başka bir ayrıntı daha var.
Guterres’in açıklamalarında ne federasyona dönüş çağrısı var ne de iki devletli çözüm modelinin kabul edildiğine ilişkin bir ifade bulunuyor.
Bu da BM’nin, taraflardan herhangi birinin tezini peşinen benimsemek yerine, öncelikle ortak çalışma zemini oluşturmayı hedeflediğini gösteriyor.
Fakat şu gerçeği de görmezden gelemeyiz:
Kıbrıs’ta geçen her yıl sadece siyasi değil, ekonomik maliyet de yaratıyor.
Belirsizlik yatırımcıyı uzaklaştırıyor.
Uluslararası izolasyon ticaretimizi sınırlandırıyor.
Gençler geleceğini başka ülkelerde arıyor.
Ekonomi ise sürekli dış desteğe bağımlı hale geliyor.
Belki de bugün artık sorulması gereken soru şudur:
Yeni bir müzakere sürecine gerçekten hazır mıyız, yoksa yine sonuç alınamayacak bir toplantının fotoğrafını mı çektireceğiz?
Guterres’in açıklamalarından çıkan en önemli mesaj, bana göre budur:
Artık diplomatik nezaket toplantıları değil, sonuç üretecek cesur siyasi adımlar bekleniyor.
Çünkü dünya değişiyor.
Doğu Akdeniz değişiyor.
Jeopolitik dengeler değişiyor.
Değişmeyen tek şey, Kıbrıs’ta yıllardır tekrar edilen aynı cümleler olmamalıdır.
Tarih, çözümsüzlüğü yönetenleri değil; çözüme cesaret edenleri yazar.
Kıbrıs’ın geleceği de, ezberleri tekrarlayanların değil, gerçekçi ve sürdürülebilir adımlar atabilenlerin ellerinde şekillenecektir.
Bu nedenle bugün ihtiyaç duyulan şey, yeni bir toplantı tarihi değil; yeni bir siyasi irade ve ortak gelecek vizyonudur.
